TMSF Halis Toprak'ın hem cipine, hem de şirketlerine el koydu

TMSF Halis Toprak'ın hem cipine, hem de şirketlerine el koydu
TMSF Halis Toprak'ın hem cipine, hem de şirketlerine el koydu

Halis Toprak, cipine el koyan TMSFavukatı Özlem Şengelen ile uzun süre minibüs pazarlığı yaptı. FOTOĞRAF: ZAFER TOKUS SAKARYA / DHA

TMSF dün sabah Halis Toprak'ın sahibi olduğu Toprak Holding'in 20 şirketinin yönetim ve denetimine el koydu. Kullandığı cipe de el konan Toprak, servis minibüsüyle evine döndü

İSTANBUL/ ADAPAZARI - Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), işadamı Halis Toprak’a ait Toprak Grubuna bağlı 20 şirketin temettü hariç ortaklık haklarıyla yönetim ve denetimlerini üstlendi. Toprak böylelikle tüm şirketlerini yitirirken, altındaki cipi de TMSF’ye kaptırdı. TMSF temmuz sonunda da bu şirketlere haciz getirirken, grubun motor şirketleri Toprak İnşaat Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile Toprak Seniteri ve Turizm İşletmeleri San. ve Tic. A.Ş’ye el koymuştu.

Toprak Adapazarı’ndaydı
TMSF dün sabah erken saatlerde çeşitli illerde başlattığı operasyonla ilgili olarak yaptığı açıklamada ‘Toprakbank’ın eski hakim ortağı Toprak Grubu’nun borç tasfiye anlaşmalarının hükümlerini yerine getirmemesi nedeniyle yasal takip süreçlerinin hızlandırıldığını’ belirtti. Sabah saatlerinde Toprak Holding’in Adapazarı Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikalarının  bulunduğu komplekse gelen TMSF avukatları, içeriye girdiklerinde Halis Toprak’ın, 17 yaşındaki eşi Nazlıcan ve kayınvalidesi Şehrinaz Tağızade ile kompleksin bahçesindeki köşk olarak adlandırılan binada kaldıklarını öğrendi.
Avukatlar polisle birlikte, Toprak Holding’e bağlı şirketlere el koyarken, Halis Toprak da yanında eşi, kayınvalidesi, baldızı ve yardımcısıyla birlikte Toyota marka  ciple buradan ayrılmak istedi. Ancak avukatlar cipin el konan şirketlerden birine ait olduğu gerekçesiyle çıkışa izin vermedi.
İstanbul’a dönmek üzereyken cipine el konmasıyla araçsız kalan Halis Toprak köşkün önünde beklerken, eşi ve kayınvalidesi içeri girdi. Zaman zaman terleyen ve sık sık soğuk su içen Halis Toprak, şirket görevlilerinden kendilerine  bir araç bulunmasını istedi.
Fabrikaya servis veren araçlar araştırıldı ve bir minibüs bulundu. TMSF avukatı Özlem Şengelen, el konan şirkete  servis verdiğini belirterek, bu minibüsün de kullanamayacağını söyledi. Tartışma ve telefon görüşmeslerinin ardından Şengelen, minibüsün ücretini ödemesi koşuluyla bununla İstanbul’a gidebileceğini Toprak’a söyledi. Toprak, bunun üzerine avukat Şengelen’e, “Keşke bütün çalışanlarım senin gibi işine sadık olsa. Takdir ediyorum çalışmanı” dedi.

‘Kebap yiyecektik’
İzin çıkması üzerine el konulan cipteki özel eşya ve Adapazarı’nda yemek üzere hazırlanan kebaplar, minibüse aktarıldı. Köşkte gelişmeleri bekleyen aile fertlerinin gelip minibüse binmeleri istendi. Toprak’ın eşi ve kayınvalidesi dışarda gazetecilerin bulunduğunu belirterek minibüse binmek istemedi. Bunun üzerine Halis Toprak, “Çağrın gelsinler” diye çıkışınca Nazlıcan ve annesi koşarak minibüse bindi. Nazlıcan, Halis Toprak’ın yanına otururken, kayınvalide Şehrinaz Tağızade ise görüntü alan basın mensuplarının kemaralarına vurduktan sonra araca bindi. Toprak ve ailesi minibüsle İstanbul’a hareket etti.
Halis Toprak, TMSF avukatları işlemleri yaparken görüştüğü gazetecilere, uygulamanın hukuki olmadığını söyledi.  Adapazarı’na hafta sonunu geçirmek için geldiklerini belirten Toprak, “Adapazarı’nda kalıp kebap yiyecektik. Bunun için gelmiştik ama yiyemedik. Bıraktık kebabı gidiyoruz. Bizim aile başka kimse yok” dedi.
Dün sabahki operasyonun ardından  TMSF tarafından yapılan açıklamada temmuz sonunda yönetim ve denetimleri devralınan şirketlerle ilgiyi çalışmalarda tüm Grup şirketlerinin tek merkezden idare edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek şu görüşlere yer verildi:
“Şirketlerin gerek yönetim ve organizasyon, gerekse mali ve hukuki açılardan tamamen iç içe geçtiği görülmüştür. Ayrıca, Gruba bağlı 22 şirketin tüm muhasebe, finansman ve insan kaynakları işlemlerinin aynı merkezden yürütülmesi ve diğer şirketlerden ayrı kontrollerinin mümkün olmadığı dikkate alınarak, Fon alacağının tahsili için diğer 20 şirketin de temettü hariç ortaklık haklarıyla yönetim ve denetimleri Fon tarafından devralınmıştır” denildi.

Borcu ödemek istemedi
2004 tarihli protokol ile TMSF’ye 500 milyon dolardan fazla borcu bulunduğunu kabul eden Halis Toprak Libadiye arsasının Emaar’a 402 milyon dolara satışından sonra hesaplaşma için yeniden masaya oturdu. Taraflar 2008’in şubat ayında bir ek protokol imzaladı. Protokolde Grubun, TMSF’ye 140-150 milyon dolar borcu bulunduğu kayıt altına alındı. Borcun vadesinde ödenmesi, grubun  TMSF aleyhine açtığı davalardan feragat etmesi durumunda Toprakbank’tan kullandığı usulsüz krediler nedeniyle aleyhine açılan 30-40 milyon dolarlık mali sorumluluk davaları dışında taraflar el sıkışacaklardı. Ancak Halis Toprak’ın o günden bu yana borç ödeme konusunda isteksiz davranması,  “Borcumdan fazlasını zorla ödettiler” diye açıklamalar yapması taraflar arasında gerginliğe neden oldu TMSF varlık satışlarına başladı.

Yeniden hesaplanacak
TMSF Aslanlı Köşk’ün satışından 23, Beykoz’daki arsa satışından 20, Toprak Center’ın satışından 88.3 milyon TL gelir sağladı. Kuşadası’nda Halis Toprak’ın yeni  eşiyle balayı yaptığı malikânenin bulunduğu araziyi de alıcı çıkmadığı için 15 milyon TL’ye kendisi aldı. Böylelikle kasasına 100 milyon dolar koymuş oldu. Tarafların el sıkışabilmesi için Toprak’ın 50 milyon dolar daha  ödemesi ve mali sorumluluk davalarından çıkacak miktarı da kabulü gerekiyor. Bu rakamın da 30-40 milyon dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Ancak ek protokol hükümleri de yerine getirilmediği için yeni borç hesaplaması yapılacak.

TMSF 30-40 milyon lira borcu üstlendi
Halis Toprak’ın kalan 20 şirketinin yönetim ve denetimine el koyan TMSF operasyonla bu kuruluşların işçiye, piyasaya, Maliyeye ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan 30-40 milyon liralık borcunu da üstlendi. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk çoğu faaliyetine ara vermiş olan şirketlerin çalışanlarının kıdem tazminatı ve maaş alacaklarının olduğunu belirterek şunları söyledi:
‘Çalışanların alacaklarının 5 milyon lira civarında olduğunu tahmin ediyoruz. Önceliğimiz bunlanı tasfiye ederek yıllarını bu şirketlere vermiş bu insanları rahatlatmak olacak.  Sıra daha sonra duiğer borçlara gelebilir. Şimdi bütün şirketleri yeniden inceleyeceğiz. Faaliyetlerini sonlandırmış olanları tekrar çalıştırmayı şu an itibarıyla düşünmüyoruz. Ancak halen düşük kapasitede olsa çalışan ilaç ve cam gibi birkaç tesisle ilgili ne yapabileceğimizi, onları para kazanır hale getirmek için neler yapılabileceğini araştıracağız’ dedi.

Toprak: El koyma hukuksuz
Toprak Holding Hukuk İşleri Grup Başkanlığı, TMSF’nin Toprak Grubuna ait iki hafta önce el koyduğu iki şirketten sonra geri kalan 20 şirkete daha hukuksuz şekilde el koyduğunu öne sürdü. Yapılan yazılı açıklamada ‘Bu el koyma işlemlerinin yürütmesinin durdurulması, bilahare iptali için Danıştay 13. Dairesi nezdinde dava açacağız’ dendi.

Toprak’ın hangi şirketleri gitti?
TMSF tarafından yapılan açıklamada yönetimi ve denetimi üstlenilen şirketler şöyle sıralandı:
“Toprak Oto Yedekleri Tic. A.Ş, Toprak Demirdöküm San. Tic. A.Ş, Toprak Dış Tic. A.Ş,Toprak Hava Taşımacılığı Tic. A.Ş, Toprak Kağıt Pazarlama ve Tic. A.Ş, Toprak Kağıt San. A.Ş, Toprak Seramik ve Gıda San. Tic. A.Ş, Toprak Seramik ve İnş. Malz. Paz. ve Tic. A.Ş,Toprak Sigorta Aracılık Hizm A.Ş, Toprak Temizlik Kağıdı San. Tic. A.Ş, Toprak Tüketim Malları Paz. Ve San. A.Ş, Toprak Elektrik Üretimi Otoprodüktör A.Ş, Toprak İlaç ve Kimyevi Mad. San. Tic. A.Ş, Toprak İlaç Pazarlama San. Tic. A.Ş, Toprak Kağıt Ürünleri Pazarlama ve İhracat A.Ş, Toprak Enerji San. Tic. A.Ş, Toprak Holding A.Ş, Toprak Otomotiv San. Tic. A.Ş,Toprak Madencilik Tic. ve San. A.Ş, Ayfer İnş. Malz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.”
(Radikal, dha)