'Tüpraş'ın satış fiyatı yüksek değil'

Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın Tüpraş ihalesinde gerçekleşen fiyat ile alıcının yerli olmasının öne çıkarılarak satış işleminin tartışılmaz hale getirildiğini öne sürdü.

İSTANBUL - Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Mustafa Öztaşkın Tüpraş ihalesinde gerçekleşen fiyat ile alıcının yerli olmasının öne çıkarılarak satış işleminin tartışılmaz hale getirildiğini öne sürdü.
Petrol-İş Tüpraş'ın özelleştirilmesine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. "Gerçekleşen fiyat iddia edildiği gibi yüksek değildir" diye konuşan Başkan Mustafa Öztaşkın, "Tüpraş'ın yalnızca rafineri prosesini kurma değeri 8 milyar doların üzerinde. Bu değerin dışında limanları, binaları, güç tesisleri, lojmanları ve daha birçok malvarlığı var. 4.14 milyar dolarlık ihale bedeli, Tüpraş'ın 2004 cirosunun dörtte biri kadar. Satıştan gelen kaynak borç stokunun azaltılması ya da faiz harcamalarında kullanılacak. Türkiye günde 100 milyon dolar faiz ödüyor. 4.14 milyar dolar, Türkiye'nin 41 günlük faiz harcamasını ancak karşılayacak. Koç Holding CEO'su Bülend Özaydınlı'nın da yaptığı açıklamada verdikleri fiyatın Tüpraş'ın değeri olduğunu söylemişti" dedi.
'Operasyon Koç'a ihale'
Öztaşkın, Shell'i işaret ederek bu satışla özelleştirilmesi gündemde olan Petkim'in de alıcısının şimdiden belli olduğunu belirtti. Öztaşkın, ihale sonrasında Shell'in konsorsiyumdaki yüzde 10'luk payının sabit kalması halinde bile yüzde 39'u yabancıların elinde olan Tüpraş'taki toplam yabancı payının yüzde 44'e ulaştığını açıkladı. Tüpraş'ın yüzde 51'inin devri için kurulacak şirkette yerli ortak Koç Holding'in payının en fazla yüzde 26.01 olacağını iddia eden Öztaşkın, "Bu operasyon Koç Holding'e ihale edilmiştir" dedi.
Türkiye'nin enerji politikalarını belirlemedeki inisiyatifinin Tüpraş'ı alan konsorsiyuma geçtiğini anlatan Öztaşkın, bu nedenle konsorsiyuma uluslararası alandan ortaklık teklifi yağdığını ifade etti.
Yapılan satışla Türkiye'nin büyük gelir kaybına uğrayacağını söyleyen Öztaşkın sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüpraş'ın devri için kurulacak şirket, finansmanı büyük olasılıkla Tüpraş'ı teminat göstererek sağlayacak. Büyük borç yükü altına girecek olan şirket, Tüpraş'la birleştirilirse, devlet vergi gelirinden mahrum kalacak. Alıcı firma, aldığı krediyi en çok 4 yılda Tüpraş'ın kendi kaynaklarıyla karşılayacak. Cebinden tek kuruş çıkmadan Tüpraş'a sahip olacak"
'Türkiye kime satılıyor?'
Mustafa Öztaşkın, usulsüz özelleştirme harekâtının sorumlusu saydıkları AKP hükümetine şu soruları sordu: "Tüpraş'ın iki ihale arasındaki büyük bedel farkı AKP hükümetinin kamu malını satmaya ehil olmadığını göstermiyor mu? Türkiye'yi 800 milyon dolar zarara uğratan yüzde 14,76 kamu payı satışının kime ve nasıl yapıldığını neden gizlediniz? 'Tüpraş'ı biz mi yoksa Koç mu daha iyi yönetir' diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a soruyoruz: Siz Türkiye'yi de iyi yönetemiyorsunuz. Kime satacaksınız. Koç Holding'e de soruyoruz, Unakıtan'ı şirkete satış müdürü yapar mıydınız?"
Bugüne kadar yüzde 14.76'lık oran için dört, yüzde 51 için de 3 dava açtıklarını söyleyen Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Öztaşkın, ihale şartnamesini gördükten sonra yeni dava dilekçelerinin dosyaya ekleneceğini açıkladı. Hükümetin Tüpraş'ın yüzde 65.76'sını satmak için yola çıktığını belirten Öztaşkın, "Tüpraş özelleştirmesine yüzde 14.76'lık oranın satışıyla şaibe düştü. Satış şaibelidir" dedi.
Yüzde 14.76'lık satış ve Galataport ihalesini kazanan Ofer Grubu hakkında hükümetin neden hiçbir açıklama yapmadığının sorulması üzerine ise Mustaffa Öztaşkın, "Bu konunun açıklanmaması ideolojik gerekçelerle açıklanabilir. Hükümet ne olursa olsun satalım mantığıyla düşünüyor. Ofer'in kazancı hakkında mecliste bir araştırma komisyonu kurulmalı" cevabını verdi. Öztaşkın ayrıca, Türk-İş'in 26 Eylül'de kendisine bağlı işyerlerinde sabah işe geç başlama ve bildiri dağıtma ve okuma eylemi yapacağını söyledi.
'Nasıl ödenecek?'
Petrol-İş Sendikası avukatı Gökhan Candoğan da Tüpraş'ın ilk ihalesinin iptalindeki gerekçenin satış bedelinin nasıl ödeneceğinin netleşmemesi olduğunu hatırlatarak, son ihalede de aynı konunun boşlukta bırakıldığını belirtti. Candoğan, "12 Eylül'de ihale bitirilirken bedelin peşin mi, vadeli mi ödeneceğinin net şekilde karara bağlanması gerekiyordu" dedi. İhalenin bitirilip, dosyanın Rekabet Kurumu'na gönderildiğini hatırlatan Candoğan şöyle konuştu:
"Ancak halen hiç kimse bedelin nasıl ödeneceğini bilmiyor. Bu da, bir önceki Danıştay kararında ortaya konulmuş bir hukuka aykırılık. Ayrıca iptal edilen ihaledeki gibi bu kez de şartnamede üretim, yatırım ve istihdama ilişkin hiçbir koşul getirilmemiş. Alıcı konsorsiyum biliniyor, ancak devrin hangi şirkete yapılacağı ve şirketin sermaye yapısı ise meçhul. Bu da hukuka aykırıdır. Şartnameye göre, yüzde 49 pay ile, ihale sürecine hiç katılmamış bir sermaye grubunun Tüpraş'ı devralma imkânı var. Biz bunun da hukuka aykırı olduğunu düşünüyoruz"