Tekstil ve hazır giyimde yedi ayda 100 binden fazla kişi işini kaybetti

Tekstil ve hazır giyimde yedi ayda 100 binden fazla kişi işini kaybetti
Tekstil ve hazır giyimde yedi ayda 100 binden fazla kişi işini kaybetti

TGSDBaşkanı Ahmet Nakkaş, haziran ayında hazır giyim ihracatının yüzde 16.6 daralarak 1 milyar 107 milyon dolara gerilediğini söyledi.

Ağustos 2008-Mart 2009 arasında geçen yedi aylık sürede tekstilde çalışan sayısının 346 binden 309 bine düştüğünü söyleyen TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, 'Hazır giyimdeyse işçi sayısı 434 bin kişiden 362 bine geriledi' dedi

İSTANBUL - Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği(TGSD) Başkanı Ahmet Nakkaş, krizin başlangıcı olarak kabul edilen Ağustos 2008’de 346 bin olan kayıtlı tekstil çalışan sayısının Mart 2009 itibarıyla 309 bine düştüğünü açıkladı. Hazır giyimde bu rakamın 434 bin kişiden 362 bine gerilediğinin altını çizen Nakkaş, kayıt dışı da hesaba katıldığında tekstil ve hazır giyim sektöründe 150-160 bin kişinin işsiz kaldığını söyledi. Nakkaş, “Bundan sonra da istihdam kayıpları yıl sonuna kadar sürer. Resmi kayıtlarda 3 bin 4 bin civarında bir firma kaybı gözükse de, bunun çarpan etkisi en azından üç katı olarak ifade edilmesi lazım” dedi.
Türkiye tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörünün yılın ilk altı ayında geldiği noktayı ve stratejik eylem planının uygulanmasındaki son durumu değerlendirmek için düzenlediği toplantıda konuşan Ahmet Nakkaş, Türkiye’de haziran ayında hazır giyim sektörü ihracatında yüzde 16.6 daralma olduğunu ve 1 milyar 107 milyon dolar hacimli bir ihracat gerçekleştiğini belirtti. 

Harcamalar azaldı
Nakkaş, hazır giyim harcamalarının 2008-2009 kış sezonunda yüzde 13 azalarak, 8.2 milyar liradan 6.9 milyar liraya gerilediğini bildirdi. 10 ay önce açıklanan ‘Tekstil, Hazır Giyim ve Deri Sektörü Strateji Eylem Planı’nın bugüne kadar hayata geçirilmediğini ifade eden TGSD Başkanı Nakkaş, şöyle konuştu:
“Alınan tedbirlere ve uygulamalara baktığınız zaman bu sektörün ülke yönetiminin elinde bulundurulan kesim tarafından ne kadar önemli olup olmadığını net bir tabloyla görebilirsiniz. En son açıklanmış olan teşvik planı çerçevesinde, bu sektörün artık Türkiye açısından stratejik önemi olan bir sektör konumundan çıkarıldığı yönünde bir algı edindik.
Çünkü bizim stratejik eylem planı içerisinde kurguladığımız temel çalışma son derece beklentiler yaratan bir çalışma idi. Bakıldığında hedefimiz ihracatta 2023’te sadece hazır giyim olarak 100 milyar dolar, iç piyasa olarak da yaklaşık 50-60 milyar dolarlık bir seviyeye gelmek, totalde de bunu 170-180 milyar dolarlık bir büyüklüğe taşımak. İhracatta 500 milyar dolar hedefi gerçekçi değil. Bunun yapılabilmesi ancak planlı çalışılmayla mümkün olabilir, Türkiye coğrafyası içerisindeki üretim tesislerimizin daha geniş bir coğrafyaya genişletilmesiyle mümkün olabilir. Ama bunun da bir geçiş süreci olduğunu, mevcudiyetin mutlaka yaşaması gerektiğini unutmamak gerek. Yaşamsal varlığımızı ilk önce devam ettireceğiz, bunu yaparken de ‘orta ve uzun vadede değişim dönüşüm destekleme süreçlerinin de devreye sokulması gerek’ dedik. Sadece değişim ve dönüşümü, taşınmayı ortaya koyarsanız bunu gerçekleştirmeniz mümkün olmaz. Biz bunu söylememize rağmen, sadece bir taşınma kısmını gündeme alıp üçüncü, dördüncü bölgelerde böyle bir çalışma teşvik edildi. Bu bizim aslında önerdiğimiz çalışmadan uzak bir çalışma olup, teşvik edici olma özelliğinden tamamen uzak bir halde ortaya konuldu. Bu haliyle başka sektörleri teşvik edebilir ama bizim sektörümüzü teşvik edici konumda değil. Bunun da ne zaman hayata geçeceği konusunda bir netlik yok. Plan sözlü bir açıklamadan öteye gitmedi.” TGSD Başkanı Ahmet Nakkaş, Çin, Portekiz, İtalya, İspanya gibi rakip ülkelerin birbiri ardına aldıkları son derece güçlü önlemler ile rekabet avantajı sağladıklarını bildirerek, serbest ticaret anlaşmalarının, uluslararası platformda mücadele edilmesi gereken bir konu olduğunu söyledi. 

Destek şart
Reel sektörün mevcut üretim kapasitesini, istihdamını ve kredilerini korumak için destek ihtiyacının sürdüğünü ifade eden Ahmet Nakkaş, rakip konumdaki Çin, Portekiz, İtalya, İspanya gibi ülkelerin birbiri ardına son derece güçlü önlemler aldıklarını ve rekabet avantajı sağladıklarını bildirdi. Ahmet Nakkaş, Türkiye’nin gelişen ve gelişmekte olan ülkeler sıralamasında Ukrayna, Meksika ve Japonya’nın ardından krizden en çok etkilenen dördüncü ülke olduğunu ifade etti. Nakkaş, TGSD’nin 2009 yılı ikinci yarı gündemini ise şöyle aktardı:
“Sektör için acil önlemler talepleri geliştirmek ve takipçisi olmak. Stratejik eylem planı için uygulama önerileri geliştirmek ve aktif kılmak. AB ile serbest ticaret anlaşmaları konusunda Gümrük Birliği’nde iyileşme sağlanması. Hazır giyim ithalatında ulusal standartları geliştirmek ve uygulatmak. Nitelikli sanayi bölgesi kurulması ve ABD’ye gümrüksüz ihracat konuları çalışmalarını takip etmek. Obama Türkiye’ye geldiğinde bu konuyu kendisine ilettik. ‘Model ortaklığın içerisine nitelikli sanayi bölgesi konusunun da girebileceğini’ söyledi. Pamuğun stratejik ham madde olarak geliştirilmesi ve desteklenmesi.” (aa)

‘Teşvik paketi yetersiz kalıyor’
Hükümetin son açıkladığı paketle, 5 yıl boyunca yüzde 5 oranında Kurumlar Vergisi istisnası, 100 bin dolarlık KOSGEB kredisi, taşınma harcamalarının Hazine’ce karşılanması ve 5 yıl boyunca SSK işveren payı muafiyetinin getirildiğini hatırlatan Ahmet Nakkaş, paketin ihtiyaçlarına tam cevap vermediğini söyledi.
Nakkaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ekonomi yönetiminin sunduğu teşvik paketinde tahsis veya kiralama yok. Altyapı olanağı sağlama taahhüdü yok. Enerji desteği yok. Zorunlu istihdam koşularında muafiyet yok. Mevcut yerde çalışanların kıdem tazminatı yüküne katkı yok. Taşınacak işgücüne yeni yerde sosyal destekler yok. Yeni teşvik paketi bu haliyle 1 Ocak’ta yürürlüğe gireceği açıklanan Stratejik Eylem Planı’nın çok daha gerisinde kalıyor. Ancak burada gözlerden kaçmaması gereken önemli bir detay var. Bugüne kadar her iki paketin de uygulama esasları belirlenmedi.
Bizler sesimiz çıktığı kadar krizin canımızı ne kadar yaktığını haykırsak da bugüne kadar uygulama esasları ortaya konmadığı için hiç kimse teşviklerden yararlanamadı. Bu haliyle teşvik paketlerinin suyun üstüne yazılan yazıdan bir farkı yoktur.”