'Türkiye açısından nükleer enerji birkaç kamyonluk küçük mesele'

Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Zafer İncecik, "Ekonominizi sağlıklı kılmanın formülü, ekonominin temeli olan sanayinizi sağlıklı kılmanızdan geçiyor" dedi.
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

İSTANBUL - Siemens Sanayi ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Zafer İncecik, "Ekonominizi sağlıklı kılmanın formülü, ekonominin temeli olan sanayinizi sağlıklı kılmanızdan geçiyor" dedi. Piyasalarda yaşanan dalgalanmaların iş dünyasında ne gibi tahribat yaptığını sorduğumuz İncecik, şunları söyledi:
"Eğer yarattığınız değerler sizi dünya çapında söz sahibi yapabilecek güçteyse o zaman mali dalgalanmalardan borsanız etkilenir fakat ekonominiz etkilenmez. Çünkü sizin açıklarınız yoksa ya da açıklarınız olmayacak gibi sizin bir katma değer oluşturma mekanizmanız mevcuttsa, ülke içinde yaratılan değerleri hem ülke içinde hem de ülke dışında satıyorsanız, o zaman ne cari açığınız ne de dış ticaret açığınız oluşur ve bu dalgalanmalardan etkilenmezsiniz. Fakat Türkiye'de cari işlemler açığını sıcak parayla kapatma yöntemine girmişiz. Bu sıcak para döndüğünde de, hemen ekonomi zayıflar mı diye tasalanıyoruz."
'Şimdi başlansa beş yılda kurulur'
Nükleer enerjiyle de ilgili sorularımızı yanıtlayan İncecik, nükleerin korkulması gereken bir enerji tipi olmadığını vurgulayarak şöyle dedi:
"Türkiye'nin her yıl elektrik enerjisi ihtiyacı katlanarak artıyor. Kömürüz var, suyumuz var ama üçte birini ancak kullanıyoruz, bunların daha çok kullanılması gerek. Ama bir kısım enerjiyi de depolamak gerekiyor. En sürekli enerjiyi elde etmek ve en az bakımla en az çevreye zarar vermek isteniliyorsa bunun adı nükleer enerjiydi. Ayrıca böyle bir yatırımın gerçekleşme süresi anlaşmalardan sonra en az beş yıl sürer. Kolay bir yatırım da değil. Fakat burada son depolama problemi var. Ama son depolama problemi bugünün değil, çözülmesi gereken dünyanın genel bir problemi. Son depolama problemi de şu; nükleler yakıt kullanıldıktan sonra hâlâ radyoaktivitesi vardır, bu kullanılmış bitmiş olan uranyum nükleer çubuklarının izole biçimde depo edilmesi gerekiyor. Bunların çok uzun yıllar depo edilmesi lazım. Bunlar atık olarak görülüp çevreye bırakılmaz. Bu sorun da çözülmeyecek bir sorun değil. Ayrıca kullanıldıktan sonra hâlâ radyoaktivitesi olan atık tekrar kullanılabilir. Bunu yapan ülkeler var.
Fakat bu sorun nükleer yakıt kullanmak için Türkiye'de bir engel değil. Çünkü Türkiye'de nükleer enerji üretmek için kullanılacak yakıt çok az. Yakıtın da kullanıldıktan sonra saklanması için gerekli olan yer de çok küçük olacak. Birkaç kamyonluk kullanılmış yükle Türkiye'nin üretimini yapabilirsiniz."
'Sorunumuz iyi yönetimde'
Türkiye ekonomisin kendi kendini taşıyacak güçte olduğuna inandığını söyleyen İncecik, şunları söyledi: "Ülke olarak güçlü olmanız lazım güçlüyseniz bir sorun yok. Türkiye son yıllarda artık tüm dünyayla birlikte çalışan izole olmayan bir ülke konumuna geldi. Dolayısıyla etkileşim de karşılıklı oluyor. Global ekonomiyi bir ağa benzetirsek, bir ağın içinde birbirinden haberi olmayan noktaların olmaması lazım, bu ağın noktaları ne kadar güçlüyse o yapı o kadar sağlam olur.
Burada yapacağımız şey kendimizi yanıltmamak, yanlış taraflara yönlendirmemek ve doğru bildiklerimizi yapmak."
Yönetimin önemine dikkat çeken İncecik, şunları söyledi: "Bankaların, şirketlerin ve bütün ekonominin iyi yönetilmesi lazım. Tek tek bütün fertler bundan sorumludur. Türkiye'nin her alanda iyi yönetilmesine ihtiyacı var. Bu, Türkiye'nin geleceği için önemlidir, iyi insan kaynaklarının iyi pozisyonlarda olması gerekiyor. İyi insan kaynaklarını Türkiye'nin yetiştirmesi ve sürekli yatırım yapması lazım."
Telgrafla başladı
1958'de Türkiye'de yatırıma soyunan Alman Siemens ile Türkiye'nin çok eskilere dayanan ilişkisi var. Türkiye ve Siemens arasındaki işbirliği, 1800'lerin ortalarında, Osmanlı İmparatorluğu'nun ülkeye telgraf sistemi getirme kararıyla başladı. Siemens Halske, İstanbul Telgraf Merkezi'ni kurdu. İlk telefon hattını da 1881'de İstanbul'da döşedi.
'Siemens 2006 yılı hedeflerini tutturacak'
2006 yılının hedefleri çerçevesinde gerçekleşen bir yıl olarak devam ettiğini söyleyen Zafer İncecik, Siemens A.Ş.'nin Türkiye'de etkinlik alanları hakkında şu bilgiyi verdi: "Siemens ulaşım sistemleri alanında Türkiye'de raylı sistemlerde faaliyet gösteriyor. Sinyalizasyon sistemlerini kurmanın yanı sıra vagon ve lokomotif imalatı da yapıyor. Bursaray ve Ankaray, Siemens'in Türkiye'de uygulamış olduğu projelerden bazıları. Enerji sektöründe üretim, iletimi ve dağıtımı için çeşitli elektrik santralı türlerinin anahtar teslimi inşası, elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımını destekleyen elektrik ve elektronik şebekenin iyileştirilmesi ve bakımı konuları üzerinde yoğunlaşıyor. Siemens enformasyon ve komünikasyonda mobil enformasyon ve komünikasyon, enformasyon ve komünikasyon şebekeleri kuruyor. Tıp çözümleri alanında entegre sağlık hizmetine yönelik ürünler ve çözümler sunuyor. Görüntüleme cihazları geliştirip, hastanelerde IT sistemleri kuruyor. Otomasyon ve kontrol sistemleri ve endüstriyel çözümler ve hizmetler ile Siemens işletmelerin maliyetlerini düşürmelerini ve fabrika üretkenliği artırmalarını sağlıyor. Siemens Türkiye pazarında yangın güvenlik sistemleri, güvenlik sitemleri, bina otomasyonu ve bina yönetimi hizmetleri konularında da faaliyette. Telekomdan otomotive, endüstriyel uygulamalardan tüketici elektroniğine kadar geniş elektronik devre elemanları yelpazesine sahip."