TİSK'ten siyasi istikrar çağrısı

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), 3 Ekim'de müzakerelerin başlamasıyla birlikte Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik öncesi 10 Orta ve...

ANKARA - Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), 3 Ekim'de müzakerelerin başlamasıyla birlikte Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik öncesi 10 Orta ve Doğu Avrupa ülkesinin doğrudan yabancı sermaye girişinde yakaladığı başarıyı Türkiye'nin de göstermesi için ilk koşulun siyasal istikrar olduğunu bildirdi. TİSK söz konusu ülkelere adaylık döneminde gelen yabancı sermayenin 30 kat arttığına dikkat çekti. TİSK tarafından yapılan çalışmada, para ve maliye politikalarında yakalanan istikrarın devam etmesinin doğrudan yabancı sermaye girişinin diğer koşullarından biri olduğu vurgulanarak, "Faiz dışı bütçe fazlasına ilişkin hedeflerimizi korumak, bunun en iyi göstergelerinden birisi olacaktır" denildi.
TİSK'in, 'Avrupa Birliği'ne Tam Üyelik Sürecinde Doğrudan Yabancı Yatırımların Önemi' çalışmasında, 10 ülkenin gösterdiği başarının gösterilmemesi için neden bulunmadığına dikkat çekildi. Bu başarıyı yakalamanın ön koşulları şöyle sıralandı:
"İlk koşul siyasal istikrarın korunması gerekliliğidir. Faiz dışı bütçe fazlasına ilişkin hedeflerimizi korumak, bunun en iyi göstergelerinden biri olacaktır. Merkez Bankası'nın uzun uğraşlar sonrasında reeskont faizini gösterge faizi haline getirmesi önemli başarıdır. Yasal düzenlemelerin sıklığının azaltılması gerekmektedir. Sürekli değişen vergi mevzuatı yatırımcının önünü görmesini engellemektedir. Girdi maliyetlerini
aşağıya çekici politikaları hızla üretmek zorundayız. AB ülkelerinin yararlandığı çağdaş esneklik yöntemlerinin ülkemizde uygulanır hale gelmesi ve çalışma hayatının yasal çerçevede esnekleştirilmesi, yabancı yatırımcı için de son derece önemli. İşçi-işveren örgütleri arasındaki diyalog daha da geliştirilip yaygınlaştırılmalıdır."