'Türk insanı Ankara'sız iş yapamıyor'

Doğan Yayın Holding (DYH) tarafından düzenlenen 'Anadolu'daki Avrupa' toplantılarının 18'incisine katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Tekstilde lider ülke gibi görünmemize rağmen, hazır giyimde fasondan markaya geçemiyoruz" diye konuştu.

TRABZON - Doğan Yayın Holding (DYH) tarafından düzenlenen 'Anadolu'daki Avrupa' toplantılarının 18'incisine katılan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Tekstilde lider ülke gibi görünmemize rağmen, hazır giyimde fasondan markaya geçemiyoruz" diye konuştu. Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde (KTÜ) yapılan 'Marka güçtür' ana temalı toplantıda konuşan Yıldırım, şunları söyledi: "Geçen sürede, Türk insanının beceremediği iki şey var. Biri marka olmak, diğeri ise Ankara'ya sırtını dayamadan iş yapmak. Ama son birkaç yılda vatandaş küresel rekabeti gördü ve buna göre adımlarını atmaya başladı." 'Marka olsa ne olur olmasa ne olur' denilebileceğini söyleyen Yıldırım, "Marka olmadan ticaret yapabilir, ekonomiyi geliştirebilir miyiz? Bu, elbette ki mümkün. Ama sürekliliği yok. Marka size kısa sürede prim yaptıran bir şey. Mesela tekstilde lider ülke gibi görünmemize rağmen, hazır giyimde fasondan markaya geçemiyoruz. Markayla marka olamamanın farkı bu" dedi.
'Büyük düşün küçük başla'
Yıldırım, marka olmak için güven ve istikrarın önemli olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Ülkeler de marka olabilir. Uzun vadeli kalıcı üretime yönelik yatırımlar yapacak ve ülkemizin marka değeri artacaktır. Bakın 2001'de krizler yaşandı. Ülke umutsuzluğa gitti. Ama 2003'ten sonra durum değişti. Enflasyon, faizler düşürüldü. Ama yeterli değil. Çünkü öncelikle istikrara ihtiyacımız var. İstediğiniz kadar geçmişinizle övünün, meziyetlerinizi anlatın. Çalışmadan başarıyı ve markayı sağlayamazsınız. Yönetimde bir anlayış vardır. Büyük düşünün ama küçük başlayın."
'Marka en büyük eksiklik'
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Eren de, Türkiye'nin ihracatının son yıllarda artmasına rağmen sahip olduğu potansiyelleri yeterince değerlendiremediğine dikkat çekti. Eren, "Potansiyelleri yeterince değerlendiremeyen ülkemizin, uluslararası mal piyasalarındaki en büyük ve en önemli eksikliği, gerçek anlamda dünya markalarına sahip olmamasıdır. İhracatta katma değerin yükseltilmesini ve sınırlarımızın ötesinde bir geleceğimizin olmasını istiyorsak 'marka' olmak artık zorunluluk haline gelmiştir. Bu bakımdan yerel markalarımız hızla dünya markası haline getirilmelidir.



'Antalya örnek oldu'
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Eren, kent olarak hedeflerini sıralarken şunları söyledi: "Hedefimiz, fuarlar, konferanslar, toplantılar ve buna bağlı Turizm merkezi Trabzon'u ülke ekonomisine kazandırmak ve marka olmaktır. Bu konuda önemli mesafeler kaydeden ve markalaşan Antalya'yı örnek almaktayız. Yapılabilecek bir işbirliğiyle Antalya ve Trabzon'un turizm sektöründe ortak markalar yaratabileceğine, birbirini tamamlayan turizm değerleriyle iyi bir çıkış yaşanabileceğine inanıyoruz."


'Dublör konumu bitmeli'
Reklamcılar Derneği Başkanı Jeffi Medina da, fason üretim konusunda Türkiye'nin önde gelen ülkelerden biri olduğunu ve bunun da markalaşma sürecinde akla takılan bir engel teşkil ettiğini vurguladı. Jeffi Medina şunları söyledi:
"Fason üretim meşhur markalara dublörlük yapmak anlamına gelir. Fason üretimde o kadar çok dünya ülkesinin dikkatini çekebilmiş bir ülke olduysak, bu, bir sonraki adımı artık atmamız gerektiğinin göstergesidir. Çünkü ya büyük isimlerin arkasındaki sessiz isim olmaya devam edeceğiz ya da sürdürülebilir bir hikâye için kendi markalarımızı yaratacağız. Kendi özgün ürünlerimizi ve markalarımızı yaratmakta gecikmemeliyiz."