Türkiye dünyanın en büyük fuarında Mehter takımıyla kız kaçıracak

Türkiye dünyanın en büyük fuarında Mehter takımıyla kız kaçıracak
Türkiye dünyanın en büyük fuarında Mehter takımıyla kız kaçıracak

194 ülkenin temsil edildiği dev fuar alanında Türkiye?nin binası 2 bin metrekare. Dünyanın ilk düzenli yerleşim yeri Çatalhöyük?ten esinlenilen binayı altı ay içinde 7 milyon kişi gezecek.

Mayıs ayında Çin'de başlayacak dünyanın en büyük fuarı Şangay EXPO 2010, 70 milyon kişiyi ağırlayacak. Kiralanabilir en büyük binayı alan Türkiye, Çinlilere deniz, kum yerine kültürü tanıtacak. Mehter takımı, temsili olarak Avusturya'nın binasına giderek müzik eşliğinde 'saraydan kız kaçıracak'

İSTANBUL - Dünyanın kültür, tarih ve eğitim olimpiyatı olarak bilinen ve Dünya Fuarı ismiyle de anılan EXPO bu yıl Çin’in Şangay kentinde düzenlenecek. Toplam bütçesi, 4.5 milyar dolarla Pekin Olimpiyatları bütçesinin iki katı olan fuar 560 hektarlık dev bir alana kurulacak. 1 Mayıs’tan 31 Ekim’e kadar sürecek fuarı 70 milyon kişi ziyaret edecek.
Türkiye de dev fuarda kendi kültürünü tanıtacak. 248 ülke, şehir ve kuruluşun katılacağı fuarda 1 milyon dolar vererek 2 bin metrekare ile kiralanabilir binalardan en büyüğünü Türkiye aldı. Türkiye’nin salonunu fuar süresi boyunca 7 milyon kişinin gezmesi bekleniyor.

Yeni bir şehir kuruldu
2010 Dünya EXPO’su Şangay’da Huangpu Nehri kıyısındaki bataklık ve endüstriyel bölgede kuruldu. Birlerce Çinli işçi bu zor alanda ıslah çalışması yürüttü. Alanda binalar inşa edildi, nehrin iki yakası birleştirildi. Havaalanı ve hızlı tren bağlantıları yapıldı. Fuar alanında katılımcı ülke ve kuruluşlara iki farklı seçenek sunuldu. Bazı ülkeler boş arazi üzerine kendi yapısını inşa ederken bazıları özel hazırlanmış yapılardan yararlanarak kendi pavyonunu oluşturdu. Fuar alanında ülkelere 50 metrekareden 6 bin metrekareye kadar farklı alanlar ayrıldı.

Daha büyüğü olmayacak
Şangay EXPO 2010 1851 yılından bu yana düzenlenen fuarlar arasında en büyüğü olacak. Bundan sonra da hiçbir ülkenin bu kadar büyük bir bütçe ayırıp dev bir fuar alanı kurması beklenmiyor. Türkiye de dev tanıtım fırsatı için kurumlarla birlikte çalışıyor.
Başbakanlık Tanıtma Fonu, Dışişleri Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı, İstanbul Belediyesi, THY, TRT ve Anadolu Ajansı ile birlikte birçok büyük özel kuruluş da sponsorluk desteği sağladı.
Türkiye Pavyonu çalışmalarını Pavyon Yüksek Komiseri Büyükelçi Sencar Özsoy koordinatörlüğünde Zaragoza’daki EXPO’da da Türkiye Pavyonu’nu düzenleyen ARK Grubu yürüttü. 

Bina Çatalhöyük’ten
Kapladığı devasa alan, bütçesi, katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla ‘Yüzyılın Tanıtım Arenası’ haline gelen EXPO 2010, bu yıl ‘Better City, Better Life-Daha İyi Şehir, Daha İyi Yaşam’ başlığıyla düzenleniyor. Dünya Fuarı’nda Türkiye’nin pavyonu (fuar alanı) Çatalhöyük ana temasıyla oluşturuldu.
Mısır Piramitleri’nden 4500 yıl öncesine dayanan ve dünyadaki en eski düzenli yerleşim yeri olan Çatalhöyük Türkiye binasına ilham kaynağı oldu. 2 bin metrekarelik binanın dış cephesi Çatalhöyük kazılarında bulunan ve dünyanın ilk şehir planı olarak adlandırılan duvar resimlerinin oluşturduğu motifle giydirildi. Rengi de Çatalhöyük’teki duvarlarda kullanılan kırmızıdan alındı.
Fuardaki Türkiye pavyonunun tanıtıldığı toplantıda konuşan Büyükelçi Sencar Özsoy, fuarda denizi, kumu değil Türkiye’nin kültürünü anlatacaklarını söyledi. 2010 Avrupa Kültür Başkenti Seçilen İstanbul, son teknolojiyle tanıtılacak. 

360 derece İstanbul
Alandaki dairesel bir ekranda özel bir teknikle çekilen 360 derece İstanbul filmi izletilecek. Türk-Hollywood işbirliğiyle çekilen film, odanın ortasında duran ziyaretçiyi İstanbul’u meydanlarında ve caddelerinde gezdirirken helikopter görüntüsüyle şehri gökyüzünden gösterecek.

Çinliler İskender yiyecek
Türkiye pavyonunda ayrıca 200 metrekarelik restoran alanı da kuruldu. Türk mutfağından yemekler de burada ziyaretçilere sunulacak. Burada Bursa’nın ünlü İskender kebabı da büyük çoğunluğunu Çinlilerin oluşturacağı ziyaretçilere tanıtılacak. Ayrıca Maraş dondurmasıyla da şovlar yapılacak.
Binadaki 120 metrekarelik alanda ise Türkiye’den el sanatları ve hediyelik eşyalarla Ebru ve Hat sanatı sergilenecek. Katılımcılar atölyede kendi eserlerini üretebilecek.

Tanıtım afişine girdi
Türkiye pavyonu inşaatında bile EXPO yönetimi dahil herkesin ilgisini çekti. Çin’deki gazetelerin ilgi gösterdiği pavyon Coca-Cola tarafından EXPO için özel üretilen ve 3 milyon adet dağıtılan takvimdeki birkaç ülke arasına girdi. Türkiye, Şangay EXPO 2010 tanıtım afişlerinde de yeraldı.  (Radikal)

İspanya’daki turizmi artırmıştı
Katıldığı EXPO’larda her zaman ilgi çeken Türkiye, son olarak Japonya’da EXPO 2005’te altın madalya, İspanya’daki EXPO 2008’de ise gümüş madalya kazanmıştı. Türkiye, 2015 EXPO’suna da İzmir ile aday olmuş ancak İtalya’dan Milano seçilmişti. EXPO ile ilgili organizasyonu yapan ARK Mühendislik’in Genel Müdürü Ali Rıza Koç, Türkiye 2008 yılında İspanya Zaragoza’daki fuarda 1.1 milyon ziyaretçi ağırladığını söyledi. Türkiye, bu rakamla kendi alanında ikinci olmuştu.
Koç, böylece İspanya’dan Türkiye’ye gelen turist sayısının yüzde 10-15 oranında arttığını belirtti. Türkiye ve Osmanlı’nın 1851’den bu yana fuarlara katıldığını ancak halkın çok bilmediğini anlatan Koç, “EXPO’ların popülaritesini artırmak gerek. O zaman Türkiye’nin büyük EXPO fuarını 2020’de alması muhtemel” dedi.

‘Çinliler Türkiye’ye turizmde dört sıra atlatır’
Türkiye’nin 1851’den bu yana EXPO’lara katıldığını söyleyen Büyükelçi Sencar Özsoy, son dönemde Sevilla, Lizbon, Zaragoza ve Hannover’de çok iyi performans gösterildiğini belirtti. Türkiye’nin en büyük sıkıntısının tanıtım olduğunu ve yurtdışında çok yanlış tanındığını ifade eden Özsoy şöyle konuştu: “Şangay’da en önemli hedef Türkiye’yi Çin’de tanıtabilmek. Şu an Japonya’yı geçerek dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’in 10 yıl içinde lider olacak. Eğer Türkiye daha iyi tanınırsa Çinliler Türkiye’yi turizmde sekizincilikten dördüncülüğe çekebilir.”

Bir aylık gösteri
Özsoy, EXPO 2010’da fuar zamanı boyunca 20 binden fazla kültürel gösteri olacağını anlattı. Özsoy’un verdiği bilgiye göre Türkiye de kültürel aktivitelerde en ön sıralarda olacak. Türkiye toplam 37 gün gösteri yapacak. Açılış günleri 1-4 Mayıs ve kapanış günleri 26-30 Ekim’de de Türkiye’nin gösterileri olacak. Özsoy fuar alanında Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) işleteceği bir ‘bussines center’ da kurulacağını belirtti. Yatırım Ajansı’nın da katıldığı toplantılarda Türkiye’deki yatırım imkânları Çinli işadamlarına anlatılacak.

7 milyon broşür rekoru
Özsoy, Türkiye’nin bir ilki gerçekleştirerek 7 milyon broşür bastıracağını açıkladı. Bunun tarihte bir ilk olduğunu belirten Özsoy şöyle konuştu: “Kültür Bakanlığı dev bir çalışma yapıyor. Haftada bir TIR dökümanları fuar alanına getirecek. Çinliler aileleriyle birlikte broşürden
Türkiye’yi tanıyacak.”

‘Komşu çivi çakmadı’
Ekonomik kriz nedeniyle zor durumda olan Yunanistan’ın durumu fuar organizasyonunda da belli olacak gibi görünüyor. Yunanistan pavyonunun da Türkiye’nin yanında olduğunu anlatan Özsoy, komşunun şimdiye kadar binaya bir çivi bile çakmadığını söylüyor.

Kruvasan ve kahveyle kız kaçırma
Türkiye ve Avusturya fuar sırasında tüm dünyada ilgi çekecek özel bir şov planlıyor. Türkiye’den giden mehter takımı fuar alanında Türkiye’den iki bina uzakta olan Avusturya’nın pavyonuna giderek tepside kahve ve kruvasan ikram edecek. Mozart’tan Türk marşı ve saraydan kız kaçırmayı çalan mehter, temsili olarak Avusturya’dan bir sarışın alıp ‘Türkiye’ye geri dönecek.
İlk kez Avusturya Viyana’da sahnelenen Mozart’ın ünlü operası, bir İspanyol soylusunun, uşağı ile birlikte, sevgilisi Konstanze’yi ve onun İngiliz hizmetkârını Selim Paşanın Akdeniz kıyılarındaki sarayından kurtarma girişimini anlatıyor.

Kruvasan Osmanlı hilâlinden
Kruvasanın da Türkiye ve Avusturya arasında özel bir önemi var. Kruvasan Türk mutfağına Viyana kuşatmasından sonra geldi. Tarihçiler kökeni Fransa olarak bilinen kruvasanın aslında Viyana’dan geldiğini söylüyor. Tarihçilere göre Avusturyalılar Viyana kuşatmasında Osmanlı bayrağının hilalinden esinlenerek kruvasanı yaratıyor ve zafer ‘Düşmanı tek lokmada yutmaktır’ sloganıyla kutlanıyor.