'Telekom iptal olmamalı'

Ulaştırma Bakanı Yıldırım: Türk Telekom ihalesi iptal edilirse değerinin yükseleceği iddiası yanlış. Haberleşme sektörünün stratejik önemi kalmadı.
Haber: AHMET KIVANÇ / Arşivi

ANKARA - Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, haberleşme sektörünün artık stratejik öneminin kalmadığını, internet ve diğer teknolojik gelişmelerin sabit telefonu önemsiz hale getirdiğini belirterek, "Cep telefonu insanları, sabit telefon boş odaları arıyor. İnsanlar birbiriyle cep telefonuyla görüşüyor" dedi. "Tüpraş'ın ilk ihalesi iptal edildi, ikincisinde değer kazandı, Türk Telekom'da da aynısı olur" iddialarına karşılık, "Yanlışa düşülmemeli" diyen Yıldırım, yapımı devam eden Marmaray projesinde kazı sırasında tarihi eserlerle karşılaşmaları halinde, eseri korumaya alıp, güzergâhı değiştirmeden devam edeceklerini söyledi.
Bakanlığının yürüttüğü bazı projeler ve tartışmalı özelleştirmelere ilişkin Radikal'in sorularını yanıtlayan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Türk Telekom'un satışından elde edilen gelirin bir kısmının demiryollarının onarımıyla yeni demiryolu yapımına harcanacağını belirtti. Binali Yıldırım, Asya ile Avrupa'yı tünelle birleştirecek Marmaray projesinin en güzel yanının İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerini ortaya çıkarması olduğunu kaydetti.
Marmaray'da durum
Marmaray kazıları sırasında önemli bir tarihi eserle karşılaşılırsa güzergâhın değişip değişmeyeceği sorusuna Yıldırım şu yanıtı verdi: "Güzergâh değiştirme diye bir şey olamaz. İstanbul'un neresine kazma vursanız tarihi eserle karşılaşırsınız. Bizim yapabileceğimiz, o tarihi kültür varlıklarını ortaya çıkarıp, tespitini yapıp, koruma altına almak. Bir yanda toplumun ihtiyacı, diğer yanda kültürel varlığın korunması söz konusu. İkisini dengelemek zorundasınız. Aksi takdirde İstanbul'da hiçbir şey yapamazsınız." Tüpraş'ın ikinci
ihalesinde fiyatın artması üzerine Türk Telekom'un (TT) satışı iptal edilirse, değerinin artacağı iddialarına karşılık Ulaştırma Bakanı Yıldırım şunları söyledi: "Öyle bir yanlışa düşülmemesi lazım. Bu çok büyük bir kumar olur. Hukuk da buna göre karar vermez zaten. Bakın TT'nin trafik kaybı yüzde 17'yi aştı. Hem de bu kayıp, telefonda tekelin sürdüğü dönemde başladı. Tekelin kalkmasıyla da hızlandı. Teknoloji hızla gelişiyor, bu gelişmeye kimse karşı koyamaz. TT'nin kendini yenilemesi lazım. Bırakın şimdiyi, tekel olduğu zaman çıkılan özelleştirme ihalesinde teklif bile bulamadılar TT'ye, ne çabuk unuttuk. 'TT 2 milyar dolar etmez' deniliyordu. Ama biz yasal altyapısını iyi hazırladık ve sonuç aldık."
Binali Yıldırım, telekomünikasyon sektöründeki şirketlerin yabancılara geçmesine yöneltilen eleştirilere karşılık olarak da şu görüşleri savundu: "Ben yabancıların varlığından rahatsız olmuyorum. Tabii daha fazla Türk girişimci alırsa memnun olurum. Ama kim alırsa alsın Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre çalışacak. Haberleşme sektörünün stratejik önemi kalmadı. Artık internete girip dünyanın her tarafına ulaşılabiliyor. Cep telefonunda abone sayısı 37 milyon. TT'nin abone sayısı 19 milyon. Nerede strateji? Cep telefonu insanları arıyor, sabit telefon boş odaları. Odalarda kimse yok."
TT'nin iptal davası
Ulaştırma Bakanı Yıldırım, Türk Telekom'un iptal davası hakkındaki görüşlerini ise şöyle sıraladı: "Bu ülkenin geleceği ne sadece benim konum, ne de hükümetin. Herkesin konusu. Yargı da bunu düşünecek. Bu ülkenin geleceğinin iyi olması herkesin arzusudur. Yapacağımız iş ve işlemlerde bunu dikkate almalıyız. Kimse, 'bana ne ya, ben bildiğimi okurum, ne olursa olsun' deme lüksüne sahip değil. Türkiye'nin henüz kısa süre önce iki kriz yaşadığını kimse unutmasın." Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın Galataport ve THY'ye yönelik aktardığı bilgiler ise şöyle:
Galataport şeffaf mı?
"Galataport ihale şartnamesi herkese açık. İhalenin projesi üç yıldır bir firma tarafından hazırlanıyor. Gerekli izinler alındıktan sonra, 'biz bu projeye göre 49 yıllığına burayı ihale ediyoruz' denilmiş. Resmi Gazete'de ilan edilmiş. Altı tane de en yüksek tirajlı günlük gazetede yayımlanmış. İhale şartnamesini isteyen gidip yerinde, para vermeden tetkik edebilir, alma ihtiyacı duyarsa da parasını verir alır. İhaleye girmeseniz de şartnameyi alabilirsiniz. Bu herkesin hakkı, sokaktan geçen vatandaş da alabilir. Orada kullanılmayan bir alanınız var, kimseye faydası yok. Orayı bir cazibe alanı haline getiriyorsunuz. Orada oluşturulacak donatı alanlarıyla, oraya gelecek gemiler, turistler para harcayacak. Belli istihdam alanları oluşacak. Orada bir alışveriş yaşanacak, bir katma değer olacak. Asıl kazanç bundadır. Kira işin devede kulağı. İstanbul'un metruk, karanlık bir yeri pırıl pırıl parlayan bir cazibe merkezi olacak.
Bölgesel dış uçuş
2003 Ağustos'undan itibaren bölgesel havayolu taşımacılığının başlamasıyla, yolcu sayısında yüzde 63 artış oldu. Hostes, teknisyen, pilot olarak, doğrudan ya da dolaylı 6 bin 500 kişiye iş imkânı doğdu. Türkiye'nin her tarafında kullanılmayan atıl meydanlar kullanılır hale geldi. Bunun ikinci ayağında bölgesel dış uçuşlar başlatacağız. Erzurum-Tebriz (İran), Trabzon-Batum (Gürcistan), Gaziantep-Şam (Suriye) gibi kentler arasında bölgesel dış uçuşlar üzerinde firmalar çalışıyor. Bu canlanma uçak filomuzu da olumlu etkiliyor; 110 olan uçak sayımız şu an 210 oldu. Bir yıl sonra Türkiye 300 uçaklık filoya erişmiş olacak.
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Avrupa ülkelerinde Türk havayolu şirketlerine zaman zaman konulan uçuş yasaklarına ilişkin de Radikal'e şu bilgileri aktardı: "Biz bu konularda bir kasıt olduğunu düşünmüyoruz. Konu tamamen teknik boyutta. Teknik konularla ticari konuları karıştırmanın bir yararı yok. Ama şu da bir gerçek, Avrupa'daki charter taşımacılığının yüzde 60-70'ini Türk taşımacıları yapıyor. Bu da dikkat çekiyor. Bu yüzden bizim şirketlerimizin başkalarından çok daha dikkatli olması lazım. Emniyet konusunda kılı kırk yarmaları lazım."