'Tekstilde sıkıntının nedeni bankalar'

Marmaris'te düzenlenen, 'Tekstil sektöründe derinleşen kriz ve çıkış yolları' konulu seminerinde konuşan Türkiye Tekstil Sanayi
İşverenleri Sendikası (TÜTİS) Başkanı Halit Narin, tekstildeki krizin en önemli nedeninin bankalar olduğunu ileri sürerek hükümeti...

MUĞLA - Marmaris'te düzenlenen, 'Tekstil sektöründe derinleşen kriz ve çıkış yolları' konulu seminerinde konuşan Türkiye Tekstil Sanayi
İşverenleri Sendikası (TÜTİS) Başkanı Halit Narin, tekstildeki krizin en önemli nedeninin bankalar olduğunu ileri sürerek hükümeti, "Ham hum şaralop beyanat verip ülkeyi soyanları desteklemekten vazgeçin" diyerek eleştirdi.
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan da Narin'in eleştirilerine, "Daha önce alınan kredi 40 milyar YTL iken bugün 170 milyara çıktı. Tekstil Türkiye'nin
ana sektörü. Ama siz de hiçbir şey yapmıyorsunuz" sözleriyle yanıt verdi.
'Soyanları desteklemeyin'
Tekstil sektörünün krizde en büyük sorununun 'kâra bir türlü doymayan bankacılık sektörü' olduğunu belirten Narin şunları söyledi: "Kârlarını duyduğumuz zaman dudaklarımız uçukluyor. Nasıl ve nereden kâr ediyorlar? Kredi kartları ile vatandaşı soyuyorlar. Sonra da bankalarını satıp paralarını ceplerine koyuyorlar. Bizler krediyi nasıl ve nereden alacağız? Devlet bankalarından. Siz tutturdunuz Ziraat, Halk ve İş Bankası'nı satalım diyorsunuz. Atatürk neden İş Bankası'nı kurdu sanıyorsunuz sevgili bakanlarımız? Lütfen ham hum şaralop beyanat vermekten, ülkeyi soyanları desteklemekten vazgeçin. Bize kulak verin. Ülkenin geleceği sanayicilerin omuzunda."
TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da son 15 yılda 75 milyon dolar yatırım yapıldığını, Çin'le mücadele için kapsamlı sanayi projesinin şart olduğunu söyledi. Unakıtan ise eleştiriler üzerine şöyle koruştu: "Bankalardan şikâyetçi olduğunuzu söylüyorsunuz. Daha önceleri alınan krediler 40 milyar YTL iken bugün 170 milyara çıktı. Dört misli artmıştır. Tekstil sektörü olarak şikâyetlerinizi bankacılara sordum. 'Onlara yamuk bakıyormuşsunuz' dedim. Onlar da sizden şikâyetçi oldular. Tekstil Türkiye'nin ana sektörü. Ama siz de hiçbir şey yapmıyorsunuz. İçinizde değişim yapacaksınız.
'Dalgalı kurla dalga geçmeyin'
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Türk ekonomisinin dünya piyasalarıyla entegre olduğunu, bu nedenle de kendini dünyadaki gelişmelerden soyutlayamayacağını söyledi. Piyasaların geçen hafta önemli hareketlenmeler yaşadığını ancak bu gelişmeler karşısında endişelenmenin gereksiz olduğunu belirtti.
Maliye Bakanı Unakıtan, Türkiye piyasalarının dünyayla tam olarak bütünleştiğini ifade ederek, üç gün önce Paris, Londra, New York, Tokyo, Rusya ve Brezilya gibi borsalarda da benzer dalgalanmalar görüldüğünü, hareketlenmenin Türk piyasalarına da yansıdığını kaydetti.
'Ulan ne satsınlar?'
Unakıtan, son bir ayda doların avro karşısında yüzde 10 değer yitirdiğine işaret ederek, "Bu gelişme karşısında ABD Doları devalüe oldu mu? Ama Türkiye'deki gelişmeler söz konusu olduğunda paniğe kapılınıyor. Piyasalar dengesini bulacaktır" dedi. Unakıtan, şunları kaydetti: "Türkiye'ye
nasıl para giriyorsa, para da çıkacak. Bizde dalgalı kur sistemi var. Bu iş dalgalanacak arkadaş, artık hesabınızı buna göre yapın. Madem dalgalı kur diyoruz, bu işin dalgası olacak. Dalgalı kura karşı dalga geçerseniz, o zaman ben anlamam."Unakıtan, AKP Muğla il kongresinde yaptığı konuşmada ise çocuklarının yumurta satmasına ilişkin eleştirileri değerlendirek, "Maliye bakanının çocukları yumurta satıyormuş' Ulan
ne satsınlar? Biz hortumculara yedirmedik, çalmadık, çaldırmadık, bütçe açıklarını indirdik" dedi.
'BRIC'e dikkat'
Kıdem tazminatı uygulamasını eleştiren Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulu Başkanı Tuğrul Kudatgobilik de, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çine'e dikkat çekerek şunları söyledi: "Dünyada yeni bir isim var. BRIC. Yani Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin. 2010 yılında dünyayı bu dört ülke değiştirecek. Bizler ise bacağına pranga vurulmuş bir atlet gibiyiz. Koş bakalım koşabilirsen. Avrupalı kıdem tazminatını anlayamıyor. Avrupa ve dünyada bu yok zaten. Bu nedenle de buraya yatırım yapmak istemiyor. Sanayi politikası en kısa zamanında geliştirilmezse bu günlerimizi bile arar duruma geleceğiz."