The Ritz Carlton, İstanbul ve Bodrum'da iki otel daha yapacak

The Ritz Carlton, İstanbul ve Bodrum'da iki otel daha yapacak
The Ritz Carlton, İstanbul ve Bodrum'da iki otel daha yapacak

Baran Süzer (soldan sağa), Mustafa Süzer, Simon Cooper, Serhan Süzer ve Martin Kleinmann hedeflerini anlattı.

Yatırımcı anlamında Türkiye'ye ilgilerinin sürdüğünü söyleyen The Ritz-Carlton Otel Dünya Başkanı Simon Cooper, 'Türkiye'deki ikinci oteli İstanbul'da Boğaz'ın Avrupa Yakası'nda, üçüncü oteli Bodrum'da açacağız' dedi

İSTANBUL -  The Ritz-Carlton, Türkiye’de iki otel daha açmak için harekete geçti. Türkiye’deki ilk otelini 2001 yılında Süzer Plaza’da faaliyete geçiren The Ritz-Carlton, önümüzdeki dönemde biri İstanbul’da diğeri de Bodrum’da olmak üzere iki otel daha açacak.
The Ritz-Carlton Otel Dünya Başkanı Simon Cooper, Türkiye’nin otelcilik açısından büyük potansiyel taşıdığını belirterek, “İstanbul ve Bodrum’da otel açmak istiyoruz. Ancak ne kadarlık yatırım yapacağımız ve ortağımızın kim olacağı konusunda bilgi veremem” dedi.
Otel açma konusunda öncelik sıraları, stratejik listeleri bulunduğunu belirten Cooper, “Bizim Türkiye’ye ilgimiz devam ediyor. İstanbul’da daha küçük çaplı bir otel yapmak istiyoruz. İstanbul’daki ikinci oteli Avrupa yakasında, Boğaz’da açmayı planlıyoruz. Bodrum’daki otelinse kendisine ait marinası ve golf alanı olacak” diye konuştu. 

Rakam belli değil
Yatırım konusunda açıklama yapmayacağını belirten Cooper, “Finansal ortamı biliyorsunuz. Spekülasyon yapmak istemiyorum” diye konuştu. İstanbul’un yatırımcıları çeken özellikleri bulunduğunu ifade eden Cooper, “Sanki manyetik bir çekim gücü var. İnsanlar buraya yatırım yapmak istiyor. Turizm için bazı unsurlar şart. Türk Hava Yolları da yeni güzergahlarla buna büyük katkı sağlıyor” diye konuştu. Krize rağmen Avrupalı turistlerin tatil yapma konusunda çok disiplinli olduğunu, tatil yapmaktan vazgeçmeyeceklerini dile getiren Cooper, Türkiye’ye gelen turistlerin çoğunun Avrupalı olmasından dolayı burada küresel krizden çok fazla bir etkilenme olacağını düşünmediğini söyledi. Türkiye’de sekiz yıldır faaliyette olduklarını anımsatan Cooper, uluslararası otellerin gelmesiyle rekabetin artacağını, ancak İstanbul’a gelen her uluslararası markanın bu destinasyona olan ilgiyi artırdığını vurguladı. Türkiye’nin komşularıyla olan ilişkilerine değinen Cooper, Doğu Avrupa ve Rusya’da zenginlik artışı olduğunu, bu durumun Türkiye’ye ilgiyi artıracağını söyledi.
Türkiye’ye gelen turistlerin çoğunun dinlence amaçlı geldiğine işaret eden Cooper, bu trendin devam ettiğini, ancak küresel kriz nedeniyle dünya genelinde otelcilik sektöründe yüzde 20’lik düşüş olduğunu, özellikle Kuzey Amerika’daki otellerde bunun net şekilde görüldüğünü belirtti.
Sektörde fiyat konusunda belki yeni düzenlemeler yapılabileceğini, ancak fiyatları indirmenin mümkün olmadığını kaydeden Cooper, zaten şu anda fiyatların olması gerekenin altında olduğuna dikkati çekti. Cooper, The Ritz-Carlton İstanbul’un kurumsal çalıştığını, fiyat politikasında bir değişiklik olmayacağını ifade etti. 

Hedef kaymak tabaka
Küresel anlamda otel yatırımlarının ekonomik krizden etkilendiğine işaret eden Cooper, “Etkilenmeyen tek ülke Çin... Çin’de yedi otelimiz bulunuyor. İki tane daha açacağız. En iyi kâr elde ettiğimiz otelimiz de Ritz-Carlton Çin” dedi.
Süzer Grubu Onursal Başkanı Mustafa Süzer de, The Ritz-Carlton İstanbul’un Conde Nast Traveller okuyucu ödülleri değerlendirmesinde 2009 yılının ‘En iyi iş oteli’ seçilmesinin, esas hedef olan ‘birinci kaymak tabakayı’ Türkiye’ye çekmek için iyi bir fırsat yaratacağını açıkladı. The Ritz-Carlton İstanbul’un aldığı ödül, gerçekleştirilen davetle kutlandı. Süzer, otelin Türkiye’den listede yer alan tek otel olduğunun altını çizerek, ödülü almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Türkiye’ye turizm açısından genellikle orta gelir grubundaki insanların geldiğini ifade eden Süzer, “Bu ödül, esas hedefimiz olan birinci kaymak tabakayı Türkiye’ye çekmek için iyi bir fırsat yaratacaktır” dedi. Mustafa Süzer, The Ritz-Carlton İstanbul’un Türk turizmi için bir örnek teşkil etmesini, uluslararası alanda adından ‘gıptayla’ söz edilen bir tesis konumuna ulaşmasını hedeflediğini ve bunu gerçekleştirdiğini söyledi.
Conde Nast Traveller dergisinin listesinde daha önceden iki kez yer aldıklarını ve üçüncüsünde birinci olmayı başardıklarını kaydeden Mustafa Süzer, şöyle konuştu: “Hepimizin çok iyi bildiği bir ifade vardır; bir numaraya ulaşmak zordur, ama en tepede kalmak daha da zordur. Kabul etmeliyiz ki bundan sonra görevimiz çok daha zor. Ama hiçbir şüphemiz yok. Çünkü otelimiz bu başarıya ulaşırken dünya turizminin bir numaralı ismi, en seçkin markası olan The Ritz-Carlton Otel Şirketi her zaman bizimle olacaktır.” (Radikal)

Tansu Çiller: Siyasetçi değil iktisatçıyım
Ritz Carlton İstanbul’un ödül alması nedeniyle düzenlenen törene eski Başbakan Tansu Çiller ve eşi Özer Uçuran Çiller de katıldı. Kokteylde gazetecilerle sohbet eden Tansu Çiler, artık siyasetçi olarak algılanmak istemediğini belirterek, “Ben artık yurtdışında gittiğim uluslararası toplantılarda da iktisatçı kimliğimle konuşuyorum” dedi.
Yaşanan kriz sonrası hükümetin gerekli önlemleri alıp almadığı ile ilgili soruyu ise Çiller, “Bu konu ile ilgili konuşursam yanlış anlaşılır. Çünkü o zaman iktisatçı kimliğimden ziyade siyasetçi gibi algılanırım” dedi.
Bugün dünyada insanların artık başka şeyleri tartıştığını belirten Çiller, “İnsanlar yurtdışında artık zirai kesimi, tarımı yeniden keşfetti. Bizim çok önceden beri üstünde durduğumuz küçük işletmelere daha çok önem veriyorlar. Biz ise hâlâ bugün Ziraat Bankası’nın özelleştirmesini konuşuyoruz” dedi.
Kendi döneminde yapılan tarımla ilgili Et-Balık Kurumu ve SEK’in özelleştirmesinin halen tartışıldığının hatırlatılması üzerine de Çiller, “Her dönemin şartları farklıdır. O zamanki şartlara göre bu doğruydu” diye konuştu.