'Türkiye sınıf atladı'

AB'den gelen teyit
Dünya Bankası Türkiye Direktörü Vorkink, AB İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin 'işleyen bir piyasa ekonomisine sahip olduğu' tespitine şu sözlerle dikkat çekti: "Bu, yeni bir kategori ve AB ülkeleriyle rekabet edebilecek bir yapıya ulaşıldığının da teyidi."
Rapor açıklanıyor
Vorkink şöyle dedi: "Türkiye'nin kredi notları yakında yükselir ve dış borç maliyeti azalır. Yolsuzluklara karşı da son üç yılda gerçekten büyük ilerleme kaydedildi. Bu konudaki raporu yarın (bugün) açıklıyoruz."

ANKARA - Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, AB İlerleme Raporu'nda, ilk kez Türkiye'nin 'işleyen piyasa ekonomisine sahip olduğu' tespitine yer verildiğini belirterek "Bu yeni tanımlama, Türkiye'nin artık yeni bir kategoriye girdiğini gösteriyor. AB, bu tanımlamayla Türkiye'nin AB ülkeleriyle rekabet edebilecek bir yapıya geldiğini teyit ediyor" dedi.
Türkiye'de işleyen piyasa ekonomisi olduğunun Avrupa Birliği tarafından teyit edilmesiyle, Türkiye'nin kredi notunun da yükseleceğini, önümüzdeki haftalarda, kredi notlarında bir yükselmenin beklenebileceğini ifade eden Vorkink, bunun yabancı yatırımcılar için de sinyal olacağını söyledi.
Borçlanma maliyeti düşecek
Andrew Vorkink, AB tarafından ilk kez yapılan bu tanımlamanın, Türkiye'de henüz tam olarak farkına varılamamasına rağmen, özellikle uluslararası ekonomide etkilerini hissettireceğini, Türkiye'nin öncelikle dış borçlanma maliyetinin azalacağını, Türkiye'ye yabancı yatırımcı ilgisinin daha da artacağını, artan likidite ve güven sayesinde faizlerin de azalacağını kaydetti.
Türkiye'nin siyasi kriterler kadar ekonomide de sınıf atladığını ve daha farklı bir ekonomik kategoride değerlendirilmesi gerekeceğinin altını çizen Andrew Vorkink, borçlanma maliyetinin azalmasından tasarruf edilecek kaynağın, eğitim, sağlık gibi sosyal alanlara aktarılabileceğine işaret etti.
İşleyen bir piyasa ekonomisine sahip olmanın, bir ülkede, fiyatlarda tam bir serbestinin olduğu, özel sektörün güçlü ve belirleyici pozisyonda bulunduğu, rekabetçi bir özel sektör yapısının var olduğu, devletin de piyasada düzenleyici olduğu bir sistem anlamına geldiğini vurgulayan Vorkink, "Bu, Türkiye'de artık ekonominin, devlet kontrollü bir ekonomiden, özel sektör öncülüğünde bir ekonomiye geçtiğinin bir göstergesidir." dedi.
'Yolsuzluk kalkınmaya engel'
Avrupa Yatırım Bankası ile birlikte yolsuzluk konusunda küresel bir rapor hazırladıklarını belirten Andrew Vorkink, bu raporun bir parçası olarak hazırlanan Türkiye'deki yolsuzluk ve yolsuzluklarla mücadele konusundaki raporu bugün kamuoyuna açıklayacaklarını söyledi.
Raporun 2002 yılından bu yana Türkiye'de yolsuzlukla mücadele ve şirketlerin konuya bakış açısındaki gelişmeleri içerdiğini söyleyen Vorkink, 2002'de yolsuzluk konusunda görüş aldıkları şirketlere yine aynı soruları yönelterek, son üç yıl içindeki gelişmeleri yeniden sorduklarını bildirdi.
Vorkink, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadelede gerçekten büyük bir ilerleme kaydettiğini vurguladı, ancak daha fazla çalışılması gerektiğini, çünkü diğer Avrupa Birliği üyesi ülkelerle Türkiye arasındaki farkın hâlâ büyük olduğunu kaydetti. 'Daha gidilecek yol var' diyen Vorkink, yolsuzluğu, ekonomik ve sosyal kalkınmanın önündeki en büyük engel olarak nitelendirdi. Vorkink, yolsuzluğun yatırımcıları korkuttuğunu, kamu kaynaklarında eşitsizliği artırdığını, kamu idaresinin etkinliğini azalttığını, kanunlara inancı zayıflattığını, istikrarsızlığa ve toplumsal huzursuzluğa yol açtığını ifade etti.