'Türkiye kelebek olacak'

Yaptığı araştırmalarla 250'den fazla ürün ve müşteri davranışının şifresini çözen Dr. Clotaire Rapaille, Türkiye'de perakende sektörünün henüz embriyon döneminde olduğunu belirterek,"Türkiye şu anda metamorfoz döneminde.
Haber: HALE TÜZÜN / Arşivi

İSTANBUL - Yaptığı araştırmalarla 250'den fazla ürün ve müşteri davranışının şifresini çözen Dr. Clotaire Rapaille, Türkiye'de perakende sektörünün henüz embriyon döneminde olduğunu belirterek,"Türkiye şu anda metamorfoz döneminde. Bir transformasyon söz konusu, şu anda hâlâ kelebek olmaya hazırlanan bir tırtıl gibisiniz. Hâlâ ikisi arasındasınız. Henüz kanatlarını açıp uçan bir kelebek olmadınız" dedi.
'Perakende Günleri 2005' kapsamında konuşan Rapaille, Türkiye'nin diğer modeleri kopyalamak yerine kendine özgü modelini ortaya koyması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin şifresinin misafirperverlik olduğunu belirten Rapaille, konuşmasında Türkiye'yle ilgili ilk tanışmasını da şöyle anlattı: "30 yıl önce öğrenciyken Türkiye'ye geldim. Arabam bozulduğunda tamirci onarım bitene kadar beni evinde misafir etti. Misafirperver ruhu, Türk insanının şifresidir. Bunu yeni nesillere aktarın."
'Türk kahvesi nerede?'
30 yıl önce her yerde suyla beraber kahve ikram edildiğini hatırlatan Rapaille, "Şimdi hiçbir yerde bulamıyorum. Türk kahvesi nerede Allahaşkına! Kendi kültürel değerlerinize lütfen sahip çıkın" diye konuştu. Rapaille, Türk politikacılara şu tavsiyelerde bulundu:
"Politikacılara daha az politikacı daha çok marka yöneticisi olmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü dünyada Türkiye'nin nasıl algılandığından siz sorumlusunuz. Kültürünüzün özünü anlatabilmek için doğru mesajı vermelisiniz. Bu konuda işlerin nasıl kötü yapılabileceğini Washington'da görebilirsiniz. ABD'nin marka olarak başı dertte."
'Satış için duygu şart'
Rapaille, konferanstaki konuşmasında insanın reptile, limbik ve korteks olmak üzere üç çeşit beyni olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Ne satarsanız satın, mutlaka reptile beyne hitap etmeniz gerekiyor, yoksa başarılı olamazsınız. Limbikte duygu var. Depremi, İMKB'nin tepetaklak olmasını unutmadık. Korteks ancak yedi yaşında oturuyor. Bundan önce kafamıza yerleşenler, korteksin, sansürün filtresinden geçmiyor. Reptile beyne hitap eden ürünün fiyatı ne olursa olsun tüketici öder."
Türkiye ve İstanbul'a birer marka olarak yaklaşılması gerektiğine dikkat çeken Rapaille, "New York kötü durumdaydı. 'New York'u seviyorum' sloganıyla iyi duruma geldi. İstanbul ve Türkiye için teklif gelirse açığım. İstanbul'un reptile beyne hitap eden yönünü bulup insanlara göstermek isterim. Bana İstanbul'da bu konferans için konuşmacı olmam istendiği zaman yüzümde kocaman bir gülümseme belirdi. İşte bunun nedeni araştırılmalı."
Boyner: Kral işi bilen değil
Perakende Günleri'ne bu yıl dördüncü kez katılan Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner, artık işin kendisinden ziyade 'uygulama'nın önemli olduğuna dikkat çekerek, "Kral işi bilen değil işi yapabilen, yani işin anahtarı işi bilmekten ziyade, işi yapabilmekte" dedi. Uzun yıllar iş geliştirmenin işin önemli bir kısmı olduğuna inandığına dikkat çeken Boyner, "Aradan yıllar geçti. Ve ben galiba fikrimi değiştirdim. Dönüp geriye bakınca strateji ve iş geliştirmenin işin sadece yüzde 5'ini, uygulamanın ise yüzde 95'ini oluşturduğunu gördüm. Etrafta çok fikir ve herkese eşit dağıtılmış bir 24 saat var. Dolayısıyla her şey insanda bitiyor" diye konuştu.
Yabancıların artık İstanbul'a yaşamaya geldiğine dikkat çeken Boyner, "Sadece Picasso sergisi için 40 bin yabancı bekleniyor. Yani insanlar Türkiye'ye yemek yemeye ve yaşamaya geliyorlar. Oysa eskiden cami ve müze gezmek için gelirlerdi. Gülmeyin ama; Laila ve Reina gibi restoranlar aslında yurtdışındaki imajımızı pozitif etkiliyor" diye konuştu.
Perakendede bilinçaltının kodları
Alışverişin hayat bağlantısını güçlendirdiğini kaydeden Rapaille, bu konuda şunları söyledi: "Internet bunu yapamaz. Çünkü dokunmak çok önemlidir. İnternette dokunma yok. Bunun için korkmaya gerek yok."
Rapaille, perakendede bilinçaltının şifrelerini ise şöyle açıkladı: "Sadakat. Her zaman orada olması sadakati doğurur. Bu nokta anneyi çağrıştırır. Alışveriş yaşamla bağ kurulmasıdır. Bu, tıpkı baştan çıkarma gibidir. Satın alma ise hedefi vurmaktır. Düşmanı öldürme, puan kazanmaktır. Alışveriş ve satın alma arasındaki fark çok iyi anlaşılmalı. Satın almada, sperm yumurtayı böler, döllenir. Anne artı baba eşittir bebek. Alışveriş ise bu döllenmeden önceki bütün süreç ve eylemlerdir.
Akıllı mağazalarda kasiyere son
Metro Grup Bilgi Teknolojileri Yönetici Direktörü Gerd Wolfram, Metro Group'un New York, Paris, Düsseldorf'tan sonra İstanbul'da sergilediği Future Store (Geleceğin Mağazası) ile ilgili olarak şunları söyledi: "Geleceğin süpermarketlerinde her alışveriş arabasının üzerinde kişisel alışveriş yardımcısı denilen bilgisayar bulunacak. Müşteri en sevdiği ürünleri nerede bulacağını, hangi üründe indirim olduğunu buradan öğrenecek. Akıllı tartılar meyve ve sebzeleri kendileri tanıyacak. Sistem kasa kuyruklarına son verecek. Kasiyere gerek olmadan nakit ya da kredi kartıyla ödeme yapılacak. Akıllı giyinme odaları renk ve beden seçenekleri ile hangi rafta olduğunu söyleyecek.
5-10 yılda Future Store'lar gerçeğe dönüşecek."
'Yatırım için ideal ülke'
"Dünyanın bu bölgesi en büyük perakende ve alışveriş merkezi gelişimine ve insiyatifine sahip" diyen MDC Turkmall Yönetim Kurulu Başkanı Otto Nagel, şunları söyledi:
"Türkiye çok kuvvetli bir ülke, halkı da çok azimli. Şimdi uluslararası yatırımcılar da gelmeye başladı. Biz bunu 10 yıldan fazla süredir bekliyorduk. Ancak Avrupalı politikacılar bunun çok farkında değil. Ben 15 yıl önce gelişimi fark ettim. 1990-2004 yılları arasında Türkiye'de hazırlık dönemini yaşadık. Şu dönemde Türkiye uluslararası yatırımcılar için uygun bir platform. Türkiye'deki perakende sektörü Avrupa'daki en hareketli perakende sektörü. Yerel zincirler de burada uluslararası standartları uyguluyor. Artık herkes perakende sektöründe yatırım yapmak için Türkiye'nin doğru ve cazip bir yer olduğunu biliyor. Tam gaz gidiyoruz."