Türkiye'de 623 bin kişi açlık, 14.7 milyon kişi yoksulluk sınırının altında yaşıyor

Ekonomideki büyümeye karşın sosyal politikaların eksikliği gelir dağılımındaki adaletsizliğin yanı sıra yoksul nüfusun azaltılmasını da engelliyor.


Büyütmek için tıklayınız

ANKARA - Ekonomideki büyümeye karşın sosyal politikaların eksikliği gelir dağılımındaki adaletsizliğin yanı sıra yoksul nüfusun azaltılmasını da engelliyor. Türkiye'de her yüz kişiden biri açlık sınırı, 20 kişi de yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamaya mahkûm durumda.
2005'te açlık sınırının altında bir gelirle yaşayanlanın sayısı 623 bin, yoksulluk sınırının altında kalanların sayısı da 14 milyon 681 bin kişi olarak belirlendi. Açlık sınırının altında yaşayanların sayısı bir önceki yıla göre 286 bin kişi, yoksulluk sınırının altında kalanların sayısı ise
3 milyon 310 bin kişi azaldı. Yani açlık ve yoksullukta toplam
3 milyon 596 kişilik bir düşüş var.

Büyütmek için tıklayınız

2004'te 909 bin kişiydi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2005 yılı hanehalkı bütçe anketi sonuçlarından elde edilen 'yoksulluk çalışması' sonuçlarını dün yazılı açıkladı.
2004 yılında 909 bin olan Türkiye genelindeki açlık sınırının altında yaşayan nüfus, 2005 yılında 623 bine düştü. Kentlerde açlık sınırının altında yaşayan nüfus 269 binden 284 bine yükselirken, kırsal kesimde bu sayı 640 binden 339 bine geriledi. Açlık sınırının altında yaşayan nüfusun Türkiye genelinde 2004'te yüzde 1.29 olan oranı yüzde 0.87'ye geriledi. Bu oran kentlerde yüzde 0.62'den yüzde 0.64'e çıkarken, kırsal kesimde
ise yüzde 2.36'dan 1.24'e düştü.
Kadınlarda daha yüksek
2004 yılında 17 milyon 991 bin kişi olarak belirlenen yoksulluk sınırının altında yaşayanların sayısı 3 milyon 310 bin kişi azalarak 2005 yılında 14 milyon 681 bin kişiye geriledi. 2005 yılı itibarıyla kentlerdeki yoksul sayısı 7 milyon 146 binden 5 milyon 687 bine, kırsal kesimde ise 10 milyon 846 binden 8 milyon 994 bine düştü. 2004 yılında yüzde 25.60 olan genel yoksulluk oranı yüzde 20.50'ye indi. Bu oran kentlerde yüzde 16.57'den yüzde 12.83'e, kırsal kesimde yüzde 39.97'den 32.95'e geriledi. Yoksulluk oranı kadınlarda daha yüksek. Yoksulluk oranı kadınlarda yüzde 21.01. erkeklerde ise yüzde 19.97 olarak belirlendi.
Göreli yoksulluk sınırı
TÜİK'in verileri, 2004 yılında 9 milyon 967 bin olan göreli yoksulluk sınırında yaşayanların sayısının da 11 milyon 574 bin kişiye çıktığını ortaya koydu. Göreli yoksulluk sınırındakilerin Türkiye genelinde yüzde 16.16 olan nüfusa oranı, kentlerde yüzde 9.89, kırsal kesimde ise yüzde 26.35 olarak belirlendi.
Bu oran 2004 yılında Türkiye geneli için yüzde 14.18, kentler için yüzde 8.34 ve kırsal kesim için de yüzde 23.48 olarak hesaplanmıştı. Satınalma gücü paritesine göre Türkiye'de 2005 yılında bir doların (0.8304 YTL) altında bir harcamayla yaşayanların sayısı 11 bin kişiden 10 bin kişiye düştü.
Kişi başına günlük 2.15 doların altında (1.7853 YTL) bir harcamayla geçinenlerin sayısı 1 milyon 752 bin kişiden 1 milyon 109 bin kişiye düştü. Günlük ortalama 4.3 doların (3.5707 YTL) altında bir harcamayla yaşayanların sayısı da 14 milyon 681 binden 11 milyon 712 bin kişiye indi. TÜİK'in çalışmasında, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 2005 yılında 190 YTL, yoksulluk sınırı ise 487 YTL olarak belirlendi. 2004 yılında
ise açlık sınırı 182 YTL, yoksulluk sınırı ise 429 YTL olarak belirlenmişti. TÜİK, 2006 yılı için de dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 207 YTL, yoksulluk sınırını ise 533 YTL olarak hesapladı.
Büyük aile daha yoksul
TÜİK'e göre 2005'te 84 YTL olan bir kişinin açlık sınırı 2006'da 92 YTL'ye yükseldi. Yoksulluk sınırı ise 216 YTL'den 236 YTL'ye çıktı. Dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını aşması için 533 YTL'den daha fazla bir gelire sahip olması gerekiyor.
TÜİK çalışması, yoksulluk riskini artıran üç unsurun ise 'büyük aile', 'yevmiyeli ve kendi hesabına çalışma' ve 'eğitimsizlik' olduğunu ortaya koydu. Üç ya da dört kişilik ailelerin yoksulluk oranı yüzde 9.36 olurken, yedi ve daha fazla ferde sahip ailelerde yoksulluk oranı 45.99'a çıkıyor.
Eğitimle ters orantılı
Çalışma durumuna göre ise işverenlerde yoksulluk oranı yüzde 4.87, ücretli-maaşlı çalışanlarda 6.57, buna karşın yevmiyeli çalışanlarda 32.12, kendi hesabına çalışanlarda 26.22. tarım sektöründe yaygın olan ücretsiz aile işçilerinin yüzde 34.52'si de yoksulluk sınırının altında bir gelirle yaşamını sürdürüyor. Eğitim arttıkça yoksulluk oranı azalıyor. Okuryazar olmayanlarda yoksulluk oranı yüzde 37.81, ilköğretim mezunlarında bu oran 22.42, lise-meslek okularında 6.79, üniversite mezunlarında ise 0.79
olarak belirlendi.
'Yine de yoksul sayısı fazla'
TÜİK Başkanı Ömer Demir, Radikal'in yoksulluk oranındaki kısmi düzelmenin nedenini sorması üzerine "Bunun sebebi ekonomik iyileşme" dedi. Demir, metodoloji ve hesaplama yönteminde herhangi bir değişklik yapılmadığına işaret ederken, bunun içini dolduran verilerin de titizlikle seçildiğini ve en küçük detayların bile gözden kaçırılmamasına özen gösterdiklerini söyledi. Demir, yoksulluk çalışmasına konu aileleri yılda en fazla bir kere ve bir aylık süre ile gidildiğini, fişlerin kaydedilmesine kadar bütün çalışmayı TÜİK elemanlarının yürüttüğünü belirtti ve bu bir aylık süreyi ileriki dönemde 15 güne çekmeyi planladıklarını söyledi. Yoksul sayısının yine de yüksek olduğunu, bu rakam kaç olursa olsun az demenin mümkün olmadığını belirten Demir, piyasa ekonomilerinde gelir dağılımını dengeleyici sosyal politikaların gereğine işaret etti.