'Tünelde ışık göründü ama üzerimize gelen arabanın ışığı mı?'

'Tünelde ışık göründü ama üzerimize gelen arabanın ışığı mı?'
'Tünelde ışık göründü ama üzerimize gelen arabanın ışığı mı?'

Ankaralı sanayicilere seslendi: Ankara Sanayi Odası Başkanı NurettinÖzdebir?in daveti üzerine aylık meclis toplantısına katılan Merkez Bankası Başkanı DurmuşYılmaz, sanayicilere, ?Toparlanma ihtimalimiz yüksek moral bozmayın? dedi. FOTOĞRAF: ECVET ATİK / AA

'Ekonomide dip görünmedi, kötüleşmenin hızı düştü' diyen Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, 'Baş aşağı 150 kilometre hızla giden araç 120 ile gitmeye başladı' dedi

ANKARA - Küresel finans krizi sürecinde ‘dibi gördük, ışık göründü’ gibi değerlendirmeler yapılırken, karamsar bir tablo çizen Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, krizi karanlık bir tünele benzeterek, “Tünelin içine girdik. Tünel karanlıktı. Öbür tarafa doğru bir ışık göründü. Işık, öbür tarafa çıkışı mı gösteriyor yoksa üzerimize gelen araba mıdır?” diye temkinli konuştu.
Ankara Sanayi Odası’nın (ASO) geleneksel meclis toplantısına konuk olan Durmuş Yılmaz, sanayicilere ihtiyatlı olmaları uyarısında bulundu. Yılmaz, “Tavsiyem ihtiyatlı olmanız. Biz de para politikası otoritesi olarak aldığımız kararlarla bu ihtiyatlılığı ön plana çıkarmaya devam ediyoruz. Evet birtakım ekonomik verilerde iyileşme var ama artıya geçmiş değil. Kötüleşmenin hızının yavaşlaması söz konusu. Yani baş aşağı 150 kilometre hızla giden bir araç 120-130 ile gitmeye başladı” diye konuştu. 

Enflasyona yarım puan etki
Hükümetin, otomotiv, mobilya gibi sektörlerde uyguladığı vergi indiriminin enflasyonu yarım puan artıracağını ama bunun geçici olacağını vurgulayan Yılmaz, bu vergi indirimlerinin enflasyona katkısı haziranda 0.56, temmuz ayında ise 0,54 oranında olacağını söyledi. Yılmaz, “Vergi indirimlerinin etkisiyle mart ayından itibaren stok eritme sürecinin hızlandığı gözlenmektedir. Bununla birlikte, iç talepte gözlenen canlanmanın bir bölümünün, tüketim talebinin öne çekilmesinden kaynaklandığı unutulmamalıdır” diye konuştu. Ayrıca Başkan Yılmaz, maliye politikalarında disiplinden taviz verilmemesini isterken, hükümetten orta vadeli mali plan hazırlamasını istedi. Yılmaz, “Talebimiz orta vadeli program. İşler iyiye gittiğinde mali disipline dönmek için hangi tebdirler alınacak. Bizim de sizin gibi hükümetten talebimiz budur” dedi.
Önümüzdeki dönemde kısa vadeli faiz oranlarının tek haneli olacağı sinyalini veren Yılmaz, son dönemde yaptıkları faiz indirimleri nedeniyle sanayicilerden övgü ve teşekkür aldıklarını belirtirken, “Bizi nasıl faiz düşerken seviyorsanız, çıkarırken de sevmeye devam edin. Çünkü ekonominin gereğini yapıyoruz” diye konuştu.
Ayrıca Yılmaz, “Uzun vadeli faizlerin tek haneli seviyelere daha erken gelebilmesi, güçlü ve inandırıcı bir orta vadeli mali disiplin perspektifi verilmesiyle mümkün olabilecektir. Katılım Öncesi Ekonomik Program’da açıklanan orta vadeli bütçe ve borçlanma hedefleri ile uyumlu bir maliye politikası izlenmesi önemini korumaktadır” dedi.

Türkiye’nin notunu eleştirdi
Yılmaz, kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye verdiği puanın düşüklüğünden yakındı. Başkan Yılmaz, “Türkiyenin risk pirimindeki artış diğer pek çok ülkenin gerisinde kalmış. Türkiye’nin finans sistemi derece notunu ima ettiğinden çok daha fazla direnç göstermiştir. Biz diyoruz ki bizim derecelendirmemiz yanlış, biz daha yüksek bir notu hak ediyoruz” dedi.
“Bankacalık sistemi güçlü ama ihtiyatı elinden bırakmaması gerekir” diyen Yılmaz, yatırım talebinin bir süre daha zayıf seyredeceğini, kendilerinin bankaları fonlamaya devam edeceğini ancak bu likidite imkânının bankaların daha önce kullandığı fon kaynaklarının yerini tutamayacağını söyledi.

Kredilerdeki azalış sürüyor
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz sunumunda ekonominin geleceğine yönelik şu öngörülerde bulundu: 
* Mevcut göstergeler, gelecek üç ay içinde beklenen siparişlerde bir toparlanma yasandığı ve 2009 yılının ikinci çeyreğinde sanayi üretiminin istikrar kazanacağına işaret ediyor.
* Vergi indirimlerinin etkisiyle mart ayından itibaren stok eritme sürecinin hızlandığı gözleniyor. Bununla birlikte, iç talepte gözlenen canlanmanın bir bölümünün, tüketim talebinin öne çekilmesinden kaynaklandığı unutulmamalıdır.
* Reel kesim güven endeksinin ve tüketici güven endeksinin artış eğilimine girmesi, önümüzdeki dönemde iktisadi faaliyette kısmi bir toparlanma yasanabileceğine işaret ediyor
* Son dönemde politika faizlerindeki indirimler ve alınan mali tedbirler sonrasında, içinde bulunduğumuz yılın ikinci çeyreğinde ülkemizde yurtiçi talebin göreli olarak istikrar kazanabileceğini ve son çeyrekten itibaren büyümenin pozitif olacağını öngörüyoruz.
* Dış finansmana erişim imkânlarının sınırlı kalmaya devam etmesi, ihracat pazarlarımızda toparlanmanın daha geç ve kademeli olması ve ihracatımızda dış talebe duyarlı dayanıklı tüketim ve sermaye mallarının yüksek payı, Türkiye ekonomisindeki toparlanmanın, alışılagelmiş tecrübelerimizden farklı olacağını gösteriyor.
* Yatırım ve istihdam göstergeleri, 1994 ve 2001 krizlerinin ardından iktisadi faaliyette gözlemlediğimiz hızlı toparlanmanın aksine, mevcut krizden çıkısın yavaş ve kademeli olacağına, kısa vadede toplam talepte belirgin bir ivmelenme yaşanmayacağına işaret ediyor.
* Son dönemde bir miktar toparlanmaya rağmen, süregelen küresel belirsizlikler ve ekonomideki mevcut atıl kapasite dikkate alındığında, yatırım talebinin bir müddet daha zayıf seyredeceği öngörülüyor.
* Küresel piyasalarda meydana gelen likidite daralması ve kredi standartlarının sıkılaşması nedeniyle firmalara verilen kredilerdeki azalış eğilimi devam ediyor. Tavsiyem ihtiyatlı olmanız. Biz de para politikası otoritesi olarak aldığımız kararlarla bu ihtiyatlılığı ön plana çıkarmaya devam ediyoruz.

‘Aman moraller bozulmasın’
Ekonomik göstergelerde negatif seyirin hız kestiğini belirten Durmuş Yılmaz’ın, “Öbür tarafa çıkışı mı gösteriyor yoksa üzerimize gelen araba mıdır?” sözü salonda gülüşme seslerinin yankılanmasına neden oldu. Yılmaz’ın bu sözü üzerine ASO Başkanı Nurettin Özdebir de esprili bir dille, “Moralimizi düzelttiniz” dedi. Bunun üzerine Yılmaz, Türkiye’nin krizde erken toparlanma ihtimalinin daha yüksek olduğunun altını çizerek, “Moral bozmaya gerek olmadığını” söyledi.
 (Radikal)