Türkiye 'marker'ı bekliyor

Yılda 3 milyar dolar vergi kaybına yol açan akaryakıt kaçakçılığını önlemenin en önemli yolu olan ulusal marker sistemi üç yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor.

ANKARA - Yılda 3 milyar dolar vergi kaybına yol açan akaryakıt kaçakçılığını önlemenin en önemli yolu olan ulusal marker sistemi üç yıldır hayata geçirilmeyi bekliyor.
2003 yılında çıkartılan Petrol Piyasası Kanunu ile ulusal marker sistemine geçilmesi öngörüldü. Yurtiçinde satılan akaryakıtın menşeinin saptanabilmesi amacıyla işaretlenmesi anlamına gelen ulusal marker için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından üç yıl içinde dört ayrı ihale açıldı, çıkarılan yönetmelik daha uygulanmadan değişikliklere uğradı ama ihalelerin dördü de farklı gerekçeler gösterilerek iptal edildi.
Danıştay'dan döndü
Son olarak sistem için gerekli cihaz ve maddelerin TÜBİTAK tarafından üretilmesi ve 1 Ocak 2007'den itibaren de ulusal markerın kullanılmaya başlanması kararlaştırıldı. Ancak, iptal edilen son ihaleyi kazanan şirket, önceki ay Danıştay'da EPDK'nın iptal kararının yürütmesini durdurdu. Uygulama tarihi yine belirsizliğe girerken, Türkiye milyarlarca dolar vergi kaybına katlanmaya devam ediyor.
Türkiye'de özellikle 2000'den bu yana trafiğe çıkan araç sayısı hızla artarken, akaryakıt tüketimi yerinde sayıyor. 2005 yılında, denetimlerin sıklaştırılmasıyla resmi akaryakıt tüketimi verilerindeki kısmi artışın devamı gelmedi. Tüketim rakamları bu yıl yeniden düşmeye başladı.
TBMM Akaryakıt Kaçakçılığını Araştırma Komisyonu, son üç yıldaki akaryakıt kaçakçılığının yarattığı vergi kaybının 11 milyar YTL'ye ulaştığı tahmininde bulundu.
Gözler EPDK'da
Vergi kaybını azaltmak için 2003'te çıkarılan Petrol Piyasası Kanunu'na ulusal markerla ilgili bir madde eklenerek, satışa sunulan akaryakıtın özel bir maddeyle işaretlenmesi, bu işareti taşımayan petrolü satanların ise ağır cezalara çarptırılması kararlaştırıldı. Ulusal markerda kullanılacak madde ve cihazların temini ve sistemin işletilmesi konusunda da EPDK'ya görev verildi. Aradan üç yıl geçmesine rağmen uygulamaya hâlâ başlanamadı.
EPDK bir yandan konuyla ilgili ikincil mevzuat düzenlemesi gerçekleştirirken, diğer yandan da uluslararası ihale açtı. Çıkarılan mevzuat henüz uygulama olanağı bulamadan birkaç kez değişikliğe uğrarken, ulusal marker için açılan ilk iki ihale, sonuçlanmadan iptal edildi. Üçüncü ihale, ihaleyi kazanan İngiliz firmasının cihazlarının şartnameye uymadığı gerekçesiyle iptal edildi.
2005'teki son ihaleyi ise İsrail ve Kanada ortaklığındaki GFI firması kazandı. Ancak EPDK, TÜBİTAK'ın raporunu gerekçe göstererek, GFI'nin yakıta karıştırılacak maddeleri kontrol etmeye yarayan cihazının özelliklerinin şartnameye uymadığı gerekçesiyle bu ihaleyi de iptal etti.



Uygulama tarihi belirsiz
Son ihaleyi kazanan GFI firması Danıştay'a başvurarak, EPDK'nın ihaleyi iptal kararının haksız olduğunu, bu kararın kaldırılmasını talep etti. Danıştay 13'üncü Dairesi, EPDK'yı haklı buldu. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Danıştay Dava Daireleri Kurulu ise konunun bilirkişiye sevk edilmesini kararlaştırdı ve bilirkişi kararı çıkıncaya kadar EPDK'nın iptal kararının yürütmesini durdurdu. Danıştay'ın bu kararı temmuz ayında çıktı.
Danıştay'ın kararıyla son ihaleyi iptal kararı bir anlamda hükümsüz kaldı. Bu gelişmeler sonucunda 2007'de başlayacağı ilan edilen ulusal marker yine belirsizliğe girdi.