'Türkiye kriz döneminde, Fransa İspanya ve Portekiz'den golfçü çekti'

'Türkiye kriz döneminde, Fransa İspanya ve Portekiz'den golfçü çekti'
'Türkiye kriz döneminde, Fransa İspanya ve Portekiz'den golfçü çekti'

National Golf Club bünyesinde kurulan 25?i kız olmak üzere 55 sporcudan oluşan Junior Team var. Çocukların birçoğu dar gelirli ailelere mensup; çocukların 15?i ÇocukEsirgeme Kurumu?ndan.

National Golf Club'un Başkanı Dr. Bülent Göktuna, 'Bu yıl, Türkiye'ye golf oynamaya gelen turist sayısının 150 hatta 100 bine düşmesi beklenirken yüzde 30 artışla 380 bine ulaştı, çünkü fiyatlarımız ucuz' dedi
Haber: ÇAĞRI BİLGİN / Arşivi

ANTALYA - Kriz, Türk golf turizmine yaradı denilebilir. Avrupa ve Amerika’da bazı golf turnuvalarının iptal edilmesine neden olan global ekonomik kriz, 2009 yılında Türkiye’de beklenenin aksine golf turizmini olumlu etkiledi. Türkiye’ye golf oynamaya gelen turist sayısı 2007 yılında sadece 250 bin iken, bu rakam 2008’da 300 bine çıkmıştı. 2009 yılında Türkiye’ye golf oynamaya gelen turist sayısının 150 hatta 100 bine düşmesi beklenirken yüzde 30 artışla 380 bine ulaştı, 600 bin oyun oynandı.

14 golf tesisi var
Antalya Belek’te yer alan National Golf Club’un Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Bülent Göktuna, yüzde 30’luk artışın özellikle ekonomik kriz döneminde çok olumlu olduğunu belirterek, “Daha pahalı destinasyonları tercih edenler ucuz olduğu için Türkiye’yi seçtiler. İspanya, Portekiz, Güney Fransa gibi ülkelerin müşterilerini çaldık. Türkiye’de 80 avro olan bir kişiye maliyet, İspanya’da 180 ile 360 avro arasında değişiyor” dedi. Göktuna sözlerini şöyle sürdürdü:
“Fiyatların yukarıya çıkması için Kadriye, Belek gibi yerlerin kentleşmesi tamamlanmalı. Golf oynamaya gelen kişi çıkıp rahatça balığını yiyip içkisini içmeli, alışverişlerini yapmalı, kentin dokusu buna izin vermeli. Biz de otele mahkum kalınıyor. Özel sektör kendi bulundukları yerleri güzelleştirdi. Ancak diğer yerler küçük ve köy gibi kalıyor. 14 kilometre alan içinde 14 adet golf sahası var. Belek’te şu anda bu alanda yeni yatırım yapılmıyor.”

Kadın turnuvası yeniden
Ayrıca bu yıl ertelenen Avrupa Bayanlar Golf Turnuvası’nın (LET) Türkiye ayağı ‘Turkish Ladies Open’ın 2010 yılında düzenleneceğini duyuran Bülent Göktuna, “Erkeklerin turunun maliyeti 5 milyon avroyu buluyor. Golfü uzaylı sporu gibi görüyorlar bunun için sponsor bulamıyoruz. Bunun için Ladies Cup’ı düzenliyoruz çünkü maliyeti daha düşük. Bu yıl sponsorluk nedeniyle yapamadığımız turnuvayı gelecek yıl mayısın birinci haftasında gerçekleştireceğiz” diye konuştu.
National Golf Club, 03-09 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek olan Avrupa Bayanlar Golf Turnuvası’nın Türkiye ayağı olan Turkish Ladies Open’da 130 ülkeden 126 profesyonel bayan golfçuyu ağırlayacak.

Hedef şampiyon çıkarmak
President’s Putter Cup (Başkanlık Turnuvası) kapsamında sorularımızı yanıtlayan Bülent Göktuna, National Golf Club bünyesinde kurulan 25’i kız olmak üzere 55 sporcudan oluşan Junior Team’le ilgili de şu bilgileri aktardı: “Bu çocukların bir çoğu dar gelirli ailelere mensup; 15 tanesi ise Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan. Diyet, psikolog gibi doktorları var. İrlanda Milli Takım Hocası David Pearly üç haftada bir gelip program uyguluyor. Temmuz ayında seçmeler yapılıyor. Fizik testlerine tabi tutuluyorlar. Golfe yatkınlıklarına göre seçiliyorlar. Antalya’dan servisler kaldırıyoruz. Antalya’daki belediyelerin hoperlörlerinden golfçü aradık. Ekonomik durumu az olan çocukları arıyoruz. Burada eğitim verdikten sonra golf sporunda para kazanan insanlar yaratmayı hedefliyoruz. 10 yıldır bu işi yapıyorum. Bu bir gönül işi. Paraları bittikçe yolluyorum. Avrupa ve Amerika’daki turnuvalarda bizi temsil edecek çocuklar yetiştirmek istiyorum. Hedefim bir şampiyon çıkarmak.”
Aynı zamanda yatırım danışmanı olan Bülent Göktuna, sahibi olduğu İngiltere’de kurulu yatırım danışmanlık şirketi Mineks’in öncülük ettiği, Türkiye’de tarım yatırımları yapmayı planlayan Vision3 projesinin durduğunu söyledi. 

Vision3 olmadı ama...
Ithmaar Bank, Abu Dabi Investment House ve Gulf Finance House’un oluşturduğu Vision3 ile Yatırım Ajansı’nı buluşturup aradan çekildiklerini hatırlatan Göktuna, şunları aktardı: “Ekonomik krizden çok etkilendiler. Piyasada panik olunca fonları durdurma kararı aldılar. Vision 3 projesi o tarihte durduruldu. Neticeleneceğini sanmıyorum. Çünkü bu işe para kıyacak bankalar zarar gördü ve toparlanamadılar. Mineks olarak biz varlık fonlarının üzerine gittik. 2010 yılında şubat-mart aylarında New York borsalarında çakılma olmazsa tekrar bu konulara gireceğiz. Türkiye’de özel şirketlere bakıyoruz. Tahıl üretiminde kendilerini geliştirmiş olan şirketler, tohum, yaş sebze ve meyve, hayvancılık geliyor. Arap bir yatırım grubu. Alım ya da ortaklık yoluyla ilk önce buraya gelecekler. Buradan edinecekleri tarım teknolojilerini Körfez ve Kuzey Afrika’ya taşımak istiyorlar. Bunun yanı sıra devletin elindeki TİGEM gibi kuruluşlara ortak olmak istiyorlar. Yatırım 200 milyon dolarla başlayacak. Küresel bir dalgalanma olmazsa 3 milyar hatta 9 milyar dolara kadar çıkabilecek. Çok şirket taradık. Türkiye’de tarım endüstrisi oldukça gelişmiş.”

Güneş enerjisine giriyor
Doğal uranyum kullanarak üretim yapan santrallar kuran Kanadalı Candu ile ilgilendikleri Türkiye’deki nükleer enerji ihalesinde işlerin yolunda gitmediğini hatırlatan Bülent Göktuna, “Türkiye’de doğal uranyum ve toryum var, bunu değerlendirmek istedik. Candu’dan başka böyle üretim yapan yok. Öte yandan nükleer ihalesinde bankalar kredi için gerekli değişikliklerin yapılmasını şart koştular. O zamanki bakan Hilmi Güler bu değişiklikleri kabul etmedi ve Ruslardan başka teklif veren çıkmadı. Yeni bakan Taner Yıldız daha olumlu yaklaşıyor” dedi. Dünyanın en büyük güneş panelleri üreticisi Alman-Avusturya bazlı büyük bir grupla anlaştıklarını, bu gruba Bahreynli bir şirketi de ekleyeceklerini belirten Göktuna, “Onlarda burada yatırım yapmak istiyor. Çin’de üretimleri var. 200 megawatlık güneş yatırımı yapmak istiyoruz.
Konya, Niğde, Antalya gibi bölgelerde yatırım olacak. Güneş paneli üretiminde ise halen Meclis’te bekleyen Yenilenebilir Enerji Kanunu yasa tasarısının geçmesini izleyeceğiz. Buna göre ne kadarlık bir pazarın ortaya çıkacağını göreceğiz” diye konuştu.

Hariri’den Sardunya
Lübnan’ın suikaste kurban giden eski Başbakanı Refik Hariri’nin ontağı olduğu gayrimenkul firması Solidere ile Bodrum’da yapmayı planladıkları projeyle ilgili Bülent Göktuna şöyle konuştu: “Bodrum’da Sardunya adası gibi bir yer kuruyoruz. Turizm Bakanlığı’na başvurumuzu yaptık. Marina, otel, alışveriş merkezi, yat limanı, çarşılar, evler olacak ve tamamen rüzgar ve güneş enerjili sistemler yardımıyla enerji sağlayacak. Hedef Sardunya’ya para yatıranları Bordum’a çekmek. 6 milyar dolarlık bir proje. Üç yılda bitmesi bekleniyor.”

14’üncü kupa verildi, işadamları da yarıştı
1997’den beri her yıl kurban bayramı haftasında düzenlenen ve tüm kulüp üyelerinin yanı sıra iş ve politika camiasından saygın isimlerinin de davet edildiği Başkanlık Turnuvası’nın bu yıl 14’ncüsü yapıldı. National Golf Club’ta 28 Kasım’da düzenlenen President’s Putter Cup, aralarında Ladies European Tour (LET) oyuncuları Rebecca Hudson ve Louise Friberg’ün yer aldığı aynı zamanda Erol İslamoğlu ve Edip Soyak gibi iş dünyasının tanınmış simalarının da bulunduğu 74 golfçüyü bir araya getirdi. Farklı klasmanlarda yapılan turnuva sonrasında kazananlar ödüllerini, National Golf Club tarafından organize edilen bir törenle aldılar. En iyi skoru yapan erkek veya bayan golfçüye Göktuna tarafından bir adet golf sopası hediye edildi. Daha önceki yıllarda Mustafa Koç, Fikret Öztürk ve Sabri Yiğit gibi isimlerin kazandığı ‘Başkanın Golf Sopası’ anlamına gelen ve turnuvaya adını veren President’s Putter Club’ı ise  bu yıl John Riley aldı. National Golf Club, 18 Kasım 1994 tarihinde Antalya Belek’te 920 dönümlük arazi üzerine kurulmuş, uluslararası golf turnuvalarının oynanmasına olanak sağlayan EPGA (European Professional Golfers Association) standartlarına uygun
Türkiye’nin ilk golf kulübü.

Dubai’yi spekülatörler yaktı
Bülent Göktuna, Dubai’deki krizi, “10 gün önce Dubai’ye gittim. Orada gündem paranın ödenip ödenmemesi konuşuluyordu. Bitmiş projelerde ışık yok. Devam edenlerde ise çalışma yok. Buradaki yerleri daha çok spekülatörler ve Hintliler aldılar. Millet paralarını, arabalarını bırakıp gitti. Her hafta bu arabaları alıp ihaleyle satıyorlar. İlk dalgayı Abu Dabi emiri karşıladı. Emirliklerin arasında ciddi bir çekişme var. Bankacılarla konuşulduğunda 65 milyar dolarlık temizlenmemiş borç olduğu konuşuluyor” sözleriyle değerlendirdi.
Göktuna, “Şubat-mart ayı gibi bir balonun daha patlaması bekleniyor. Ancak Türkiye proaktif şekilde götürdüğü dış politikasının yeni pazarların geliştirilmesi ve aradaki sermayenin Türkiye’ye gelmesi bakımından çok olumlu oldu. Ancak bütçe açığı ve işsizlik gibi sorunlar hâlâ masada duruyor” dedi.

Sıra PTT ve Türksat’ta
Türkiye’nin özelleştirme çalışmalarına kaldığı yerden 2010 yılında yeniden başlaması gerektiğini vurgulayan Bülent Göktuna “PTT (banka ve kargo olarak ikiye ayrılıp), Türksat, Devlet Hava Meydanları, hapisaneler, Milli Piyango, otoyollar, şeker fabrikaları, devletin elindeki gaz, su ve elektrik şirketlerinin özelleştirilmesine devam edilmeli.
Bu yıl durdu bunlar ancak reel fiyatların bulunamaması nedeniyle iyi oldu. 2010 yılında tekrar başlamalı” dedi.