Türkiye yılın ilk yarısında işsizlik hariç küresel krizin tüm yaralarını sardı

Türkiye yılın ilk yarısında işsizlik hariç küresel krizin tüm yaralarını sardı
Türkiye yılın ilk yarısında işsizlik hariç küresel krizin tüm yaralarını sardı

Türkiye, G-20 içinde büyüme lideri oldu. Büyümede hem iç tüketimin hem de özel sektör yatırımının payı büyük.

Türkiye gelişmekte olan ülkeler içinde en hızlı ekonomi oldu. İkinci çeyrekte tüketim ve özel sektör yatırımının artması sayesinde yakalanan yüzde 10,3'lük büyüme hızı, krizin yol açtığı kayıpları da telafi etti

İSTANBUL - Siyasette gerilimli günler geçiren Türkiye, ekonomide moral veren bir büyüme hızı yakaladı. 2010’un ikinci çeyreğinde yüzde 10,3 büyüyen Türkiye, Singapur, Tayvan’ın ardından Çin ile birlikte dünyada üçüncü, G-20 ülkeleri arasında ise birinci sırayı aldı. Böylece krizin yol açtığı kayıplar, istihdamdaki kayıplar hariç yılın ilk yarısında telafi edildi. Büyümenin asıl dinamiklerini ise iç tüketimdeki artış ve özel sektörün ciddi bir yatırım atağına başlaması oluşturdu. Özel sektörün yatırımları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 32,1, Tüketim ise yüzde 6,2 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) dün açıkladığı gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) ikinci çeyrek sonuçları beklentileri de aşarak çift haneye ulaştı. Piyasa aktörleri yüzde 9 civarında bir büyüme beklerken, Türkiye yüzde 10,3’ü yakaladı.
Bu rakamdan sonra yıl sonu beklentileri de yüzde 5 seviyelerinden yüzde 6’ya revize edildi.

Kişi başı gelir 9 bin dolar
TÜİK’in açıkladığı üretim yöntemine göre GSYH geçen yılın ikinci çeyreğine göre cari fiyatlarla yüzde 17,1 yükseldi ve 268 milyar 706 milyon lira oldu. 2010 yılının ilk yarısı itibariyle kişi başı milli gelir de 9 bin 339 dolara çıktı. 2009 yılında kişi başı milli gelir 8 bin 578 dolara kadar gerilemişti. Tüm bu gelişmeler krizin ekonomide yol açtığı zararın telafi edildiğini gösteriyor.
Ekonomide yaşanan bu çarpıcı büyüme iki önemli ayağa dayanıyor. Birincisi, krizde bıçak gibi kesilen özel sektörün yatırım iştahının geri gelmesi. İkincisi ise vatandaşın tüketiminin birinci çeyrekte olduğu gibi canlılığını koruması. 2008’in ikinci çeyreğinden beri büyümeyi düşüren özel sektör yatırımları bu kez yüzde 32,1 gibi oldukça önemli bir oranda arttı. Böylece yüzde 10,3’lük büyümeye özel yatırımların katkısı 5.3 puanı buldu. Özel sektörün yatırım artışının makine ve teçhizat yatırımlarında yoğunlaşması da ekonominin geleceği açısından olumlu bir sinyal. Bu gelişme önümüzdeki döneme yönelik firmaların güven duyduğunu ve yatırımlarda gaza bastığını gösteriyor.
Benzer bir yatırım artışı kamuda da dikkat çekti. İlk çeyrekte yüzde 25 düşen ve büyümeyi 0.9 puan aşağı çeken kamu yatırımları bu kez yüzde 14,6 yükseldi ve büyümeye 0.5 puan katkı sağladı. Kamu yatırımlarında ağırlığı yüzde 18 artışla inşaat aldı. 2011’in seçim yılı olması nedeniyle kamu yatırım ve harcamalarının daha da artması bekleniyor.
İlk çeyrekteki büyümenin en önemli kalemini oluşturan vatandaşın tüketimi ise yüzde 6,2 arttı ve iç talepteki canlanmanın devam ettiğini gösterdi. Vatandaşın tüketiminin büyümeye katkısı 4.5 puan oldu. En fazla tüketim artışı giyim ve ayakkabıda yaşandı. İç talepteki canlılığın bir diğer göstergesi de ithalattaki büyüme.
Ekonominin üretim ayağında ise imalat sanayi, ticaret ve inşaattaki yükseliş önemli. İhracat ve sanayi üretimi verilerinde olduğu gibi imalat sanayii yüzde 15,4 büyüyerek GSYH’ye 3.8 puan katkıda bulundu. Kriz öncesinde yüzde 20 seviyelerinde büyüyerek ekonomiye yüksek katkılarda bulunan inşaat ise eski günlerine geri dönüş sinyali veriyor. İnşaatta yüzde 21,9’luk artış yaşandı ve bunun büyümeye katkısı 1.2 puan oldu.
Ticaret sektörü de yüzde 14’lük büyümeyle GSYH’nin 1.8 puanını oluşturdu. Finans sektöründeki büyüme de artan tüketimin kredi talebini de yükseltmesinden kaynaklanıyor. Finans sektörü ikinci çeyrekte yüzde 8,8 büyüdü. Bu sayede sektör büyümeye 1 puanlık katkı yaptı.

Ekonomistler ne dedi?
Yüksek bir büyüme
Fortis Başekonomisti Haluk Bürümcekçi: Büyüme beklentilerin üzerinde geldi. Bu yüksek büyümeyi destekliyor. Bizim büyüme beklentimiz bu sene yüzde 7 düzeyinde. Bu rakamla birlikte tahminimizde rahatız. Bir yandan da bundan sonraki dönemde biraz yavaşlama olduğunu biliyoruz. Mevsimsellikten ve takvim etkisinden arındırılmış rakamlarda ise güçlü bir artış var. Bu rakamlarla birlikte milli gelir, kriz öncesi seviyesinin üzerine çıktı. 

Kriz öncesine döndük
Finansbank Başekonomisti İnan Demir: Beklentinin üstünde çeyreklik bazda büyümenin yüzde 3.7 olması dikkat çekici. Orada kuvvetli bir büyüme görüyoruz. Bence bir önemli nokta; yüzde 3.7’lik çeyreklik büyüme ile birlikte Türkiye 2008-2009 krizinde kaybettiği GSYH’yi yerine koymuş oldu. Mevsimsellikten arındırılmış GSYH, 2008 birinci çeyreğindeki zirve noktasının üzerine çıktı yani Türkiye ekonomisi Lehman öncesine döndü diyebiliriz.

Beklentiyi yükselttik
Garanti Bankası Başekonomisti Pelin Yenigün: Birinci çeyrekte revizyon var, toplamı değiştirmiyor, ancak kompozisyonu değiştiriyor. Yatırım kalemlerinde yukarı yönlü revizyon görülüyor. Tüketim aşağı çekilmiş. Yine stoklarda yukarı revizyon var. Bu da otomatikman 2. çeyreği etkiliyor. Yatırımların hızlandığını görüyoruz. İkinci çeyrekte yatırım rakamı çok yüksek.  (Radikal)


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    İstanbul

    ,

    TÜİK