'Tüpraş için Türk ortağa açığız'

Tüpraş özelleştirmesi için ön yeterlilik alan ve şirket için 2 Eylül'de teklif vermeye hazırlanan Polonya merkezli PKN Orlen İcra Kurulu Başkanı Igor Chapulec "Bu süreçte yerli bir ortakla güçlerimizi birleştirebiliriz" dedi.

İSTANBUL - Tüpraş özelleştirmesi için ön yeterlilik alan ve şirket için 2 Eylül'de teklif vermeye hazırlanan Polonya merkezli PKN Orlen İcra Kurulu Başkanı Igor Chapulec "Bu süreçte yerli bir ortakla güçlerimizi birleştirebiliriz" dedi. Tüpraş'ın, PKN Orlen'in 'bölgesel güç olma' stratejisine uyumlu bir şirket olduğunu belirten Chapulec, ortaklık konusunda bazı temasları bulunduğunu belirterek "Bunları görüşme diye tanımlamak için henüz vakit erken" dedi.
'Orta Avrupa'nın petrol rafinajı ve petrokimya konusundaki lideri' diye tanımladığı PKN Orlen'i tanıtmak için bir günlüğüne İstanbul'a gelen Chapulec, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, bir Türk ortağın mali yükü azaltacağını ve yönetim konusunda büyük yararı olacağını ifade etti. Chapulec, 2 Eylül'deki ihalede, imkânlar ölçüsünde en yüksek fiyatı takip edip, ciddi alıcı olduklarını göstereceklerini belirterek şunları söyledi:
"Kararlılıyız. Ancak hem Tüpraş'ın İMKB'deki hisse fiyatının artması, hem de petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle rafineri kâr marjlarının yükselmesi özelleştirmede fiyatı, geçen yılki rakamın üzerine çıkaracaktır. Türkiye'de uzun vadeli oyuncu olmayı hedefliyoruz."
Chapulec, Polonya'nın ciro bakımından en büyük şirketi olan PKN Orlen'in Avrupa'nın en modern beş rafinerisinden biri olduğunu, geçen yılı 600 milyon avro kârla kapattığını belirterek şöyle konuştu:
"Tüpraş'ı alırsak yapacağımız yatırımı 5 yılda çıkaracak büyüme ve gelişme stratejisi uygulayacağız. Türkiye'de ve Orta Avrupa'da hızlı büyüme stratejisini sürdürebilecek mali kaynağa, 1.75 milyar avro borçlanma kapasitesine sahibiz." Chapulec, PKN Orlen'in yüzde 27'sinin Polonya hükümetine ait olduğunu, yüzde 73'lük halka açık kısmın Varşova ve Londra borsalarında işlem gördüğünü söyledi.
PKN Orlen, 5 milyar doları aşkın pazar değeriyle Orta Avrupa'nın en büyük petrol rafinerilerinden. Şirket, Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde kendisine ait ve hissedar olduğu rafinerilerde yıllık 21.7 milyon ton üretim kapasitesine sahip.
Petrokimya sektöründe de yatırımı olan PKN Orlen'in Petkim ile ilgilenip ilgilenmediği sorusuna ise Chapulec "Şimdilik Tüpraş'a odaklandık" dedi. Türkiye'de dağıtım zinciri kurma konusunda ise "şimdilik yok öyle bir şey" demekle birlikte kesin olarak reddetmiyor. 'Tüpraş ihalesinde en tehlikeli gördüğünüz rakip kim' sorusunu ise Chalupeck, şöyle yanıtladı:
"Bunu söylemek zor. Çünkü böyle bir süreçte firmanın büyüklüğü ve mali gücü hiçbir şey ifade etmez. Kimin iştahının daha kabarık olduğunu söylemek zor."
Tüpraş geçen yıl daha sonra iptal edilen bir ihalede Zorlu-Tatneft ortaklığına 1,3 milyar dolara satılmıştı. Fiyatın Chapulec'in dile getirdiği koşullar nedeniyle daha yüksek çıkması şaşırtıcı olmayacak.
'AB sancısı çekeceksiniz'
Polonya'nın AB üyeliği sürecinin son bir yılında Polonya Maliye Bakanlığı'nda müsteşarlık yapan Chapulec "İlk başta uyum sürecinde büyük sancılar yaşıyor, acı çekiyorsunuz. Ancak ödevleri tamamlayıp üye olunca müthiş tatmin yaşıyorsunuz. Türkiye hem bu acıyı ve sıkıntıyı, hem de tatmin hissini yaşayacak" dedi.
'İşçi çıkarmak yok'
Chalupec ve beraberindeki yönetici grubu temmuz ayında Tüpraş'ın bazı tesislerini ziyaret etmiş. "Erdemir'de olduğu gibi ziyaretlerde olay çıkmadı. Arka kapıdan mı girdiniz" sorusuna Chalupec esprili şekilde şu cevabı veriyor:
"Arka kapı mı, ön kapı mı bilemiyorum. Büyük bir kapıydı. Girdik dolaştık ve bilgi aldık. Ancak Tüpraş'ı görünce kendi şirketimizi anımsadım. Hem ülkelerimizin, hem şirketlerimizin çok benzerlikleri var. İhaleyi kazanırsak Polonya'da yaptıklarımızı burada da yapmamız gerektiğini gördük. Ancak Tüpraş'ta değer yaratmanın yolu işçi azaltmaktan değil, şirketi büyütmekten geçiyor. Biz de Tüpraş'ı yeni yatırımlarla daha da büyüterek değer yaratacağız. Türkiye gibi büyüyen ve gelişen pazarlarda değer yaratmanın yolu büyümeden geçer.
Bizim daha önceki yatırımlarımız nispeten durgun pazara sahip ülkelerdeydi. O nedenle yeniden yapılanma Tüpraş için düşündüğümüzden biraz farklı oldu.
Tüpraş Türkiye'nin hazinelerinden birisi. Bunun bilincindeyiz. Bu hazineye iyi sahip çıkıp, daha iyi hale getirdiğimizi göreceksiniz."