'Tekstilde değişim şart'

Dünya Bankası'nın özel sektör kolunu temsil eden Uluslararası Finans Kurumu'na (IFC) iki ay önce Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan İsveçli Lars H. Thunell, Türk tekstil sektörünün kabuk değiştirmesi gerektiğini söyledi.
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - Dünya Bankası'nın özel sektör kolunu temsil eden Uluslararası Finans Kurumu'na (IFC) iki ay önce Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atanan İsveçli Lars H. Thunell, Türk tekstil sektörünün kabuk değiştirmesi gerektiğini söyledi. Afrika'dan sonra ikinci ziyaretini Türkiye'ye yapan Thunell, Ankara'daki temaslarında kamu ve özel sektör ortaklığı ile bunun yanında enerji yatırımlarının üzerinde durduklarını vurguladı.
IFC'nin, Türkiye'de 40 yılı aşkın süredir faaliyetini sürdürdüğünü, bugüne kadar 100 kadar ülkeye toplam 2.8 milyar dolar kredi sağladığını ifade eden Thunell şöyle dedi: "IFC Türk özel sektörüne stratejik alanda daha fazla yatırım yapması için destek olmaya, bunun dışında Türk şirketlerinin bölgedeki rekabet şansını artırmak için elinden geleni yapmaya devam edecek" dedi.
Eskiden İtalya vardı
Türkiye ekonomisindeki yapısal değişimi takdir ettiklerinin altını çizen Thunell, "Türkiye'ye 2-2,5 yıl önce gelmiştim, çok önemli gelişmeler gördüm. Girişimcilik beni etkiledi. Fakat istihdamda bir tıkanma var. Tekstil sektöründe de sorunlar dikkat çekici. Fakat tekstil sektörünü anlamak için dünyadaki gelişimine bakmak lazım. Tekstilde pazarlar değişiyor. Çin ve Bangladeş gibi ucuz işgücünün olduğu bölgeler tekstilde öne çıkmaya başladı. Örneğin eskiden sadece İtalya vardı. Şimdi İtalya moda ile fark yaratıyor. Türkiye nüfusuyla ve coğrafi konumuyla çok şey yapabilecek bir ülke. Dünya pazarı büyük. Türk tekstil sektöründe bazı şirketler kendini geliştirdi. Farklılık yaratarak büyümesini sürdürebilenler var. Sektör değişim gösteriyor bunu kabul etmek lazım" dedi.
Bunun dışında Türk şirketlerinin dünya piyasalarında sağlıklı rekabet edebilmek için düşük kurun bir sakınca doğurduğunu söyleyen Thunell sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu, ekonomik istikrar için, enflasyon için, tüketiciler için, ithal ürün için, yatırım yapmak isteyenler için iyi. Ama uluslararası alanda rekabet için de zorlukları beraberinde getiriyor. Bir yolunu bulup ihraç mallarını artırarak ihracatı geliştireceğiz. Fakat Türkiye'nin genel görünümünden memnun kaldım."
'Enerjide fırsat var'
Enerjide de Türkiye'de çeşitli fırsatlar bulunduğuna dikkati çeken Thunell, kamu-özel sektör ortaklığında yeni enerji yatırımları gerçekleştirilebileceğini, özellikle de yenilenebilir enerji alanında çok şey yapılabileceğini dile getirdi. Dağıtım alanında bazı firmalarla görüştüklerini belirten Thunell, rüzgâr enerjisi ve hidroelektrik enerjisi ile yakından ilgilendiklerini kaydetti.
'En uzunu Acıbadem'e'
IFC'nin, Türkiye'de bugüne kadarki en uzun vadeli krediyi Acıbadem Sağlık Hizmetleri AŞ'ye verdiği açıklandı. 12 yıl vadeli 40 milyon dolarlık kredinin, İzmir ve İstanbul'da (Maslak ve Fulya) tam donanımlı, genel amaçlı üç yeni hastanenin inşaatının finansmanı için sağlandığını söyleyen IFC Güney Avrupa ve Orta Asya Direktörvekili Shahbaz Mavaddat, şöyle dedi: "Genel olarak iyi bir iş planı ve gelişim görüyorsak bu kuruluşlara piyasa koşullarında kredi açıyoruz. Acıbadem'le birlikte Türkiye'de en son krediyi 120 milyon dolarla dün sabah GSM şirketi Avea'ya verdik. Bundan önce, Arçelik, Bilgi Üniversitesi, Irtercity Araç Kiralama Servisi, Palmet doğal gaz dağıtım ve Milli Reasürans'ı sayabiliriz. Bu yıl içinde de ülkenize 200-400 milyon dolar civarında daha kredi sağlayacağız."
Türkiye'de IFC'nin rolünün Türk şirketlerinin bölgede başka yere açılmasını desteklemek olduğunu vurgulayan Mavaddat, "Türkiye'nin bölgede enerji merkezi olmasına yardımcı olmaya çalışıyoruz. Bakü-Tiflis-Ceyhan için katkıda bulunduk. Ayrıca Türkiye'nin Asya-Avrupa arasında transit noktası olması için de yardımcı oluyoruz" diye konuştu.
Özel sektör destekçisi
IFC, 178 üye ülkenin hisse sermayesiyle kurulmuş Dünya Bankası'nın bir özel sektör kolu. Misyonu ise, gelişmekte olan ve geçiş aşamasındaki ülkelerde gerçekleştirilen sürdürülebilir özel sektör yatırımlarını desteklemek, yoksulluğun azaltılması ve insanların yaşamlarının iyileştirilmesine yardımcı olmak.