Türkiye'nin önü açık

IMF ekonomistlerinin 2005'te Türkiye üzerinde yaptıkları araştırmalar bir araya getirildi: Türkiye krizden sonra büyük bir başarı kazandı. Yapısal reformlar hızlanırsa Türkiye Doğu Asya ülkeleri gibi büyür.

WASHINGTON - IMF Research Bulletin adlı yayında yer alan 'Türkiye Ülke Etüdü'nde, ekonominin 2005 yılındaki durumu didik didik edildi, 'Türkiye Doğu Asya ülkeleri gibi büyüyebilir' iddiasına yer verildi.
Hükümetin bütçe açığını kapama yönündeki uygulaması övülürken, 'Cari harcamalarda kısıntı yapılması ve geçici çözüm olarak vergilere çok güvenilmemesi' önerildi. Raporun sonuç bölümünde Türkiye'de işsizliğin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekildi. IMF Research Bulletin'in aralık sayısında Donald McGettigan tarafından hazırlanan raporda, IMF ekonomistlerinin 2005 yılında Türkiye üzerine yaptığı araştırmalar bir araya getirildi, sonuçlar çıkarıldı.
2001 krizinden sonra ekonominin dönüşüm geçirdiği, son dört yıl boyunca hızlı şekilde büyüdüğü, enflasyonun tek haneli rakamlara indiği, faizin düştüğü kaydedilen raporda, kamu borç oranının dikkate değer bir şekilde düşmüş bulunduğu belirtildi. Ülke Etüdü'nde şöyle denildi:
Türkiye'nin zayıf noktaları
"Mody ve Schindler (2005) bir araştırma yaparak Türkiye'nin büyüme göstergelerini ve bunu açıklayan faktörleri dikkatle gözden geçirdi. Analizleri gösterdi ki, performans özellikle 1980'den bu yana, temelde ticaretteki açıklık, finansal pazar liberalizasyonu ve daha geniş ekonomik reform çabaları nedeniyle dünya ortalamasından biraz daha iyi. Ancak araştırmacılar aynı zamanda Türkiye'nin bu dönemdeki büyümesinin yüksek oranda çalkantılı unsurlar içerdiğini ve 1990'ların sonunda yavaş yavaş azalmaya başladığını gösterdiler. Araştırma şunu da gösterdi: Ülkenin büyümesini aksatan temel faktörler, vergi, para ve finans politikasındaki disiplinin zayıflığı olmuştu. Analizleri, Türkiye'nin disiplinini sürdürmesi ve yapısal reformları hızlandırması durumunda Doğu Asya ülkeleriyle benzer bir büyüme oranında büyüme potansiyeline sahip olduğunu öne sürüyor."
IMF ekonomistlerinden Debrun'un 2005'te ülkeler boyutunda faiz dışı fazlayı belirleyen faktörleri tahmin ederek Türkiye'nin 2000'den bu yana yaptığı mali düzenlemeleri ele aldığı kaydedilen Ülke Etüdü'nde "Bu düzenlemeler, özellikle etkili bir boyutta ve uzun ömürlülükteydi, geçmişle açık bir kırılma noktasına işaret ediyordu. Bununla birlikte bu kırılma noktasının sürdürülememesi ve Türkiye'nin faiz dışı fazlasının eski düşük düzeylere dönmesi riski de Debrun tarafından ülke boyutlu analizde ele alındı" denildi. Etüt şöyle devam etti:
Vergi artışı sorun olur
"Ramirez Rigo ise Türkiye'nin mali düzenlemesinin, sürdürülebilirliğin tipik kalite işaretini taşımadığını buldu: Rigo 2000'den bu yana yapılan düzenlemelerin, son döneme kadar temel olarak vergi artışlarıyla birlikte cari harcamalardaki artışa ve yatırım harcamalarının kesilmesine dayandığını saptadı. Daha güçlü ve daha disiplinli bir hükümetin ortaya çıkması aşırı bütçe harcamalarının kesilmesine yardımcı oldu. Bununla birlikte ileriye bakıldığında, cari harcama kesintisinde yeni ayarlamaya doğru yönelinmesi ve geçici vergi artışlarına daha az itimat edilmesi, cari mali düzenlemelerin sürdürülebilir olmasına yardımcı olacaktır."
Kamu borcu iyi yönetilmeli
IMF Research Bulletin'de Klingen'in (2005) Türkiye gibi genişleyen pazarlar için uygun kamu borcu düzeyiyle ilgili literatürü gözden geçirdiği ve borcun sürdürülebilirliğindeki başarının yeterli olmadığı sonucuna vardığı çalışmasından söz edildi. Hazırlanan Türkiye etüdünde, "Türkiye'nin yüksek kamu borcu, mali hâkimiyetle ilgili konu olarak yükselmeye devam ediyor, bu zamanla enflasyonu azaltmaktaki para politikasının etkinliğine zarar verebilir. Bu düşünceler orta vadede hükümet borçlanmasında daha doyurucu azaltmayı hedeflemenin önemini de ortaya koyuyor. Kamu borcunun etkin yönetimi, kredi sözleşmelerinin yenilenmesini sağlamakta ve yapısını şoklara karşı dirençli ve esnek kılmada temeldir" denildi.