Tüketici güveni temmuzda 'dip' yaptı

Mayıs ve haziran aylarında piyasalarda yaşanan dalgalanmanın da etkisiyle enflasyon ve döviz kuru gibi göstergelerin yukarı doğru dönmesiyle birlikte tüketici güveni de aşağı inmeye başladı.


Büyütmek için tıklayınız
ANKARA - Mayıs ve haziran aylarında piyasalarda yaşanan dalgalanmanın da etkisiyle enflasyon ve döviz kuru gibi göstergelerin yukarı doğru dönmesiyle birlikte tüketici güveni de aşağı inmeye başladı. Tüketicinin güveni temmuzda da yüzde 3.87 oranında azalarak şimdiye kadarki en düşük seviyesine geriledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Merkez Bankası tarafından her ay ortaklaşa düzenlenen ve tüketicilerin harcama davranış ve beklentilerinin değerlendirildiği 'Tüketici Eğilim Anketi'nin, 2006 Temmuz ayı sonuçları açıklandı. Tüketici Güven Endeksi, temmuz ayında, bir önceki aya göre, yüzde 3.87 oranında azalarak, 88.60'a geriledi. Endeks, bu yılın haziran ayında 92.17 düzeyindeydi. Türkiye'de ilk kez Aralık 2003'te hesaplanmaya başlayan endeks böylece en düşük düzeyini görmüş oldu.
Endeks neden düşüyor?
100'ün altındayken tüketicinin güvensizliğini gösteren endeksteki bu düşüşte, satınalma gücü, genel ekonomik durum, iş bulma olanakları ve bu dönemin dayanıklı tüketim malı alımına uygun olup olmadığına yönelik tüm görüş ve beklentilerdeki olumsuzlaşma etkili oldu
Endeksin alt kalemleri ve değişim oranlarına bakıldığında da mevcut dönemde satınalma gücü endeksi, haziran ayına göre azalarak 85.09'dan 81.82'ye indi. Anket sonuçlarına göre gelecek dönem satın alma gücü endeksi ise 88.16'dan 85.19'a, gelecek dönem genel ekonomik durum 85.41'den 82.57'ye geriledi.

Büyütmek için tıklayınız

Gelecek dönem iş bulma olanakları endeksi de 89.92'den 87'ye, ayrıca 'mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı satın alma için uygunluğu' endeksi ise 112.26'dan 106.42'ye indi.
Endeksin 100'den büyük olması tüketici güveninde iyimser durum, 100'den küçük olması tüketici güveninde kötümser durum, 100 olması ise tüketici güveninde ne iyimser ne de kötümser durum olduğunu gösteriyor.
Güven endeksini oluşturan alt endekslerden, tüketicilerin mevcut dönem satınalma gücüne ilişkin endeks yüzde 3.85, gelecek dönem satınalma gücüne ilişkin endeks yüzde 3.37, genel ekonomik duruma ilişkin endeks yüzde 3.25, mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı alımına uygun olup olmadığına ilişkin endeks ise yüzde 45.20 oranında geriledi.
Tüketici güven endeksi geçen yıl temmuz ayında da 99.23'le güvensizlik konumunda bulunuyordu. Geçen yıl sonuna kadar güvensizlik sınırında kalmayı sürdüren tüketici güven endeksi bu yıl ocak ayında 101.74'le yeniden güven konumuna gelmişti.
Sonuçlar alarm veriyor
Anket kapsamında yöneltilen şu andaki satınalma gücünün önceki altı aylık döneme göre nasıl olduğuna ilişkin soruya tüketicilerin yüzde 11.7'si daha iyi, yüzde 43.8'i ise daha kötü yanıtını verdi. Satınalma gücünün gelecek altı aylık dönemde mevcut döneme göre daha iyi olacağını bekleyenlerin oranı yüzde 14.5'ten yüzde 12'ye geriledi. Öte yandan daha kötü olacağını bekleyenlerin oranı ise yüzde 34'ten yüzde 37.5'e kadar çıktı.
Şu andaki genel ekonomik durumun üç ay öncesine göre daha iyi olduğunu düşünen tüketicilerin oranı yüzde 16.8'den yüzde 13.7'ye indi. Daha kötü olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 47.4'ten yüzde 53.1'e tırmandı. Gelecek üç aylık dönemdeki genel ekonomik durumun mevcut durumdan daha iyi olacağını bekleyenlerin oranı da yüzde 16.4'ten yüzde 13.8'e indi.
Daha kötü olacağını bekleyenlerin oranı da yüzde 39.9'dan yüzde 42.9'a yükseldi. Gelecek altı aylık dönemde Türkiye'de iş bulma olanaklarının artacağını bekleyen tüketicilerin oranı yüzde 22.5'ten yüzde 20.6'ya inerken, daha kötü olacağını bekleyenlerin oranı ise yüzde 38.8'den yüzde 42.7'ye yükseldi.
Ankete 7937 kişi katıldı
TÜİK tarafından toplam 7 bin 937 tüketicinin katılımıyla gerçekleştirilen ankete katılanların yüzde 28'i gelecek dönemde yarı dayanıklı tüketim mallarına yapacakları harcamaların belirgin olarak artacağını, yüzde 17.7'si ise azalacağını ifade etti.
Mevcut dönemin dayanıklı tüketim malı alımı için uygun olduğunu düşünen tüketicilerin oranı yüzde 37.7'den yüzde 35.97 seviyesine inerken yanlış bir dönemi olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 25.4'ten yüzde 29.5'e kadar yükseldi.