Türkiye IMF'de daha güçlü ülke oldu

Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri Kurulu'nda Türkiye, Çin, Güney Kore ve Meksika'ya IMF daha fazla oy hakkı ve pay verilmesine yönelik öneri kabul gördü.

İSTANBUL - Uluslararası Para Fonu (IMF) İcra Direktörleri Kurulu'nda Türkiye, Çin, Güney Kore ve Meksika'ya IMF daha fazla oy hakkı ve pay verilmesine yönelik öneri kabul gördü. IMF Başkanı Rodrigo Rato birkaç gün içinde bu yönde resmi bir kararın açıklanacağını söyledi.
Bu karar IMF'ye üye ülkeler arasında geniş bir fikir birliği sonucunda alındı. IMF, son bir yıldır gelişmekte olan ülkelerin, kurumun işleyişinde daha fazla söz sahibi olması için, oylama sistemini ve üye ülke kotalarını gözden geçirmeye başlamıştı.
Dört ülkenin kotası düşüktü
IMF'nin şu an kullandığı hesaplama kotalarına göre bu dört ülke kotaları en zayıf olanlar. Ülkeler için kotalar aşağı yukarı ülkenin gayrisafi yurtiçi hasılası (GSYİH) ve rezervlerine göre değerlendiriliyor. IMF gelişmekte olan ülkelere daha fazla söz hakkı tanıyarak İngiltere ve Fransa gibi ülkelerin hâkimiyeti altındaki sistematiği değiştirerek küresel ekonomiye uydurmaya çalışacak. Rato'nun verdiği bilgiye göre bu reform taslağı, Bretton Woods sisteminin çöktüğü 1970'li yıllardan bu yana ki en büyük yenilenme hareketi.
İkna gücünü kaybediyor
Reform taslağıyla IMF'nin kendini finanse etmekte de rahatlatılması amaçlanıyor. Önümüzdeki üç yıl içinde IMF'nin bütçe açığının iyice derinleşmesi, 2009 yılında kurumun 297 milyon dolarlık bir bütçe açığı ile karşı karşıya kalması bekleniyor.
Uzmanlara göre, kurum bugünün dünya ekonomisini tehdit eden mali dengesizlikleri algılamakta güçlük çekiyor ve yeni çağa kolayca adapte olamıyor. Çünkü değişen dengelere ve Asya'ya kayan ağırlık merkezine rağmen IMF'de en az söz sahibi olan ülkelerin başında Çin ve Hindistan geliyor. USA Today'de yer alan bir habere göre IMF, Çin'e yuan için baskı yapmak bir yana dursun, artık ülkeleri herhangi bir şey yapmaya ikna edebilecek gücü de kaybediyor.
Neden reforma kalktı?
Reformlar için orta vadeli bir strateji izleme karar alan Rato, bu reformların dünya ekonomisinde kuruma daha büyük bir yönetici güç vereceğini umut ediyor. Nitekim bu amaç doğrultusunda hazırlanan reform taslağı içinde özellikle Asya ekonomilerinin kur değerlerinin ve politikalarının daha yakın takip edilmesi yer alıyor. Bu da şu ana kadar sadece sanayileşmiş ülkelerin para birimlerine odaklanmış olan IMF için önemli bir değişiklik. Çin ve Hindistan'la birlikte değişen ekonomik gerçekleri anlamamakta ısrar eden IMF'nin vereceği borç paraya olan talebin, başarısız ekonomik programlarının da etkisiyle hızla düşüyor olması IMF'yi reforma zorlayan gerekçeler arasında gösteriliyor. Özellikle de özel sermaye akışının küreselleşmesi ve Arjantin gibi IMF politikalarından mustarip üyelerin fona olan borcunu bir çırpıda kapatmaları, IMF'nin kredilerine olan ilginin azalmaya başladığının en önemli göstergelerinden sayılıyor.