Tüm sektörlere rekabet geliyor

Üreticilerin ürünlerini tüketiciye ulaştırmak amacıyla bayi gibi dağıtım zincirleriyle, diğer ürünlere kısıt getirerecek anlaşmalar yapmalarına kısıt getiriliyor.
Haber: HANİFE ŞENYÜZ / Arşivi

ANKARA - Üreticilerin ürünlerini tüketiciye ulaştırmak amacıyla bayi gibi dağıtım zincirleriyle, diğer ürünlere kısıt getirerecek anlaşmalar yapmalarına kısıt getiriliyor. Pazara giriş kolaylaştırılıyor ve tüketicinin daha elverişli koşullarda ürüne ulaşmasının yolu açılıyor.
Rekabet Kurumu Başkanı Mustafa Parlak, 'Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği'nin pazara giriş kısıtlarını kaldıracak şekilde yeniden düzenlendiğini, tebliğin gelecek yıl başında yürürlüğe girmesinin planlandığını söyledi. Üreticilerin dağıtım zinciriyle dikey anlaşmalar yaparak, benzer nitelikteki diğer ürünleri dağıtmalarına ve satmalarını engelleyen uygulama sona erecek. Şu anda firmaların pazar payları ne olursa olsun bu tür anlaşmalar yapabildiklerine işaret eden Parlak, bira ve cips gibi ürünlerde bu muafiyetin kalktığını, kola ile ilgili olarak da değerlendirmelerin sürdüğünü vurguladı.
AB'deki oran dikkate alınacak
Parlak AB uygulamasında pazar payı yüzde 30'un üzerinde olan firmaların münhasırlık anlaşması yapamadığını, Türkiye'deki oranın tebliğin tartışmaya açılmasından sonra tarafların görüşleri alınarak belirleneceğini, ancak yüzde 30'un altında olmayacağını söyledi.
Bu tebliğiyle teşebbüslerin üretim ve dağıtım sürecini en iyi şekilde kullanmaları ve bunun sonucunda pazarda markalararası rekabetin artması, tüketicilerin tüm markalara daha kolay erişimi amaçlanıyor. Rekabet Kurumu Başkanı Parlak, şu değerlendirmeyi yaptı: "Şirketler, dağıtım zincirleriyle münhasırlık anlaşması yapabiliyordu. 10 yıllık uygulamada gördük ki, bu durum son satış notlarına ve pazara yeni girşleri kapatma riski taşıyor. O zaman bu piyasaya başka teşebbüslerin girme ihtimali kalmıyor. Rekabetin önemli koşulu da pazara girmek isteyenlerin önündeki engellerin kaldırılmasıdır."
'Otomotivde yerli katkı artar'
Otomotivdeki marka içi ve markalar arasında etkin rekabeti sağlayacak tebliğin de yılbaşında yürürlüğe gireceğini anımsatan Parlak, AB'de dört yıldan bu yana devam eden uygulamanın kısmi başarı sağladığını, Türkiye'de bu başarının daha yüksek olacağına inandığını söyledi. Uygulama, satış bayilerinin yanı sıra özel bağımsız servisler kurulmasına olanak sağlıyor, ayrıca eşdeğer yedek parça kullanımına kapı açıyor.
Parlak, ABD'de 40 bin olan servis sayısının 50 bine yükseliğini, eşdeğer yedek parça kullanımının ise AB tüketici profili (ihtiyatlı) nedeniyle aynı başarıyı sağlamadığını söyledi. Türkiye'de tüketicilerin orijinal yerine eşdeğer yedek parça kullanımını tercih edeceğini belirten Parlak, araçlarda yüzde 40 olan yerli katkının artmasıyla yedek parça ithalatının da düşeceğine dikkat çekti.
Halkbank'ın özelleştirilmesine de değinen Parlak, bankanın esnaf ve KOBİ kredilerine aracılık etme göreviyle birlikte özelleştirileceğini, buna talip başka bankaların çıkması halinde kamunun sübvansiyonlu krediyi en iyi şartları sağlayan bankalar aracılığıyla verdirebileceğine işaret etti.