Türkiye Zeytin Konseyi'ne geri dönüyor

Türkiye Zeytin Konseyi'ne geri dönüyor
Türkiye Zeytin Konseyi'ne geri dönüyor

Zeytinyağı, en çok Ege, daha sonra Akdeniz ve Marmara Bölgesi?ndeki zeytinlerden üretiliyor. Birçok yerel üretici var. FOTOĞRAF: ALİ ATMACA /AA

Türkiye 1998'de yılık 500 bin dolar olan aidatı pahalı bularak konseyden ayrılmıştı. Anlaşma ile önemli bir üretici ülke olan Türkiye, uluslararası platformlarda yer alacak ve teknolojik gelişmeleri takip edebilecek
Haber: RİFAT BAŞARAN / Arşivi

ANKARA - Türkiye, uluslararası zeytin ve zeytinyağı markası olabilmesi için gereken ‘Uluslararası Zeytin Konseyi’ne 11 yılın ardından yeniden katılıyor.
‘Türkiye’nin Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşmasına Katılmasını Uygun Bulan Kanun Tasarısı’, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Türkiye yıllık 500 bin dolar aidatı fazla bulduğu için 1998 yılında konseyden ayrılmıştı. Türkiye’nin Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşması’na katılmasını uygun bulan kanun TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. Türkiye 1998 yılında yılık 500 bin dolar olan aidatı pahalı bularak konseyden ayrılmıştı.
Anlaşma ile önemli bir üretici ülke olan Türkiye bu konumundan gelen avantajını güçlendirerek, uluslararası platformlarda yer alacak ve teknolojik gelişmeleri takip edebilecek. Türk zeytincilik sektörü menfaatlerine uygun politikalar oluşturması, bunları savunması konusunda etkili olabilecek. 

Zeytinlikler de korunacak
Anlaşmaya göre, taraf ülkeler dünya zeytin yetiştiriciliğinin entegre ve sürdürülebilir gelişimi için uluslararası işbirliği, zeytinyağları, prina yağları ve sofralık zeytinler için üretim, sanayileşme ve pazarlama konularında destek verecek. Anlaşmayla Türkiye, zeytinciliğin her alanındaki planlamalara uluslararası düzeyde imza atmış olacak. Ayrıca betonlaşma tehditi altında kalan zeytinlikler de koruma altına alınacak.
Konseydeki ülkeler, zeytinciliğin modernleştirilmesi ve üretim kalitesinin iyileştirilmesi için araştırma-geliştirmeyi teşvik edecek, aralarında teknoloji transferi yapacak. Anlaşmayla naturel sızma zeytinyağları ve zeytin çeşitleri de tek tek tanımlanıyor. 

Faturayı köylü ödedi
Görüşmelerde CHP Grubu adına konuşan Kemal Demirel, Türkiye’nin konseyde yer almamasının faturasını Türk köylüsünün ödediğini belirtti. DSP’li Hüseyin Pazarcı ise konseyden ayrılmanın bir hata olduğunu kaydederek, Türkiye’nin etkili katılım sağlayamadığı için konseyden ayrıldığını söyledi. 

CHP: Yanlıştan dönüldü
CHP’li Fevzi Topuz ise “Türkiye’nin Uluslararası Zeytin Konseyi’nden çıkması ile yanlış yapılmıştır. Bu kuruluş, dünya zeytin ve zeytinyağcılığına yön veren uluslararası bir kuruluştur.
Dünyadaki zeytin, zeytinyağı ticaretiyle ilgili, teknolojik gelişmelerle ilgili ve zeytinyağının sağlığa etkisiyle ilgili birçok düşünce Uluslararası Zeytin Konseyi’nde biçimleniyor” dedi. Karar, Ege’deki zeytinyağı üreticileri tarafından sevinçle karşılandı.

Gençlik iksiri
AKP’li Ahmet Ertürk de, zeytini ve zeytinyağını ‘gençlik iksiri’ ve ‘geleceğin gıdası’ olarak nitelendirerek, fidan desteği ile zeytin ağacı sayısını 60 milyon adet artırdıklarını söyledi. AKP’li Mehmet Nil Hıdır ise zeytinyağının bereket ve sağlık sembolü olduğunu belirterek işçi ve memurlara yemek veren kurumların bu yağın tüketimine yönelmesi gerketiğini kaydetti.
CHP’li Oğuz Oyan ise eski Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen’i isim vermeden eleştirerek şunları söyledi: “1998 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın çabaları üzerine bu UZK’dan  çıkılmıştır ve aslında gene ilginç bir şey, kaderin cilvesi, gene kendisinin bakan olduğu, dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı olduğu bir dönemde başvuru yapılmıştır. Hatasını anlamış demek ki.”

MHP: Domuz gribine karşı zeytinyağı ye!
Türkiye’de zon yıllarda zeytinyağına ilgi artmaya başladı. Çok sayıda firmanın farklı ambalajlarda piyasaya girmesi ve zeytinyağı ile ilgili bilincin artması bunda etkili oldu. Zeytinyağı hasat şenliklerinin basında daha çok yer bulması da bu ürüne dikkatleri çekti.
TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşelerde bazı milletvekilleri zeytinyağının yararlarından söz etti.
MHP’li Ahmet Duran Bulut, Türkiye’de zeytinyağının yeterince tanıtılamadığını belirterek, “Zeytinyağının özellikleri ve damak tadı yeterince bilinmediği için satışı da tüketimi de az olmaktadır. Oysaki zeytinyağı, domuz gribinin doğal aşısıdır. Bağışıklık sistemini güçlendirici iki yağ vardır literatürde:
Bunlardan biri köpekbalığının ciğer yağı, diğeri de zeytinyağıdır. Zeytinyağının, bilhassa şu son günlerde gündemde olan bu salgın hastalık sebebiyle evlerimizde mutlaka tüketilmesinde fayda vardır.  Sabah kahvaltılarında içine biraz biber konularak, ekmek banılarak çocuklarımıza yedirilmesi bu bağışıklık sistemini güçlendirecektir” diye konuştu.