'Tüm özel santrallar kapanabilir'

Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Özkan Ağış, önlem alınamazsa otoprodüktörler başta olmak üzere özel sektöre ait enerji üretim santrallarının kapanmaya devam edeceğini savundu.

İSTANBUL - Türkiye Kojenerasyon Derneği Başkanı Özkan Ağış, önlem alınamazsa otoprodüktörler başta olmak üzere özel sektöre ait enerji üretim santrallarının kapanmaya devam edeceğini savundu. Ağış, Alarko Holding iştiraklerinden Altek Alarko Elektrik'in Kırklareli ve Akenerji Elektrik Üretim A.Ş.'nin Bozüyük kombine çevrim doğalgaz santrallarında enerji üretim faaliyetlerini durdurması kararına ilişkin soruları yanıtladı.
Doğalgaz fiyatının son iki yılda yüzde 54 arttığını belirten Ağış, Mart 2004'te metreküp başına 16 cent olan fiyatın şu anda 26.5 cent'e çıktığını, bu artışın otoprodüktörler başta olmak üzere tüm özel elektrik üreticilerini güç durumda bıraktığını söyledi.
'Yüzde 43 zarardalar'
Otoprodüktörler ve elektrik üreticilerinin yeni yasaya göre kendilerinin kojenerasyon tesisi kurduğunu, bunu devletle herhangi bir sözleşme yapmadan serbest piyasaya hitap edecek şekilde gerçekleştirdiğini ve kredi temin ettiğini anlatan Ağış, şunları kaydetti: "Tesisler kurulurken aşağı yukarı doğalgaz fiyatları 16 cent civarındaydı. Bugüne kadarki yüzde 54'lük maliyet artışı, elektrik üretiminde de yüzde 43'lük maliyet artışı yarattı.
Otoprodüktörler ve elektrik üreticilerinin tesisi kurmadan önce hazırlattığı raporlara göre yüzde 20 kârlılık hedefleniyordu. Şimdi bu, yüzde 20 kârlılıktan yüzde 43 zarara dönüşünce zor duruma girdiler. Bu zarara devam etmemek için kapatıyorlar."
Ağış, kendisinin bu durumu daha önceden görerek, İstanbul'da düzenlenen bir toplantıda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'e aktardığını, toplantı için hazırladığı bildirinin 'Elbirliğiyle kojenerasyon tesislerini kapatmaktan kurtaralım' başlığı taşıdığını ifade etti.
Teknik olarak artık otoprodüktörler veya elektrik üretim şirketlerinin bu doğalgaz fiyatlarıyla bir şey yapamayacağını vurgulayan Özkan Ağış, "Önlem alınamazsa, bu santralların kapanmasına devam edilecek. Bu durum beklenen bir şeydi" dedi.
Ağış, Türkiye'de elektrik üretiminin yüzde 20'sini gerçekleştiren 178 adet otoprodüktör ve elektrik üretimi yapan şirket bulunduğunu hatırlatırken, doğalgaz fiyatlarının makul seviyelere çekilmesi, ÖTV ve TRT payının kaldırılması gerektiğini söyledi. Ağış, bu arada iki santralın üretimini durdurmasının enerji sıkıntısı yaratmayacağını kaydetti.
Ağustos zor geçebilir
Uzmanlara göre, hidroelektrik santrallarının bakıma alındığı dönemde, özel sektör eylem yaparsa Türkiye'nin büyük kısmı karanlıkta kalacak. Eğer bakıma alınmazsa, kış aylarında hidroelektrik santrallarında üretim kaybı olacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın hazırladığı verilerine göre, ağustos ayı en fazla elektrik tüketimin olduğu ayların başında geliyor. 2005 yılı verilerine göre, elektrik tüketimi aylık 12-14 milyar kilovat/saat arasında değişiyor.
Ağustos ayında ise elektrik tüketimi, 14 milyar kilowat/saati aşıyor. Bugün otoprodüktörler, yap işlet devret (YİD) ve yapişlet (Yİ) modeli santrallar dahil özel sektörün toplam kurulu gücü 17.9 bin MW. Toplam üretim 105 milyar kilovat/saat.
'Rekabet' dernek bastı
Elektrik üretiminin yüzde 20'sini gerçekleştiren ve maliyetler nedeniyle üretimlerini durdurmak isteyen üreticilerin belgelerine, rekabete engel oldukları yönünde ihbar alındığı gerekçesiyle Rekabet Kurumu tarafından el konuldu. Rekabet Kurumu ekibi, 10 Temmuz Pazartesi günü, Elektrik Üreticileri Derneği'nin Ankara'daki ofisine bir baskın düzenledi.
Derneki yetkilileri ise baskın ekibine, dernek üyesi üreticilerin, toplam elektrik üretiminin yüzde 20'sini gerçekleştirdiğini, bu oranla rekabete nasıl engel olacakları sorusunu yönelttiler. Yetkililer ayrıca, devletin, doğalgaz başta olmak üzere girdi maliyetlerindeki büyük artışa rağmen elektriğe zam yapmamasının değerlendirilmesi gerektiğini söylediler.
Elektrik üreticileri, elektrik krizinde elektrik vermedikleri gerekçesiyle Enerji Bakanlığı'nın tepkisini çekmişti. Şirketlerin üretimi bırakma isteği de Botaş'ın sözleşmeye dayalı olarak söylediği, 'Doğalgazı almasanız da ödeyeceksiniz' tavrıyla engelleniyor.