Türkiye'nin bu fotoğraftan istediği iki koltuk, AB'nin 'nazına' takıldı

Türkiye'nin bu fotoğraftan istediği iki koltuk, AB'nin 'nazına' takıldı
Türkiye'nin bu fotoğraftan istediği iki koltuk, AB'nin 'nazına' takıldı

IMF ve Dünya Bankası toplantısında gelişmekte olan ülkelere daha fazla temsil hakkı tanıyacak kota reformu en fazla tartışılan konu oldu. FOTOĞRAF: AFP

IMF-Dünya Bankası toplantılarından kota reformu konusunda net karar çıkmadı. IMF'nin gelişmekte olan ülkelere ayıracağı iki koltuğun en güçlü adayı olarak Türkiye gösteriliyor. Ancak AB, kendisinden alınacak bu koltukların daimi olarak belli bir ülkeye verilmesini istemiyor

WASHINGTON - IMF’de kota reformu yapılması ve gelişmekte olan piyasa ekonomilerine IMF yönetimi masasından iki sandalye verilmesi konusu, bu yılki IMF- Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’na damgasını vurdu. Gelişmekte olan ülkelerin bastırmasına karşın toplantıdan ‘iyi niyet’ beyanı dışında sonut bir karar çıkmadı. IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, bu durumu başarısızlık olarak görmediğini belirtirken, gelecek ay Seul’da yapılacak G-20 zirvesi ve gelecekteki IMF toplantılarında daha fazla ilerleme sağlanmasının zeminin hazırlandığını söyledi. Türkiye ise reformun hızla tamamlanması konusunda ısrarcı oldu.
ABD ’de Washington’da düzenlenen IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları çerçevesinde düzenlenen Uluslararası Para ve Finans Komitesi’nin (IMFC) toplantısında, zengin ülkelerin ekonomi politikalarının daha sıkı gözetimden geçirilmesi öncelikler arasına alındı. 

Kota reforma damga vurdu
Türkiye adına toplantılara katılan Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan ile Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı’nın gündemini ise IMF’de yapılması düşünülen kota reformu oluşturdu. Babacan, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nın internet sitesinde yayımlanan açıklamasında, kota reformunun süratle tamamlanması çağrısında bulunarak, “Yükselen ülkelerin IMF ve Dünya Bankası’nda yetersiz temsili, bu kuruluşların meşruiyeti ve etkinliğini ciddi olarak etkiliyor” dedi. Babacan, IMF’de gelişmiş ülkelere ait bazı sandalyelerin yükselen piyasa ekonomilerine kaydırılmasının da meşruiyeti geliştireceğini kaydetti.

Türkiye en güçlü adaylardan
Çanakcı ise, IMF’nin İcra Direktörleri Kurulu’nda yükselen piyasa ekonomilerine iki sandalye verilmesi konusunda müzakerelerin devam ettiğini ancak en güçlü adayın Türkiye olduğunu vurgulayarak, “IMF içinde bu konuda geniş mutabakat söz konusu. Hem ABD hem de AB’nin, Türkiye’nin fonda temsil edilmesi yönünde güçlü arzusu var” dedi. Kota reformlarının yanı sıra IMF’nin İcra Direktörleri Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasının da gündemlerinde yer aldığını ifade eden Çanakcı, 24 sandalyenin yer aldığı kurulda, yükselen piyasa ekonomilerine en az iki sandalye verilmesi yönünde görüşler olduğunu hatırlattı. Kurulda 9 sandalyeye sahip AB’nin, kendisinden alınacak bu iki sandalyeyi verme konusunda “biraz direndiğini” ifade eden Çanakcı, “AB, bu değişim ve dönüşümün biraz daha rotasyon usulüyle yapılmasını arzu ediyor. Bu 24 sandalyeden ikisinin sürekli yükselen piyasa ekonomilerine verilmesi yerine gruplar içinde rotasyon yapılmasını tercih ediyor. Bu iki görüş arasında müzakereler devam ediyor, henüz bir noktaya varılmış değil. Bunların da önümüzdeki bakanlar toplantısı ve liderler zirvesi öncesinde biraz daha netlik kazanmasını bekliyoruz” dedi.

Kahn: Hayal kırıklığı yok
Toplantılarda gelişmekte olan ülkelerin ısrarla üzerinde durduğu kota ve temsil hakkı konusunda somit karar çıkmaması üzerine IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn, “Hayal kırıklığı içinde değilim” ifadesini kullandı. Strauss-Kahn, gelişmekte olan ülkelere IMF yönetiminde daha fazla oy ve temsil hakkı verilmesini öngören reformlar konusunda taraflar arasındaki önemli görüş farklılıklarının aşılamadığını ancak reform paketinin tamamlanmaya yakın olduğunu kaydetti. Strauss-Kahn, doğru yolda olduklarını düşündüğünü, bu konuda anlaşmaya varılmasını umduğunu ifade etti. IMF reformu konusundaki anlaşmanın gelecek ay yapılacak G-20 liderler zirvesinde onaylanabileceği belirtiliyor.

Babacan: Kota reformu acilen tamamlanmalı
Devlet Bakanı Ali Babacan, küresel ekonominin İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin en derin resesyonundan çıkmakta olduğuna, ancak bölgeler ve ekonomiler arasındaki toparlanma oranlarının farklılıklar gösterdiğine dikkati çekti. Küresel sorunların koordineli çaba gerektirdiğine işaret eden Babacan, meşruiyet için bu kuruluşlarda adil bir temsil mevcudiyetinin gerekliliğine vurgulayarak, bu hususun, kuruluşlar tarafından alınan kararların etkinliği açısından çok önemli olduğunu kaydetti.

Çanakçı: 2 sandalye için en güçlü adayız
Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, yükselen piyasa ekonomilerine iki sandalye verilmesi konusunda müzakerelerin devam ettiğini, en güçlü adayın Türkiye olduğunu belirtti. Çanakcı, 9 sandalyeye sahip AB’nin, kendisinden alınacak iki sandalyeyi vermeye ‘biraz direndiğini’ söyledi. Çanakcı, “AB, 24 sandalyeden ikisinin sürekli yükselen ekonomilere verilmesi yerine gruplar içinde rotasyon yapılmasını tercih ediyor. Bu iki görüş arasında müzakereler devam ediyor, henüz bir noktaya varılmış değil” dedi. (aa)