'Türkiye sütünü aklamalı'

Koç-Ata-Sancak Çiftliği Yönetim Kurul Başkanı Ethem Sancak, Türkiye'de 1950'lerden itibaren köylünün sadece oy deposu olarak kalmasını isteyen politikalarla desteklendiğini söyledi.

VAN - Koç-Ata-Sancak Çiftliği Yönetim Kurul Başkanı Ethem Sancak, Türkiye'de 1950'lerden itibaren köylünün sadece oy deposu olarak kalmasını isteyen politikalarla desteklendiğini söyledi. Sancak, "Köylü eşittir oy deposu. Köylü eşittir çiftçi. Çiftçi eşittir teşvik. Teşvik eşitir rüşvet yöntemiyle Türkiye'de tarım ve hayvancılık gelişeceğine geriledi" dedi.
Ethem Sancak, Garanti Bankası'nın Dünya Gazetesi'yle düzenlediği 'Anadolu Sohbetleri' dizisinin Van'daki toplantısında, Türkiye'nin yanlış politikalarla 300 bin damızlık inek ithal ettiğini, bunların hiçbirinin şu anda yaşamadığını vurguladı. Sancak, "Damızlıkların hepsi kavurma yapıldı" diye konuştu. Sancak, yanlış politikalar yüzünden Türkiye'de bugün iki insana bir hayvan düştüğünü belirtti. Sancak, dünya ortalamasının ise bir insana 1.3 hayvan olduğuna dikkat çekti.
Türkiye'nin hem Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), hem de Avrupa Birliği'nin (AB) kuralları çerçevesinde adım adım kent toplumu olacağını savunan Sancak, şöyle konuştu: "Artık köylü eşittir çiftçi demeyeceğiz. Çünkü, çiftçilik ciddi bir işletmeciliktir. Köylüyü oy deposu olarak görüp, teşvik adı altında rüşvet dağıtmaktan vazgeçeceğiz. Polonya nasıl dönüştüyse, biz de öyle dönüşeceğiz."
Türkiye'nin köylü bilinciyle gelişemeyeceğini savunan Sancak, şunları söyledi: "Bu bilinçle daha demokratik Türkiye yaratamayız. Köylü toplumda kadın daha özgür olamaz. Yapısı buna uygun değildir. Kadını gerçek anlamda üretime katmak, köylü toplumda mümkün değildir. Bunun için değişmek, dönüşmek zorundayız."
Yeni yatırımlar yolda
Sancak, Şanlıurfa'daki Koç-AtaSancak Çifliği'ndeki ortakları Ata Grubu ile birlikte Acıpayam'da 50 trilyon liralık yeni bir yatırıma hazırlandıklarını ifade ederek, "Kısa dönemde 4-5 grup özellikle hayvancılığa toplam 200 milyon dolarlık yatırım yapacak. 10 yıl sonra Anadolu'nun yeniden eskisi gibi tarım ve hayvancılık merkezine dönüşeceğine inanıyorum. Elbette bu kez daha gelişmiş olarak" dedi. Sancak, Türkiye'de üretilen 11 milyon litre sütün 10 milyon litresinin 'kara süt' olarak görüldüğünü belirterek, şunları söyledi: "Dünyada sağımdan sonraki bir iki saatte sütte bakteri üreme oranı 100 bin bakteriyle sınırlanmıştır. Avrupa Birliği (AB), bu sınırı 60 bin bakteriye çekmiştir. Oysa bizdeki 11 milyon litre sütten 10 milyon litresinde bakteri oranı 1 milyon adetten aşağı değil. Bu yüzden o sütleri dünyanın hiçbir yerine satamazsınız, içerde de kullanmamanız gerekir. Bunları helaya dökmek ya da helaları o sütle yıkamak daha doğru olur. Koç-Ata-Sancak benzeri birkaç işletme, gelişmiş teknolojilerle, hijyen özellikleri çok yüksek ortamlarda sağımdan başlayarak soğuk zinciri kurarak, bakteri oranını AB sınırının da altına çekmiştir. Türkiye, sütünü 'ak'lamak için bu işin üzerinde durmalıdır."
Van Valisi Mehmet Niyazi Tanılır, özellikle Van Gölü'nün ve kentteki tarihi varlıkların zenginliğine işaret ederek, kente yerli-yabancı turist çekmek istediklerini söyledi. Tanılır, "Van bugün Londra'dan, Paris'ten ve İstanbul'dan daha güvenlidir" dedi.