'Tünelin ucunda ışık var ama, dikkatli yürümeye devam edelim'

'Tünelin ucunda ışık var ama, dikkatli yürümeye devam edelim'
'Tünelin ucunda ışık var ama, dikkatli yürümeye devam edelim'

Merkez Bankası enflasyon raporunu Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erdem Başçı, Başkan Durmuş Yılmaz, Başkan Yardımcısı Burhan Göklemez (soldan, sağa) açıkladılar. FOTOĞRAF: MEHMET KAMAN / AA

Son dönem inişe geçen dolar kurunu mercek altına aldıklarını ve müdahale edebileceklerini açıklayan Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, krizden çıkış işaretinin İMKB ve kur değil, istihdam verileri olduğuna vurgu yaptı

ANKARA - Merkez Bankası son dönemde inişe geçen dolar kurunu mercek altına aldı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, döviz alım ihalesi başlatılıp başlatılmaması konusunda bankanın çalışma başlattığını açıkladı. Merkez Bankası’nın dolar kuruna müdahale gibi şu an alınmış bir kararının olmadığını kaydederken Yılmaz, döviz kurunda oynaklığın temel göstergelerden uzak olması durumunda müdahale edilebileceğini vurguladı.
Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası’nın 2009 yılı 3. Enflasyon Raporu’nun kamuoyuna tanıtılmasına ilişkin düzenlediği basın toplantısında ekonomi yönetimine ‘dikkatli yürüme’ uyarısında bulunurken, ekonominin önünün görülmesi için Orta Vadeli Mali Plan’ın bir an önce açıklanması gerektiğini kaydetti. Konuşmasında sık sık Orta Vadeli Mali Plan’a değinen Yılmaz, bir an önce hazırlanmasını isterken, aksi takdirde para politikasının duruşunu değiştireceği uyarısı yaptı.
Toplantıda Yılmaz’ın daha önce ‘Tünele girdik. Tüneldeki ışık öbür tarafa çıkışı mı gösteriyor yoksa üzerimize gelen araba mı?’ sözlerinin anımsatılarak, ışığın netleşip netleşmediği yönündeki sorusuna, “Tünelin ucunda ışık var, tam net değil ama dikkatli yürümeye devam edelim” yanıtını verdi. 

Merkez’den vergi  sinyali
Yılmaz, ‘mali tedbirler kapsamında yeterli adım atıldı mı’ sorusuna ise, “Doğru adımlar atılıyor ancak bunlar devam etmeli hem gelirler hem harcama tarafında” dedi. Bankanın bu açıklaması hükümete yeni vergi öneriyor şeklinde yorumlandı.
Yılmaz, küresel piyasalarda açıklanan son verilerin iyimsere doğru seyrettiğini işaret etse bile öncü göstergelerdeki iyileşmenin yavaş olmasının, “Kredi piyasalarındaki sorunların devam etmesi ve istihdam kayıplarının sürmesi kriz sonrası toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağını işaret ediyor” dedi. Yılmaz, toplam talepteki belirsizliğin ve düşük kapasite kullanım oranlarının gelecek dönemde yatırımlar ve istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin süreceğini ve işsizlik oranlarındaki yüksek düzeylerin özel tüketim harcamalarını sınırlamaya devam edeceğini ifade etti.
Yılmaz, finansal koşullardaki sıkılığın da kısmen devam ettiği göz önüne alındığında son dönemde gözlenen kısmi talep canlanmasının gücüne ve kalıcılığına ilişkin belirsizliklerin devam ettiğini belirtti.

3 yıl tek haneli faiz sinyali
Yılmaz, 2011 ve sonrası para politikasının enflasyon görünümünü etkileyen değişkenlerin seyrine bağlı olarak şekilleneceğini, krizden çıkışla birlikte mali disiplinin yeniden tesis edilmesi durumunda, kısa vadeli faizlerin üç yıllık tahmin ufku boyunca tek haneli seviyelerde kalabileceğinin öngörüldüğünü ifade etti. Yılmaz, “Orta vadede mali disiplinin tesis edileceğine dair taahhütlerin ve yapısal reform sürecinin güçlendirilmesi, gerek beklenti yönetiminin etkinleştirilmesi gerek para politikası kararlarının olumlu etkilerinin desteklenmesi açısından büyük önem arz ediyor” dedi.
Daralmanın ekonominin tüm kesimini olumsuz etkilemeye devam ettiğini de belirten Yılmaz, Hazine’nin borçlanma miktarının yüksek seviyede devam etmesi durumunda özel sektör kredileri ve faizinin olumsuz etkileneceğini dile getirdi. 

IMF’li ya da IMF’siz
Yılmaz, “Piyasada oluşan orta ve uzun vadeli faizlerin tek haneli değerlere kalıcı inmesi mali disiplinin tesisine bağlı olacak” dedi.
IMF ile Türkiye arasında hâlâ bir yol haritasının oluşturulmamasına ilişkin soruya ise Yılmaz, “ Bu konuda görüşmeler sürüyor. Bizim açımızdan bir ümitsizlikten bahsedilemez. IMF’li ya da IMF’siz üzerimize düşen görevi yapıyoruz” dedi.
Bu arada Yılmaz’ın daha önce Merkez Bankası’nın IMF’den görüş beklediğine ilişkin açıklaması doğrultusunda, ‘IMF’den yanıt geldi mi?’ sorusuna, “Görüşmeler kesilmeden sürüyor ama size net olarak bir şey söyleyemem” yanıtını verdi.
Bu yıl 15 Haziran’da açıklanması beklenen Orta Vadeli Mali Plan’ın daha da gecikmesi durumunda risklerin artacağı ve faizdeki düşüşün duracağını belirten Yılmaz, “Bizimde Orta Vadeli Plan’a katkımız var. Bir an önce kamuoyuyla paylaşılmalı” dedi. 

Dövize değil, istihdama bak
Başkan Yılmaz, İMKB ve dövizde yaşanan gelişmelerin piyasalar tarafından krizden çıkış işareti olarak değerlendirilmesine ilişkin yöneltilen bir soruya, krizden çıkışta istihdam verilerinin taşıdığı öneme dikkat çekti. Yılmaz, istihdamda iyileşmenin görülebilir noktaya geldiği aşamada krizden çıkıldığının söylenebileceğini ifade etti.
Yılmaz, uluslararası piyasaların güçlendiği gibi veriler olduğunu ama çıkışın yavaş ve kademeli olabileceğini belirterek, “Hiçbir zaman ihtiyatı elden bırakmayalım” dedi. Yılmaz, her geçen gün verilerin daha olumluya gittiğini ancak yabancı finans kuruluşlarında ‘toksit’ enstrümanlara yönelik adım atılmadığını ve risklerin bundan kaynaklandığına dikkat çekti. (Radikal)

Faizler ‘daha hızlı’ inebilir sinyali 
Gelecek dönemde küresel ekonomideki sorunların uzun süre giderilememesi ve bu durumun yurtiçi iktisadi faaliyetteki toparlanmayı daha da geciktirmesi durumunda, politika faizlerinde ikinci bir indirim süreci ve sonrasında faizlerin düşük tek haneli düzeylerde uzun bir süre tutulmasının söz konusu olabileceğine dikkat çeken Durmuş Yılmaz, şöyle devam etti:
 “Öte yandan gelişmekte olan ülkelerdeki kredi kalitesindeki nispi iyileşme bu ülkelere sermaye akımlarının güçlenmesi de olası bir senaryodur. Bu durum risk primi ve döviz kuru kanalından enflasyon üzerinde aşağı yönlü bir risk unsuru olarak ortaya çıkabilecektir. Böyle bir durumda da politika faizlerinde daha hızlı bir indirim veya ikinci bir indirim süreci ve sonrasında faiz oranlarının düşük tek haneli düzeylerde uzun bir süre tutulması gündeme gelebilecektir. ”

Dövize müdahale edebiliriz
Yılmaz, kritik eşik olarak tanımlanan 1.500’ün altına inen dolar kurunu Merkez Bankası uzmanlarının takip ettiğini ifade ederken, şu anda dolar kuruna bir müdahalenin görünmediğini söyledi. Kurların piyasa koşullarında belirlendiğini anımsatan Yılmaz, “Ancak Merkez Bankası’nın rezerv biriktirme amacı devam ediyor. Piyasada aşırı oynaklık durumunda da müdahale edebiliriz ama şu anda böyle bir durum söz konusu değil. Yalnız, rezerv biriktirme amacımız çerçevesinde döviz alım ihalelerine yeniden başlama konusunda bir çalışma yapılıyor. Bunun sonucuna göre döviz alım ihalelerine yeniden başlayabiliriz” dedi.

Kaynağı meçhul para 10 Ağustos’ta
Yılmaz’ın nereden geldiği belirlenemeyen Merkez Bankası’nın bilançosundaki 18 milyar dolara ulaştığı belirtilen net hata noksana yönelik, bankanın bilançosunda yer alan bu kaynağı belirsiz rakamı tespit etmek için bir çalışma yaptığını ve 10 Ağustos’ta açıklanacağını belirtti. Yılmaz şu bilgiyi verdi:
“Net hata noksan kaleminin sermaye hareketlerinin yoğunlaştığı kriz dönemlerinde bir çok ülkede sorun yaratabileceği gözlenmektedir.Ülkemizin ödemeler dengesi istatistikleri net hata noksan kalemindeki artışta etkili olan nedenler arasında 12 Ocak 2009’da  açıkladığımız yurtiçinde yerleşik kişilerin yurtdışı mevduatına yönelik olarak 2008 çalışması tamamlanmıştı. Bu mevduatta, 2008 yılının son çeyreği için yaklaşık 4.4 milyar dolarlık bir azalış göstermiştir. Dolayısıyla, yılın son çeyreğinde görülen 11.3 milyar dolar tutarındaki net hata noksan rakamı 6.9 milyar dolara düşmektedir.”

Düşük enflasyon için mektup yazdı
Merkez Bankası, hükümete gönderdiği mektupta, haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyonun, yüzde 5.73 olarak gerçekleştiği belirtilerek, 2009 yılının ikinci üç aylık döneminin sonu için yüzde 6.8 olarak
belirlenen belirsizlik aralığının alt sınırının aşağısında kaldığı kaydedildi.
Merkez Bankası, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’a açık mektup gönderdi. Mektupta, şöyle denildi: “2009 yıl sonu enflasyon hedefi hükümet ile birlikte yüzde 7,5 olarak belirlenmiştir. Haziran ayı itibarıyla yıllık enflasyon, yüzde 5,73 oldu ve 2009 ikinci üç aylık döneminin sonu için yüzde 6,8 olarak belirlenmiş olan belirsizlik aralığı alt sınırının altında kalmıştır. Bu çerçevede, enflasyonun hedeflenen patikadan belirgin olarak sapmasının nedenleri ile orta vadeli hedeflere ulaşmak için alınması gereken önlemleri açıklayan Enflasyon Raporu bilginize sunuldu.”

İran’dan para girişi yok
Bu arada Merkez Bankası Başkanı Durmuş  Yılmaz’a önceki gün bir kanalda ana haber bülteninde İran’dan 18 milyar dolar değerinde Türkiye’ye para girişi olduğuna dair haberin anımsatılması üzerine, “Böyle bir giriş hakkında bilgim yok. 80-90 tonluk bir miktar TIR’larla gelmesi gerekir” yanıtını verdi.
Ayrıca edinilen bilgilere göre, bazı uyanık vatandaşların Merkez Bankası’ndan yüklü miktarda alacağı olduğunu ileri sürerek, dürüst esnafı dolandırdıkları, bu konuya ilişkin Merkez Bankası’na şikâyetler geldiği de kaydedildi. 

Enflasyon hedefi aşağı çekildi
Merkez Bankası enflasyon hedefini üçüncü raporunda da aşağı çekti. Banka 2009 enflasyon hedefini orta noktası yüzde 6 olmak üzere yüzde 4.8 ile 7.2 aralığındati tahminini üçüncü raporda, orta noktası yüzde 5.9 olmak üzere yüzde 4.9 ile 6.9 arasına çekti. Verilen bilgiye göre; yakın dönemde politika faizlerinde bir miktar daha indirim gerçekleştirildiği ve sonrasında faizlerin 2010 sonuna kadar sabit tutulduğu varsayımı altında, enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla 2009 yıl sonunda orta noktası yüzde 5,9 olmak üzere yüzde 4,9 ile 6,9 aralığında, 2010 sonunda ise orta noktası yüzde 5,3 olmak üzere yüzde 3,7 ile 6,9 gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Petrol fiyatları ise 2009’da ortalama 60 dolar, 2010 ve sonrası ise 70 dolar civarı gerçekleşeceği varsayıldı.