Toplusözleşme yok, KESK 'Evet' şartı sunulduğunu iddia etti, masadan kalktı

Toplusözleşme yok, KESK 'Evet' şartı sunulduğunu iddia etti, masadan kalktı
Toplusözleşme yok, KESK 'Evet' şartı sunulduğunu iddia etti, masadan kalktı

KESK Genel Başkanı Sami Evren, Hükümet ipe un sermiştir. KESK, toplu sözleşme mücadelesine devam edecektir dedi. FOTOĞRAF: HAMZA ŞAHİN / AA

Hükümet KESK'in toplusözleşme önerisini reddetti, KESK masadan kalktı. KESK Başkanı Evren, referanduma 'Evet' denmesi durumunda taleplerinin gerçekleşeceğinin söylendiğini iddia ederken, Bakan Hayati Yazıcı bunu yalanladı

ANKARA - KESK’in, Memur-Sen tarafından da desteklenen ‘toplugörüşmenin referandumdan sonra toplusözleşme olarak devam etmesi’ önerisi kabul edilmedi. Görüşmeler, ‘toplugörüşme’ şeklinde devam edecek. Hükümetle memurlar arasındaki maaş zammı pazarlığında ikinci randevu bugün gerçekleşti.
Toplantıda KESK’in gündeme getirdiği toplugörüşme yerine ‘toplusözleşme yapalım’ önerisi masaya yatırıldı. KESK ve Memur-Sen’in toplu görüşmenin referandumdan sonra, toplusözleşme olarak devam etmesi önerisi kabul edilmedi. Devlet Bakanı Hayati Yazıcı görüşmelerin başladığı gibi ‘toplugörüşme’ şeklinde devam edeceğini açıkladı.
Başbakanlık Merkez Bina’daki toplugörüşmeden ayrılan KESK Genel Başkanı Sami Evren, çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Evren, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ’ın, dün Çorum’da yaptığı konuşmanın Kamu İşveren Kurulu’nu etkilediğini ve KESK’in talebinin kabul edilmediğini söyledi. 

‘Evet’ deyin iddiası
Görüşmelerde Kamu İşveren Kurulu adına yapılan konuşmada, Anayasa’ya ‘Evet’ denmesi durumunda bu taleplerinin gerçekleşeceğini’ söylendiğini iddia eden Evren, şunları kaydetti:
“KESK hiçbir siyasi partinin, siyasi iktidarın oylamasına alet olacak bir örgüt değildir. Biz hemen şimdi toplusözleşme yapılabileceğinin altını çizdiğimiz halde ‘Evet’ ya da ‘Hayır’a bağlı kalmaksızın böyle bir ötelemenin, emekçilerin birliği ve mücadelesi açısından önemli olduğunu söylememize rağmen maalesef Kamu İşveren Kurulu üyesi -sözde tarafsız bir kurul- siyasi parti lideri gibi konuştu. Tarafsız olmadığını biz biliyorduk ama bu şekilde ifade etmesi yanlıştır. Bunu kendisine de söyledik, uygunsuz bir konuşma olduğunu ifade ettik. Kamu-Sen toplugörüşmelerde ısrarcı oldu. Biz bunu da kabul etmedik, doğru görmedik.
Çünkü toplugörüşmelerden sekiz yıldır sonuç alınamadığını görüyoruz. Kamu-Sen, Uzlaştırma Kurulu kararının kesin karar olması gerektiğini söyledi. Bunu da biz doğru görmüyoruz, çünkü Uzlaştırma Kurulu’na irademizi teslim etmeyiz. Sonuçta sayın Bakan  Yazıcı 4688 sayılı yasa çerçevesinde görüşmelere devam edileceğini ifade etti ve toplu görüşme gündemine başlandı.”

‘Hükümet ipe un serdi’
Toplugörüşme sürecini doğru bulmadıklarını ifade eden Evren, “Hükümet ipe un sermiştir. KESK, toplusözleşme mücadelesine devam edecektir” diye konuştu.
Evren, bir gazetecinin, ‘Zam konusunda bir öneriniz oldu mu’ sorusuna, “300 TL’lik bir zam önerdik. Bunun da hemen mutabakat altına alınmasını istedik. Sayın Bakan, suskun davrandı, bir şey söylemedi’’ yanıtını verdi.
Evren, kararda Başbakan Erdoğan’ın dünkü konuşmalarının etkili olduğunu yineleyerek “Bizim hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Belki Kamu İşveren Kurulu üyesinin Başbakan’a, hükümete diyet borcu olabilir. Onun sözcüsü gibi konuşabilir bizim diyet borcumuz yoktur” diye konuştu. Hükümet ile memur sendikaları arasındaki toplugörüşmelerin ikinci turunda, görüşmelerin 24 ve 28 Ağustos’ta devam ettirilmesi kararlaştırıldı.  Bir diğer konfederasyon Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız da, “Türkiye Kamu-Sen ertelemeye şiddetle karşıdır. Toplusözleşme hemen şimdi yapılmalıdır” dedi. 

Kamu-Sen: Engel belli
Hükümetin referandum konusundaki süreçle kamu çalışanlarının haklarının konuşulduğu toplugörüşme sürecini ‘sulandırarak’ birbirine dahil etmek istediğini iddia eden Akyıldız, “Kamu çalışanlarının haklarının korunup geliştirilmesi için toplugörüşme sürecinin ertelenmesine ya da Kaf Dağı’nın ardındaki gelişmelere, hayali bir takım uygulamalara sıcak bakmadıklarını” ifade etti.
Kamu çalışanlarının var olan grevli toplusözleşmeli sendikal hakkının kullanılmasının önündeki tek engelin siyasi irade olduğunu savunan Bircan Akyıldız, şöyle konuştu: “Toplusözleşme yapmaya zemin müsaittir. Taraflar, talepler, masa, kamuouyu hazırdır. Ama siyasi irade samimi bir tavır göstererek bunu masaya yansıtmıyor” diye konuştu.

Memur-Sen’in tavrı net
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu ise artık toplugörüşme sürecinin geride kaldığını, fiilen toplusözleşme yapılması gerektiğini savunduklarını söyledi. Önlerinde üç seçenek bulunduğunu dile getiren Gündoğdu, bunlardan birincisinin görüşmelerin referandum sonrasına bırakılması olduğunu anımsattı.
 Gündoğdu, bunun kabulü halinde vakit kaybedilmeden toplusözleşme komisyonları oluşturularak ikincil mevzuat için çalışma yapılmasını istediklerini ifade etti. Bu önerinin kabul edilmesi halinde hükümetin inisiyatif alarak toplusözleşme için fiili durum oluşturmasını talep ettiklerini belirten Gündoğdu, bu süreç sonunda uzlaşma sağlanırsa ortaya çıkacak metnin toplusözleşme olarak kabul edilmesi önerisinde bulundu. Gündoğdu, bu iki seçeneğin de gerçekleşmemesi halinde önceki yıllarda olduğu gibi taleplerini gündeme getirerek, toplugörüşme sürecine devam edileceğini kaydetti. Enflasyonu karşılamayacak bir öneriyle karşı karşıya kalırlarsa bunun yanında yer almayacaklarını vurgulayan Gündoğdu, “İnşallah çalışanları memnun edecek bir çalışmayı gerçekleştirmiş oluruz” dedi. 

‘KESK referanduma alet olmaz’
KESK Genel Başkanı Sami Evren, “Hükümet ipe un sermiştir. KESK, toplu sözleşme mücadelesine devam edecektir” dedi. Evren, Başbakan’ın, dün Çorum’da yaptığı konuşmanın Kamu İşveren Kurulu’nu etkilediğini ve KESK’in talebinin kabul edilmediğini söyledi. Görüşmelerde Kamu İşveren Kurulu adına yapılan konuşmada, Anayasa’ya ’Evet’ denmesi durumunda bu taleplerinin gerçekleşeceğini’ söylendiğini iddia eden Evren, şunları kaydetti:
“KESK hiçbir siyasi partinin, siyasi iktidarın oylamasına alet olacak bir örgüt değildir. Biz hemen şimdi toplu sözleşme yapılabileceğinin altını çizdiğimiz halde ’Evet’ ya da ’Hayır’a bağlı kalmaksızın böyle bir ötelemenin, emekçilerin birliği ve mücadelesi açısından önemli olduğunu söylememize rağmen maalesef Kamu İşveren Kurulu üyesi- sözde tarafsız bir kurul- siyasi parti lideri gibi konuştu. Tarafsız olmadığını biz biliyorduk ama bu şekilde ifade etmesi yanlıştır. Bunu kendisine de söyledik, uygunsuz bir konuşma olduğunu ifade ettik.
Kamu-Sen toplu görüşmelerde ısrarcı oldu. Biz bunu da kabul etmedik, doğru görmedik. Çünkü toplu görüşmelerden sekiz yıldır sonuç alınamadığını görüyoruz. Kamu-Sen, Uzlaştırma Kurulu kararının kesin karar olması gerektiğini söyledi. Bunu da biz doğru görmüyoruz, çünkü Uzlaştırma Kurulu’na irademizi teslim etmeyiz. Sonuçta Sayın Bakan 4688 sayılı yasa çerçevesinde görüşmelere devam edileceğini ifade etti ve toplu görüşme gündemine başlandı.” Toplu görüşme sürecini doğru bulmadıklarını ifade eden Evren, “Hükümet ipe un sermiştir. KESK, toplu sözleşme mücadelesine devam edecektir” dedi. Evren, görüşmelerden çıkarken diğer iki konfederasyona da çıkmaları yönünde teklifte bulunduklarını, toplu sözleşmeden yana olduğunu belirten Memur-Sen’in bile masadan kalkamadığını dile getirdi.” Sendika mücadele eder, sendika iktidarla kolkola olamaz” diyen Evren, görüşmelerin kendilerini üzdüğünü toplusözleşme ve grev konusundaki taleplerini kararlı bir şekilde savunacaklarını belirtti.

Yazıcı: Ağzı olan konuşuyor, çok yanlış bir iddia

Hayati Yazıcı, ‘Ağzı olan konuşur.’ Çok yanlış, haksız bir değerlendirme. Zaten KESK Başkanı arkadaşımız geçen yıl da öyleydi, daha önceleri de öyleymiş’ dedi

Devlet Bakanı Hayati Yazıcı,  bir gazetecinin Sami Evren’in Kamu İşveren Kurulu üyelerinden referandumda ‘evet’ denilmesi yönünde imada ya da baskıda bulunulduğu şeklindeki sözlerinin anımsatılması üzerine, şu yanıtı verdi:

‘Bana yakışmaz ama’
“Bir söz var çok konuşuluyor. Onu söylemek bana yakışır mı, yakışmaz mı bilmiyorum. Ama durumu özetler. Onun için kullanayım. ‘Ağzı olan konuşur.’ Öyle bir tekerleme var. Çok yanlış, haksız bir değerlendirme. Zaten KESK Başkanı arkadaşımız geçen yıl da öyleydi, daha önceleri de öyleymiş.
Diyor ki, ‘Bu masanın meşruiyeti yok. Yani burada oturup herhangi bir memur hakkını, ekonomik sosyal hakkı müzakere edemezsiniz. Dolayısıyla meşru olmayan bir yerde ben bulunmak istemiyorum.
Böyle bir mantık olabilir mi? Dolayısıyla çıkışta Başbakanımıza atfen yaptığı değerlendirme de objektif değil, çok subjektif. Hiç uygun olmayan, yakışmayan bir değerlendirme.” Bir gazetecinin, ‘KESK’in görüşünde sapma oldu dediniz. Nasıl bir sapma oldu?’ sorusuna karşılık, Evren’in daha önce görüşmenin ekim ayına ertelenmesini önerdiğini bugün ise referandumun sonucu ne olursa olsun toplusözleşme yapılmasını istediğini, bunun da hukuken mümkün olmadığını söyledi.
Yazıcı, değerlendirme sonucu, müzakerelerin toplu görüşme şeklinde yürütülmesinin daha doğru olacağı, Anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi durumunda toplusözleşme aşamasına geçileceğini ifade ederek kamu görevlilerinin mali ve sosyal haklarına ilişkin görüşme gündemini belirlediklerini söyledi. 

Öneri Evren’den geldi
Toplantıda, ilk olarak önerinin sahibi KESK Genel Başkanı Sami Evren’i dinlediklerini anlatan Yazıcı, Evren’in görüşlerinde ‘biraz sapma’ olduğunu dile getirdi. Yazıcı, “Müzakereleri toplugörüşme şeklinde yürütmemizin daha doğru olacağı, Anayasa değişikliğinin gerçekleşmesi durumunda da elbette ki toplusözleşme aşamasına geçileceğini ifade ederek gündemi belirledik” dedi.
KESK’in kendilerine gönderdiği yazıda, toplu görüşme bir gün ötelenebiliyorsa iki-üç ay daha ötelenmesinin mümkün olabileceği ifade edilerek, ‘bu doğrultuda görüşmeyi referandumdan sonra yapalım’ önerisinde bulunulduğunu belirten Yazıcı, şöyle konuştu: “KESK’in Genel Başkanı buradaki görüşmelerde, (‘Evet’ de çıksa ’hayır’ da çıksa toplusözleşme yapalım) dedi. Bu mevzuatla alakalı bir şey. Türkiye bir hukuk devletidir. Elbette ki kamu idareleri, hukuka göre, mevzuata göre sevk ve idare edilir. Haklar onlara göre belirlenir. Onun dışında bir takım ölçütler bulmaya çalıştığınız zaman objektif olmaktan çıkarsınız. Böyle bir şeyin de kabulü mümkün değil. Görüşmeler özetle toplu görüşme yöntemi şeklinde, bugünkü mevzuata göre yürütülecek.” Toplantıda gündemin belirlendiğini bildiren Yazıcı, gündem maddelerini, 2009 yılında mutabık kalınan sorunların gerçekleşme durumunun sunumu ve müzakeresi, sendikal haklar ile çalışma hayatının sorunları, hizmet kollarının sunumu ile mali ve sosyal haklar olarak sıraladı. 

Üç madde kaldı
Yazıcı, görüşme sürecine yönelik olarak çalışmak üzere iki de komisyon kurulmasının kararlaştırıldığını kaydetti. Gündemin birinci maddesinin bugün tamamlandığını anlatan Yazıcı, geri kalan üç maddenin de belirlenen takvime göre ele alınacağını söyledi. Yazıcı, şunları kaydetti:
“Anayasa değişikliğinden sonra da elbette ki yasal mevzuatı da hemen tamamlamak suretiyle inşallah toplusözleşme sürecine gireceğiz. Anayasa’nın değişme durumuna göre toplusözleşme sürecine geçeceğimizi varsayarak, bu konuya ilişkin de mevzuat çalışma hazırlıklarını hızlandırdık. Sonra kalkıp da sendikalar ‘bize sormadınız, danışmadınız’ demeyin. Bu uyarıyı da kendilerine yaptım.”

Anayasa ne diyor?
Anayasa değişikliği yapılmadan önce Anayasa’nın 90. maddesinden dolayı toplu sözleşme yapılabileceği görüşünün gündeme getirildiğini anımsatan Yazıcı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu doğru değil. Çünkü memurlarla ilgili düzenleme sadece Anayasa’nın 53. maddesinden ibaret değil. 128. madde var ki onu da değiştiriyoruz. Değişiklik taslağında var. Orada da şöyle der; ‘Kamuda çalışanların mali ve sosyal hakları, özlük haklarının tamamı kanunla düzenlenir’ der. Kanunla düzenlenir demek, bu alanın toplusözleşmeyle veya başka bir yöntemle düzenleyemezsiniz demektir. İşte Anayasa değişikliğinde toplu sözleşme bu madde kapsamında istisna ediliyor. O maddenin de gerçekleşmesiyle toplusözleşme sürecine girmiş olacağız.”
(Radikal)