scorecardresearch.com

"Türkiye tipik bir İslam ülkesi gibi algılanmaya başlandı"

"Türkiye tipik bir İslam ülkesi gibi algılanmaya başlandı"
"Türkiye tipik bir İslam ülkesi gibi algılanmaya başlandı"

FOTOĞRAF: İBRAHİM LALELİ/DHA

Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, Rusya'yla uçak krizi ve Sultanahmet olayından önce de bu yılın zor geçeceğini tahmin ettiklerini söyleyerek, "Türkiye bugün bir Ortadoğu ülkesi gibi algılanmaya başladı; tipik bir İslam ülkesi gibi algılanmaya başladı; bu bizim için sıkıntıdır" dedi.
Haber: BARÇIN YİNANÇ - barçin.yinanc@hdn.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Türkiye Otelciler Federasyonu Başkanı Osman Ayık, Türkiye’nin Ortadoğu ülkesi olarak algılanmaya başladığını, bunun da turizm açısından sıkıntı yarattığını söyledi.

“Türkiye bu coğrafyadaki en farklı ülkedir. Bugüne kadarki süreçte tüm evrensel değerlere saygılı ve onların takipçisiydi” diyen Ayık’a göre, Türkiye bireysel hak ve özgürlüklere bağlı olduğunun altını çizerek dünyadaki algısını değiştirmeli.

Turizm sektörünü nasıl bir süreç bekliyor?

Biz Rusya’yla uçak krizi ve Sultanahmet olayından önce de 2016 yılının çok sıkıntılı geçeceğini tahmin ediyorduk. Paris ve Ankara’daki saldırılar zaten tüm insanların seyahatle ilgili eğilimlerini çok olumsuz etkili. Artık hiçbir yer güvenli değil. Tüm insanların ve ülkelerin bu işlere başka bir perspektifle yaklaşması gerekiyor.

2016 ve sonrası için bu son eylemlerin insanlığın hafızasından bir şekilde silinmesi ve hızlı bir şekilde tekrar huzur ortamına dönülmesi lazım. Yoksa önümüzdeki birkaç yıl dünyadaki tüm seyahat endüstrisini ciddi anlamda etkileyecek bir dönem gibi gözüküyor. Dünyanın huzur ortamına dönmesi için tüm dünya devletlerinin bir şeyler yapması gerekiyor.

Endonezya ya da Türkiye yada Fransa’da kaynak hemen hemen aynı. O zaman bir an önce bunun kurutulması lazım.

Tabii bu, devletlerin uluslararası siyasi ölçekte alacakları önlemlerle olabilir.

Tabii. Kendi ölçeğimize dönersek bu endüstri içinde yer alan diğer paydaş olan aktörler Türkiye’den kolay kolay vazgeçmezler. Ama bizim de bu aktörlerin elini güçlendirecek hamleleri yapıyor olmamız lazım ki işin genel akışı devam etsin. Hükümetin aldığı bir takım destekler var; charter firmalarına verilen destekler; bazı kredilerle ilgili kararlar, ortak bir takım reklam, tanıtım faaliyetleri devam ediyor. İlk anda yeterli gibi gözükebilir ama daha uzun soluklu daha orta vadeye dönük hale getirilmesi lazım.

Türkiye’nin çok ciddi bir tanıtım faaliyeti içinde olması lazım.  Bu ülkeyi başka bir yönüyle dünya kamuoyuna sunuyor olmamız lazım.  Beğenelim beğenmeyelim bizi de başka bir kulvara iten bir durum var aslında; bu durumun içinden de biran önce çıkmamız lazım.

Nedir o kulvar?

Türkiye bugün bir Ortadoğu ülkesi gibi algılanmaya başlandı; tipik bir İslam ülkesi gibi algılanmaya başlandı; bu bizim için sıkıntıdır. Fazla bir takım şeylere angaje görünüyoruz.

Uluslararası, bölgesel siyaset anlamında mı?

Uluslararası siyaset, bölgesel siyaset anlamında da çok fazla bir takım şeylere angajeyiz gibi görünüyor. Bu bir sıkıntıdır.  Bu coğrafyadaki en farklı ülke biziz aslında; komşularımızın tamamından farklıyız.  Komşularımız bize benzeyecekleri yerde tam tersine biz onlara benzememeliyiz.

Onlar hep bize imreniyorlardı biz onlar gibi olmamalıyız.  Bu ayrışmanın daha net olması lazım.

Tüm dünyada bir algı bozulması var zaten.  Tunus’ta Mısır’da yaşanan diğer İslam ülkelerinde yaşanan olaylar aslında bir algı bozulmasına yol açtı. Bu şu demek değil: Türkiye tabii ki Müslüman bir ülke; hiçbir zaman inançlarından taviz verecek demiyorum. Ama bir takım evrensel değerlere saygılı olabilirsiniz; takipçisi olabilirsiniz ki; bugüne kadar Türkiye zaten bunları yaptı hep ve yapmaya devam ediyor.

Ama birazcık daha net bir şekilde ifade etmek lazım ve bunları dünya kamuoyuna daha net bir şekilde anlatmak lazım ki bizim etrafımızdaki var olan ülkelere göre farklılığımız net bir şekilde ortaya çıksın.  Bu coğrafyada en uzun demokrasi tecrübesine sahip olan biziz.

Bir ülkenin demokratik düzeyiyle turizm çekme potansiyeli arasında doğrudan ilişki görüyorsunuz.

Bir noktadan sonra öyle olmak zorunda çünkü turizm sadece barış ortamında yapılır. Barışın olmadığı yerde turizm olmaz. Biz bugüne kadar da bunun için tercih edildik.
 
Hükümete yönelik zaman zaman Suriye politikasını resetleme çağrısında bulunanlar oluyor; siz bu çağrılara destek vermiş mi oluyorsunuz?

Bizim işimiz siyaset değil. Siz teknik bir iş yapıyoruz. Bizi kaygılandıran şey bizim yaptığımız teknik işin bizim dışımızdaki şeylerden etkilenmemesi lazım.

Türkiye dünyada başkalarının yapmadığı insani bir şey yaptı.  Üç milyon Suriyeli’yi aldı. Koskoca Almanya bir milyon aldı almak üzere, ama yer yerinden oynuyor. Türkiye bu yaptığı insani şeyi bile doğru dürüst anlatamadı. Ama bütün bunlar pek çok şeyi etkiliyor. Örneğin bir çok Avrupalı turist Yunan adalarına da gitmek istemiyor.

Ama siz sektör temsilcisi olarak bunu gündeme getirseniz hükümet diye ki  “Ne yapsaydık; ölüme mi terk etseydik.”

Biz zaten terk edin demiyoruz. Siz zaten çağrımızı tüm dünyaya yapıyoruz. Bu tek başına Türkiye’nin çözebileceği bir sorun değil.

Ama ortada Türkiye’yle ilgili bir algı sorunu var diyorsunuz, öneriniz nedir?

Türkiye bu coğrafyadaki en farklı ülkedir. Bugüne kadarki süreçte tüm evrensel değerlere saygılı ve onların takipçisiydi. Bunlar üzerinden Türkiye algıyı değiştirmelidir.

Evrensel değerlerden kastınız, demokrasi, temel haklar, ifade özgürlüğü?

Tüm bireysel hak ve özgürlükler. Her şey var bunun içinde; teker teker saymaya gerek yok.

bigPara.com

    http://www.radikal.com.tr/149879614987960

    YORUMLAR

    Bu habere henüz yorum yazılmamış.