'Türkiye Akdeniz'in Çin'i olacak'

Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin yanı sıra Sabancı Holding'e geniş yer veren tam sayfalık yazıda, Türkiye'yi Akdeniz'in Çin'i olarak nitelendi.

İSTANBUL - Fransa'nın önde gelen gazetelerinden Le Figaro tarafından hazırlanan ve Türkiye ekonomisinin yanı sıra Sabancı Holding'e geniş yer veren tam sayfalık yazıda, Türkiye'yi Akdeniz'in Çin'i olarak nitelendi.
Yazıda ayrıca Güler Sabancı, 'Sabancı Grubu'nu dünyayı fethetmeye hazırlayan kadın' olarak tanıtıldı.
Uluslararası finansal mücadele alanının uzağında, kıtanın en dinamik büyüme hızlarının birinin rüzgârını arkasına alan büyük Türk şirketler topluluğunun, silahlarını gizliden gizliye parlatmakta oldukları ve büyük muharebeye hazırlandıkları belirtilen yazıda, amacın, global pazara baskın yapmak olduğu ifade edildi.
Türkiye'nin tercihli sektörleri
Fransa'nın ünlü gazetesi Le Figaro'da 'Sıçrama Yapmaya Hazır Türk Sanayi Devleri' başlığı ile yayımlanan yazıda, İstanbul'un yoğun trafiği ve bunaltıcı havası içinde Orta Asya'dan Doğu Avrupa'ya, oradan batıya uzanan çizgide Türk şirketlerinin faaliyetlerini yoğunlaştırdığının altı çizildi. Gazete söz konusu haberinde Türkiye'nin tercihli sektörlerini ise şöyle sıraladı: "Bu baskın öncesi hazırlık sürecinde, daha şimdiden bazı tercihli sektörler belirmekte. Bunların başında enerji, otomotiv donanımları, lastikler, bankacılık ve finans, inşaat ve bayındırlık hizmetleri. Yakın gelecekte girişilecek olan büyük savaş, olasılıkla bu cephelerde verilecek."
AKP'ye de övgü yağdı
Yazıda seçimlerle işbaşına gelen AKP'nin, enflasyonu kontrol altına alarak, istihdam yaratmayı, toplumu ve ekonomiyi dinamik bir büyüme hızına yeniden kavuşturmayı, ayrıca ulusal para biriminden altı sıfır atarak, YTL'yi dolaşıma sunmayı ve böylece yatırımcıların itimadını yeniden kazanmayı başardığı belirtildi.
Büyük Türk gruplarının 'savaş nizamına' geçmelerine olanak sağlayan koşulların oluşması sonucu, uzun vadeli planlara gereksinim duyulduğu kaydedilen haberde, Sabancı Holding'in Üst Yöneticisi Ahmet Dördüncü'nün "Son birkaç yıldır, on yıl süreli bir büyüme ve gelişme planını yürürlüğe koymuş bulunmaktayız, 2001 yılından önce bir önceki yıla bakarak yeni bir bütçeyi öngörebilme olanağına sahip değildik" açıklamasına da yer verildi. Türk şirketlerinin uluslararası alanda yaptıkları çalışmaların anlatıldığı bölümün sonunda ise "Bu yalnızca bir başlangıçtır. 72 milyona ulaşan nüfusu, yüzde 7 ila yüzde 8 oranında artış kaydeden büyüme hızı, yabancı sermaye için bir cazibe kaynağı olması bağlamında (Türkiye, Akdeniz'in Çin'i) olma yolundadır" ifadesine yer verildi.



Grubunu dünyayı fethetmeye hazırlayan kadın
Le Figaro'da yer alan haberin yarım sayfalık bölümünde de Sabancı Holding ve Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'ya yer verildi. Bu bölümde "Güler Sabancı Sabancı Şirketler Grubu'nu yönetiyor. Onun yarattığı ivme desteğinde holding, uluslararası arenada boy gösterme ölçeğini geliştirdi ve artık böylesine mükemmel bir çizgi doğrultusundaki çabalarını durdurmak niyetinde değil" denilerek, Güler Sabancı'nın erkekler dünyasındaki bir işkadını olarak, kendisini olduğu gibi kabul ettirmekten vazgeçmediği aktarıldı.
Yazıda Güler Sabancı'nın, kendisini ziyaret eden yabancı basın mensuplarını iyi bir ev sahibesi olarak karşıladığı ve Forbes Dergisi'nin açıkladığı dünyanın en güçlü kadınları listesinin 65. sırasında yer alan Sabancı'nın, "Sergilediği görüntüye uygun, saygıdeğer, hanımefendi bir işkadını" olduğu dile getirildi.
Yazıda, şunlar kaydedildi:
"Güler Sabancı, ortak girişimlerin sayısını artırmak suretiyle, Sabancı Holding'in stratejisinde önemli bir dönüm noktası yaratmıştır. Dünya ölçeğindeki şirket grupları ile anlaşmaları başlatma girişimlerinde bulunmuştur."
Sabancı Holding'in CAC 40 şirketlerini kıskandıracak bir konumda olduğu kaydedilen yazıda, Sabancı Grubu'nun, bugünün rakamlarına göre 10,6 milyar dolar düzeyinde bulunan cirosunun, üç yıl içinde 15 milyar dolara yükseltilmesinin planlandığı anlatıldı.
Bundan sonra geri kalanın Sabancı'yı gerçek bir dünya ölçeğinde, kendi sınırları dışında tanınan ve sayılan bir şirketler grubu yapmak olduğu ifade edilen yazıda, yabancı sermayeyi özendirmeye ve sınırsız iletişime açık olan 'Sabancı patroniçesinin', vites büyütmeye kesinlikle kararlı olduğu, bu amaç doğrultusunda çevresinde iletişim ve pazarlamayla görevlendirilmiş genç profesyonellerden oluşan bir ekibin olduğu kaydedildi.
Yazıda, şöyle denildi: "Bu aşamada, Türk ekonomisinin potansiyeline güvenen, ülkesinin AB üyeliğinin ateşli taraftarı olan, kendi sektörlerinin liderleri ve uluslararası şirketlerle yaptığı ortaklıklardan gurur duyan Güler Sabancı, her şeye karşın kendi ufuklarını rakamlarla ve bilançoyla sınırlamak istemiyor. Türkiye'nin gelecekteki seçkin kuşağını sinesinde barındıran Sabancı Üniversitesi, hiç evlenmemiş olmasına karşın onun bebeği... Ultramodern ve bir Amerikan üniversitesi kadar sevimli, ancak öğrencilerinin yüzde 40'ı burslu ve her birisi en mükemmel altyapı donanımlı. Amcasının, söylemeyi âdet edindiği gibi (Bu topraktan aldığımızı, bu toprağa geri vermekle yükümlüyüz) demenin bir yöntemi gibi..."