Trabzon'da sağduyu

Trabzon SİAD'da konuştu
Trabzon SİAD Genel Kurulu'nda konuşan TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, kentteki linç girişimlerine de değindi: "Her şeyden önce ülkenin şiddete, öfkeye değil, sağduyuya ihtiyacı var. Trabzon olaylarına üç demokratik kriter açısından yaklaşmalıyız."
Güvenlik ve yargı
Sabancı'nın üç kriteri: "İfade özgürlüğü demokrasinin vazgeçilmezi, temeli. Buna sığınıp yasayı çiğneyene tek güvenlik güçleri müdahale eder, halk karışırsa kargaşa olur. Güvenlik güçleri de yargının yerine geçip zanlıyı cezalandıramaz, infiale kapılamaz."

TRABZON - TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, işsizliğin aşağı çekilebilmesi için özel sektör tarafından tarım dışı sektörde yılda 550 binin üzerinde net istihdam sağlanması gerektiğini belirtti. Sabancı, Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde İşletme ve Ekonomi Kulübü'nce düzenlenen 'Türkiye'de ve Dünyada Girişim' konulu konferansa katıldı. Türkiye'de 10 yılda geçmişe oranla daha fazla kişinin işgücü piyasasına girmesinin beklendiğini ifade eden Sabancı, özellikle kadın nüfusunun daha geniş kesiminin işgücü piyasasına katılacağını, tarımdan gelen işgücünün de artacağının hesaplandığını kaydetti. Sosyal güvenliğin açıklarını dengelemek için erken emekliliğin sona erdirilmesinin de işgücü arzını artırıcı etken olacağının düşünüldüğünü anlatan Sabancı, şunları söyledi:
"İşgücü piyasasındaki bu genişleme ancak yeni yatırımlarla emilebilir. Kamu açıkları öyle boyutlara ulaştı ki kamunun istihdam yaratması hemen hemen imkânsız hale geldi. Eğer bu açığı kamu eliyle kapatmaya kalkarsak bu, ülke olarak altından kalkamayacağımız yeni yükler getirir. İşsizliğin aşağı çekilebilmesi için yerli ve yabancı özel sektör tarafından tarım dışı sektörde yılda 550 binin üzerinde net istihdam sağlanması gerekmektedir. Buna sadece yabancı sermaye yatırımlarıyla ulaşılamaz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi çalışmaları yurtiçindeki girişimciyi yeni yatırımlara yöneltme amacını da taşımak zorundadır.''
'Kayıt dışıyla daha radikal mücadele gerek'
Araştırmaların girişimcilerin ekonomik büyümeye olumlu katkıda bulunduğunu, girişimci sayısını artırabilen ülkelerin işsizlikte daha büyük oranda düşüş sağlayabildiğini kaydeden TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı, "Girişimciler piyasa ekonomisinin temel unsurudur. Elde ettikleri başarılar topluma yeni iş olanakları, tüketicilere de tercih sağlar'' dedi.
Türkiye'de yeni yatırımlara ve yeni girişimcilere ihtiyaç bulunduğunu belirten Sabancı, şöyle devam etti: "Ancak, yatırımların ve girişimciliğin önü açık değildir. Her şeyden önce Türkiye'deki vergi sistemi, yatırımcı ve girişimci için caydırıcıdır. Ücretler üzerinde çok büyük vergi yükü bulunmaktadır. Vergi oranları sanayinin rekabet gücünü olumsuz etkileyecek seviyededir. Bu da kayıt dışı ekonomiyi özendirmektedir. Büyük boyutlara ulaşan kayıt dışı ekonomi yarattığı haksız rekabetle hem yerli, hem de yabancı yatırımcı için caydırıcı etken olmaktadır. Hükümet artık kayıt dışı konusunda daha radikal ve cesur uygulamalarla mücadeleye hız vermeli.'' Sabancı, vergi oranlarının da diğer ülkelerle rekabet edebilecek seviyeye inmesi gerektiğini belirtti.
Sabancı, Türkiye'de geçen yıl yüzde 9.9'luk rekor büyüme rakamına rağmen, ülkenin en önemli sorunu olan işsizliğin yeterli ölçüde azalmadığını belirterek, "Bu, yapısal eksikliklerin devam ettiğini ve politikalara yön verecek sanayi stratejisinden yoksun olduğumuzu göstermektedir'' dedi. Bu arada, TÜSİAD International Başkanı Kaslowski de, bankacılık ve finanstan sonra yabancı yatırımcının reel sektöre gelmesinin kesin olduğunu vurguladı. Kaslowski, reel sektöre henüz yatırımın gelmemesinin nedenleri arasında, kayıt dışılık ve bürokrasiyi saydı.
Sabancı: Sağduyuyu muhafaza etmeliyiz
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı öğleden sonra katıldığı Trabzon SİAD Genel Kurul toplantısındaki konuşmasında, kentte bir süre önce TAYAD üyelerine yönelik linç girişimiyle ilgili olaylar hakkında görüşlerini de aktardı. Sabancı şunları söyledi: "Her şeyden önce, Türkiye'nin şiddete, öfkeye değil, sağduyuya ihtiyacı olduğunun, milletçe her türlü kışkırtmaya, düşüncesizliğe, aşırılığa karşı sağduyumuzu muhafaza etmemiz gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Olayları değerlendirirken üç temel kriterden hareket etmek gerekir:
1 "Herkesin ifade özgürlüğüne saygı duymak demokrasinin temel gereklerinden biridir, bundan vazgeçemeyiz.
2 İfade özgürlüğüne sığınarak şiddet kullananlara ya da yasaları çiğneyenlere sadece ve sadece güvenlik güçleri müdahale edebilir. Hangi gerekçeyle olursa olsun, vatandaşın bir olaya müdahalesinin tek sonucu vardır: Kargaşa.
3 Güvenlik güçleri, kendini yargının yerine koyarak, zanlıyı cezalandıramaz, infiale kapılamaz, bir olaya müdahale ederken orantısız güç kullanamaz. Sokaktaki vatandaşın sesine, eğilimine göre değil, yasalara göre hareket eder.
Bir olayda üç kriterden biri ihlal ediliyorsa, gelişmiş demokrasiye sahip olduğumuz söylenemez. Olaylarla ilgili sevindirici olan, hükümetin verdiği tepkinin, demokratik yaklaşım sergilemesi. Türkiye'de herkesin dünya standartında demokrasi içinde yaşamaya hakkı ve ihtiyacı vardır."