Türk tahvili kapış kapış

17 Aralık sonrası ilk uluslararası ihale Hazine'yi sevindirdi: 2025 vadeli borç tahvillerine 13 milyar dolarlık teklif geldi; karşılanan miktar 2 milyar dolar.

İSTANBUL - 17 Aralık Avrupa Birliği (AB) zirvesi sonrasında önceki gün ilk kez uluslararası piyasalardan borçlanmaya çıkan Hazine, 2 milyar dolarlık tahvil satışıyla tarihinde ilk defa tek seferde en yüksek borçlanma tutarına ulaştı.
Satılan toplam tahvilin yüzde 35'lik kısmı ABD, yüzde 33'ü Avrupa ülkelerine giderken, Türk yatırımcılar ihracın ancak yüzde 27'si kadar, başka bir ifadeyle 540 milyon dolarlık tahvil satın alabildi.
Önceki gün Morgan Stanley ve Citigroup'a yetki vererek 5 Şubat 2025 vadeli dolar cinsi tahvil ihracı başlatan Hazine'nin, bu ihracına 13 milyar dolarlık rekor teklif gelirken, Hazine söz konusu teklifin 2 milyar dolarlık kısmını karşıladı. Tahvillerin getirisi yüzde 7.52 düzeyinde gerçekleşti. Tahvillerin parası 24 Ocak günü Hazine hesaplarına girecek.
Hazine çok başarılı
Hazine'nin ihraçtaki zamanlamasının 'çok başarılı' olduğunda birleşen bankacılık çevreleri, satış tutarını ve faiz oranını da 'çok iyi' olarak değerlendirdi. ABD Merkez Bankası'nın şubat ayı başında faiz artırımı kararı alacağına kesin gözüyle bakan bankacılık çevreleri, bu artırım öncesi Hazine'nin borçlanmasının maliyeti önemli oranda aşağı çektiğini söyledi. Şubat ayından sonra Hazine'nin bu kadar düşük faizle borçlanamayacağını söyleyen bir bankacı, "2025 vadeli tahvil ihracı son yılların en düşük faizi oldu. Bu sonuç Hazine'nin doğru zamanlaması sayesinde elde edildi" yorumunu yaptı.
Hazine Müsteşarlığı'nın bundan öncesi ihalelerinde 5 milyon dolar teklif veren kurumların ancak 1 milyon dolarlık tahvil alabildiğini de söyleyen yetkililer, bu ihalede ise herkesin almak istediği tutarın 5 hatta 10 katı teklif verdiklerini söyledi.
Bu nedenle toplam teklifin 13 milyar dolar gibi çok yüksek bir düzeyde gerçekleştiğini ifade eden bankacılar, "Bu tabii ki gerçek talep değildi. Eğer olsaydı şimdi ikincil piyasada işlem gören bonoların hızla prim yapması gerekirdi. Oysa ki ihraç fiyatı düzeyinde işlem görüyor" yorumunu yaptı.
AB süreci tetikledi
Bankacılık sektörü temsilcileri, ihaleye gerek yerli, gerekse yabancılardan yoğun talep gelmesinin iki önemli nedeni olduğunu vurguladı.
Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci öncesinde tüm ülkelerin avrobondlarının hızla prim yapması nedeniyle yabancıların Hazine'nin söz konusu ihracına yoğun talep gösterdiğini belirten bir bankacı, "Yüklü döviz tutan yerli yatırımcılar ise yurtiçinde düşen getiriler nedeniyle son dönemde avrobondlara yoğun ilgi gösteriyor" dedi.
Bu arada, Financial Times'ta yer alan haberde, uluslarararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu yükseltmesinin uluslararası piyasalara yaptığı 20 yıllık tahvil ihracına destek verdiğini belirtti.
TEB Hazine Direktörü Ümit Leblebici: Teklif sizi şaşırtmasın
Son tahvil ihracına yönelen ciddi talebi yerli ve yabancı yatırımcı açısından ayrı ayrı değerlendirmemiz gerekiyor. Türkiye'de ciddi bir döviz bolluğu var. Buna karşın getiriler oldukça düşük. Bu nedenle müşteri kesiminden avrobondlara ciddi talep geliyor. Yabancılar açısından da Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci önemli. Geçmiş dönemlerde AB'ye üyelik sürecindeki ülkelerin avrobondları ciddi primler yaptı. Bu da yurtdışından Türk avrobondlarına talebi artırıyor. Bankalar ise bu ihraca müşterileri adına katıldı. Bankalar için 20 yıllık vade uzun olduğundan portföylerinde çok fazla tutmuyorlar. Genelde müşterileri için alıyorlar. Teklifin yüksek gelmesi ise sizi yanıltmasın. Çünkü 20 milyon dolarlık bir avrobond almak isteyen kişi bu tutarı alabilmek için 50 milyon dolarlık teklif vermek zorunda olduğunu biliyor. Bu da teklif tutarını artırıyor. Faize gelince bu Türk Hazine'si için çok iyi diyebilirim. 20 yıllık kâğıt almasına rağmen yatırımcılar için bu getiri bence kötü değil."
Finansbank Genel Md. Yrd. Kerim Rota: Faiz olarak çok başarılı
"Hazine tek kalemde en yüksek tutarlı borçlanmayı gerçekleştirdi. Toplam 13 milyar dolarlık talep geldi. İhraç öncesi Hazine'nin 750 milyon dolar-1 milyar dolar arasında satış yapması bekleniyordu. Ancak, bu yüklü talep karşısında alışı kesmek istemediğini ve tutarı 2 milyar dolara çıkarttığını düşünüyorum. Fakat, toplam 14 milyar dolarlık talebin tamamı gerçek talep değil. Önceki ihraçlarda beş talep eden bir alabiliyordu. Bunu bilen piyasa oyuncuları ihraca ihtiyacının beş hatta 10 katı taleple katıldı. Bu da toplam teklifi çok yukarı çekti. Bu kadar yüklü talebe karşın ikincil piyasada işlem görmeye başlayan kâğıdın faizinin değişmemesi bunu ortaya koyuyor. İhraca faiz olarak baktığımızda çok başarılı diyebiliriz. Hazine bu vadede en düşük faizlerden biriyle borçlanma gerçekleştirdi. Ayrıca Hazine'nin ABD Merkez Bankası'nın bir faiz artırımıyla sonuçlanması beklenen şubattaki toplantısı öncesinde borçlanması da çok önemli. Bu ihraç maliyetini önemli oranda aşağı çekti. Bu toplantıdan sonra Türkiye belki de bu faizlerle borçlanma şansını yakalayamayacaktı."
Akbank Genel Md. Yrd. Reşit Toygar: Bu tahviller prim yapar
"Hazine'nin önceki avrobond ihraçlarında en yüksek borçlanma 1.5 milyar dolarda kalırdı. Satış miktarı ilk kez 2 milyar dolara çıktı. Borçlanma faizi de iyi bir seviyede. Bugüne kadar hep yüksek faizlere alışılmıştı, artık düşük faizi göreceğiz. Hazine'nin tahvil ihracına alışılandan fazla, 13 milyar doların üstünde teklif geldi, 7.6 milyar dolarlık bölümü yerli yatırımcıların tekliflerinden oluştu. Ancak Hazine iç piyasaya 600 milyon dolarlık satış yaptı. Aradaki fark teklifin bir kısmının fiktif olduğunu düşündürüyor. Satış miktarının yüksek tutulması, kâğıdın verimini düşürdü. Ancak bu önemli değil, mutlaka prim yapar. Uluslararası piyasalar açısından Türk avrobondlarını olumsuz etkileyecek gelişme şimdilik söz konusu değil. ABD'de kısa vadeli faizdeki olası artıştan çok, uzun vadeli faizin değişimine bakılmalı. ABD bono piyasası genel olarak stabil. ABD ekonomisine ilişkin verilerin izlenmesi ve enflasyonist tehdit algılanması halinde Türk avrobondlarına baskı oluşabilir. Hazine'nin bundan sonraki borçlanmalarının da başarılı olması piyasa koşullarının uygun olmasına bağlı."