'Toparlanma için reel sektöre öncelik verin'

'Toparlanma için reel sektöre öncelik verin'
'Toparlanma için reel sektöre öncelik verin'

Özdebir: Bankalar KOBİ?lerden yüksek faiz istiyor.

ASO Başkanı Nurettin Özdebir, ekonomik toparlanmayı hızlandırmak için politikalarda reel sektöre öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. Özdebir'e göre hâlâ KOBİ'ler için kredi kanalları tıkalı

ANKARA - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, ekonomi yönetiminin ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve işsizliğin sosyal maliyetlerini düşürmek için ekonomi politikalarında reel sektöre öncelik vermesi gerektiğini söyledi. Özdebir 2009 yılını değerlendirdi ve 2010 yılına ilişkin beklentilerini dile getirdi.
Türkiye’nin de pek çok ülke gibi küresel krizden derin biçimde etkilendiğini ifade eden Özdebir, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere gelişmiş ülkelere yapılan ihracatın, o ülkelerdeki ekonomik daralma nedeniyle sert bir biçimde düştüğünü hatırlattı.

‘Tedavide geç kalındı’
Ekonomik büyümenin 2010 yılında çok sınırlı kalacağını, toparlanmanın oldukça yavaş olacağını tahmin ettiklerini belirten Özdebir, ekonomi yönetiminin, küresel krizin Türkiye üzerindeki etkilerini teşhis ve tedavide geç kaldığını söyledi. Ekonomide güven artırıcı tedbirlerin alınmasındaki gecikmelerin, tüketici ve reel kesim güveninde toparlanmayı da geciktirdiğini vurgulayan Nurettin Özdebir şöyle konuştu:
“Ekonomi yönetimi, ekonomik toparlanmayı hızlandırmak ve işsizliğin sosyal maliyetlerini düşürmek için ekonomik politikalarda reel sektöre öncelik vermelidir. Ancak daha da önemlisi, gerçekleştirilecek yapısal reformlarda reel sektör üzerinde yoğunlaşılmasıdır.”
Krizin, içeride de beklentileri olumsuz biçimde etkilediğini, tüketici ve reel kesim güven endekslerinin hızlı bir biçimde gerilediğini, özel tüketim ve yatırım harcamalarının hızla düşüşe geçtiğini anlatan Özdebir, tüm bu gelişmeler sonucunda 2009 yılında ekonominin yaklaşık yüzde 6 küçülmesinin, işsizlik oranının da yüzde 15’lere yaklaşmasının beklendiğini söyledi. Özdebir, bu rakamların küresel krizin Türkiye’ye maliyetinin ne kadar yüksek olduğunu gösterdiğine işaret etti.

‘Yüksek faiz istiyorlar’
Ekonomik krizin en derin etkisini reel kesimde, özellikle sanayi üretiminde gösterdiğini belirten Özdebir, “2008 ağustosunda düşmeye başlayan sanayi üretimi Şubat 2009’da dibe vurmuş ve ancak ekim ayında bir önceki yılın üzerinde bir üretim düzeyine ulaşabilmiştir. Ancak, sanayi üretimindeki toparlanmanın niteliği ve sürdürülebilirliği konusundaki endişelerimiz devam etmektedir” diye konuştu. Bu endişelerin temelinde kredi kanallarının hâlâ ‘tıkanık’ olmasının yattığını vurgulayan Özdebir, bankaların, büyük işletmelere düşük faizlerle kredi verirken KOBİ’lere kredi vermediğini, verseler de çok yüksek faizler talep ettiklerini savundu. (aa)

İhtiyatlı iyimserlik
Türkiye ekonomisinin 2010 yılındaki performansının da esas olarak dünya eko-nomisindeki gelişmelere bağlı olacağını belirten Özdebir, şunları kaydetti: “Eğer dünya ekonomisi 2010 yılında toparlanmaya başlarsa Türkiye ekonomisinin de buna paralel bir gelişme sergileyeceğini tahmin ediyoruz. Ancak küresel krizden çıkışın nasıl olacağı ekonomistler arasında da tartışma konusu. Önümüzdeki dönemde finansal piyasalarda yeni sürprizler yaşayabiliriz. Ama biz, çift dipli resesyon olasılığını göz ardı etmemekle birlikte ihtiyatlı iyimserliğimizi koruyoruz.”