Türkiye'ye özel bir Fiat

Fiat'ın Türkiye'de üreteceği ve tüm dünyada satışa sunacağı yeni binek otomobile telaffuzu kolay bir Türkçe isim konacak. Tofaş CEO'su Alfredo Altavilla, proje adı 'D200' olan otomobilin üçte birinin Avrupa'ya satılmasının hedeflendiğini söyledi.
Haber: SİBEL ÜNLÜ / Arşivi

İSTANBUL - Tofaş İcra Kurulu Başkanı (CEO) Alfredo Altavilla, Fiat'ın Türkiye'de üreteceği otomobile Türkçe bir isim konulacağını söyledi. Altavilla, "Proje adı D200 olan otomobilin Türkiye'de güçlü bir konuma ulaşacağına inandığımız için Türkçe isim düşündük. Bursa'da üretilecek hafif ticari araç Minicargo için de Fiat'ı ikna etmek isteyebiliriz. Çin'de telaffuz nedeniyle oraya özgü bir ad olacak" dedi. İsmin bütün ülkelerde kabul görmesi için Avrupa, ABD, Japonya ve Türkiye'de şubesi olan bir araştırma şirketleriyle çalıştıklarını belirten Altavilla, geçmişte yaşadıkları deneyimler sonucu dikkatli olduklarını söyleyerek şu örnekleri verdi:
Ritmo ve 164 sürprizi
"İtalyancada kullandığımız Fiat Ritmo'yu aynı isimle ABD'de lansmanını yapmak istedik. Ancak Ritmo, Amerikan İngilizcesinde argo kullanımda kadınların regl dönemine verilen ad olduğu için tepki geldi ve ismi Strada olarak değiştirdik. Yine Japonca'da 1, 6 ve 4 rakamları yan yana geldiğinde çok yakınlarının ölüm döşeğinde olduğu anlamına geldiği için Alfa Romeo 164'ü de 166 olarak değiştirmiştik."
Altavilla, Tofaş'ın D200'de mühendislik ve imalat açısından bugüne kadar aldığı iyi sonuçlar nedeniyle Türkiye'deki lansmanın iki ay daha öne çekildiğini de açıkladı. Altavilla, "Fiat açısından bu projenin liderliğini üstlenmekle kalmadık, hiç kimsenin beklemediği performans gösterdik. Lansmanın iki ay öne alınmasıyla, 2007 rakamları Tofaş açısından çok daha iyi olacak. Oysa ki Türkiye D200 için düşünülen son ülkeydi. D200'de üretimin üçte birini ihraç etmeye odaklandık" diye konuştu.
2006'da rekor kıracaklar
Altavilla, 2006 yılının Tofaş'ın yatırımlarının en üst düzeye ulaştığı bir yıl olacağını ve toplamda 300 milyon avrodan fazla yatırım yapılacağını belirtti. Fiat, PSA Peugeot Citroen ve Tofaş arasında yapılan işbirliği ile üretilecek hafif ticari araç Minicargo için mühendislerin çok iyi bir performans sergilediğini belirten Altavilla, projeye 40 mühendisle başladıklarını ve şu anda bu sayının 40'tan 120'ye yükseldiğini ifade ederek, "Yoğun iş seyahatlari nedeniyle bu ekip adeta otobüs ve uçakta yaşamaya başladı" dedi.
Fiat'ın tedarikçilerle birlikte tasarım yapma anlayışı getirdiğine işaret eden Altavilla, bu doğrultuda Minicargo'nun geliştirme ve tasarlanma sürecinin bir bölümünün de tedarikçilerle yürütüldüğünü dile getirdi. Altavilla, "Minicargo üretim kapasitesini 30 milyon avroluk ek yatırımla 30 bin adet daha artırmaya karar verdik. Böylece üretim adedi 165 bine çıkacak. Fiat, Peugeot ve Tofaş potansiyeli görüp bu ortak kararı aldı" açıklamasını yaptı.
Minicargo'nun konsept olarak Paris Motor Show'da yer almayacağını belirten Alfredo Altavilla, şöyle konuştu: "Çünkü Minicargo, hafif ticari araçta çok yeni bir segment. Biz rakiplerimize önceden neler tasarladığımızı göstermek istemiyoruz." Bu arada Altavilla, Avrupalı otomotiv editörlerinden oluşan jüri tarafından Yılın İşadamı ödülüne layık görüldü. Bunda Minicargo yatırımı da önemli rol oynadı.
Üç versiyonun ikisi belli
Altavilla, yenilikçi, akıllı ve kullanışlı olması planlanan Minicargo'nun kargo ve kombi ve bir diğer sürprizle birlikte üç farklı versiyonda üretileceğini belirterek, şu bilgiyi verdi:
"Üç farklı versiyon, üç farklı marka. Üç markanın özelliklerinin birleşmesiyle ortaya son derece ilginç bir ürün çıkıyor. Peugeot, Fiat ve Tofaş'ın tasarımları birbirinden çok farklı olacak. Projede temel fikir aynı ama aynı zamanda tasarım farkılığına imkân veren modüler bir yapı da söz konusu. Tasarımda değişikliği yaratacak parçalar en düşük maliyetli gruptan olacağı için bu anlamda da sorun çıkmayacak. Her şeyden önce farklı markalar arasında sinerji yakalarken, bununla markaları kendi kimliğini korumasını gözettik. Peugeot, Fiat ve Tofaş logoları basılacak araçlar birbirinden farklı olmazsa markalar birbirinin kuyusunu kazar. Böyle projelerde müşteri versiyonlar arasında fark göremezse sadece fiyata bakıyor. Ayrıca Minicargo'nun kasası adeta Türk tüketiciler için icat edildi."
'Tofaş çalışanları liderlikten önemli'
Alfredo Altavilla, Türkiye'de sektördeki fiyat indirimlerine ilişkin şu görüşü aktardı: "Baktığınızda benim Türkiye'ye gelişimden bu yana şirketin pazar payı düştü. Bence sektörde bir numara olmak çok da önemli değil. Hedefim, Tofaş'ı kârlı bir şirket haline getirebilmek ve güçlü bir ihracat oluşturmak."
Fiyat savaşı sanayiyi tehdit ediyor
"Tofaş sattığı her araçtan kâr etti" diyen Altavilla, şöyle devam etti: "Şirketin ana amacı para kazanmak olacak. O nedenle Türkiye'deki fiyat oyununa katılmak, bu savaşın parçası olmak istemedim. Çünkü bu, sonunda yerel sanayiyi öldürecek. Bu fiyat savaşı, Türkiye'de nihayetinde çok büyük bir işsizliğe yol açacak. Türkiye'ye araçlarını dışarıdan getirmekle yetinen birçok rakibim Türkiye'deki işsizliğin durumuyla ilgili herhangi endişe taşımıyor. Ama benim 4 bin 500 çalışanım var. Ben bu kişilerin işlerini güvence altına almak zorundayım. Ben faaliyet dışı kârlılıkla da olsa para kazanıp, çalışanlarımın işlerini garantiye almalıyım."
Aslan payı Bursa'ya
Tofaş CEO'su Altavilla, Tofaş'ın mali durumunun şu anda kredilere ulaşım da dahil bütün yatırımları kendi başına finanse edebilecek güçte olduğuna dikkat çekerek toplam üretim kapasitesinin 2008 yılına gelindiğinde 300-350 bin civarında olacağını belirtti. Altavilla, "Tofaş Fiat açısından en stratejik yerlerden biri haline geldi. Fiat'ın yatırımlarından aslan payını alır durumdayız" dedi. Altavilla, Tofaş'ın geçen yıl 692 milyon avro ihracat yaptığını, 2006'da bu rakamın 750 milyon avroya ulaşmasını öngördüklerini ifade etti.
Ayrıcalık yerine Ar-Ge teşviği
2005 yılında otomotiv sektöründeki performans ve satışların büyük ölçüde indirimlerden kaynaklandığını belirten Tofaş CEO'su Altavilla, 2006 yılında sektörün 2005 ile aynı ve istikrarlı seyredeceğini düşündüğünü dile getirdi.
Altavilla, teşviklerle ilgili olarak ise şunları söyledi: "Biz ayrıcalıklı bir muamele görmek istemiyoruz. Ama sağlıklı bir şekilde büyümeyi sağlamak, ihracat-ithalat dengesini korumak için yapılabilecek en önemli şey, yerel üretimin teşvik edilmesi. Bize ya da bir başka üreticiye tek başına ayrıcalık tanınmasından yana değilim. Üretim konusunda bir liderlik isteniyorsa sabit yatırımlar yerine araştırma-geliştirme konusunda teşvik mekanizması oluşturulmalı. Brezilya bunu yaptı. Eğer bunlar yapılmazsa bu sefer otomotiv devleri bir anlamda İngiltere'de olduğu gibi tarih sahnesinden çekiliyor."