'Türkiye'ye yatırım yapmayan banka yöneticileri pişmanlık içindeler'

'Türkiye'ye yatırım yapmayan banka yöneticileri pişmanlık içindeler'
'Türkiye'ye yatırım yapmayan banka yöneticileri pişmanlık içindeler'

Babacan IMF ve Dünya Bankası toplantıları kapsamında bugüne kadar değişik ülke temsilcileri ve banka yöneticileriyle 75 civarında görüşme yaptığını söyledi. FOTOĞRAF: RIZA ÖZEL / AA

Başbakan Yardımcısı Babacan 'İstanbul'da görüştüğüm üç banka yöneticisi Türkiye'ye yatırımlarından çok mutlu olduklarını söylediler' dedi

İSTANBUL - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Uluslararası Para Fonu (IMF)-Dünya Bankası yıllık toplantıları kapsamında İstanbul’da görüştüğü üç bankanın yönetim kurulu başkanının Türkiye’deki operasyonlarından çok memnun olduklarını söylediğini belirterek, “Yatırım yapmayanlar da pişmanlık içindeler” dedi.
Türkiye Bankalar Birliği, IMF-Dünya Bankası yıllık toplantıları dolayısıyla önceki gece İstanbul’da boğaz manzaralı Feriye Lokantası’nda Türk ve yabancı finans çevreleri yöneticilerine bir resepsiyon verdi. Resepsiyona eşi Zeynep Babacan ile katılan Ali Babacan, burada gazetecilerle sohbet ederken toplantılar kapsamında bugüne kadar 75 civarında görüşme gerçekleştirdiğini, bunların bazılarını ülke temsilcileriyle, bazılarını ise banka yöneticileriyle yaptığını anlattı.

Dünya Bankası ve IMF çok memnun
Babacan, “Görüştüğüm üç bankanın (yabancı) yönetim kurulu başkanı, buradaki operasyonlarından çok memnun olduklarını söylediler. Yatırım yapmayanlar da pişmanlık içindeler” diye konuştu. Hem Dünya Bankası hem de IMF’nin toplantılardan çok memnun bahsettiklerini dile getiren Babacan, zamanlama olarak böyle derin bir küresel kriz döneminde yapılmasının da ayrı bir önemi olduğunu söyledi.Ali Babacan, Başbakan Tayyip Erdoğan ve IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn’ın IMF ile ilgili görüşlerinin hatırlatılması üzerine, Strauss-Kahn ile aralarında bir çelişki olmadığını, Başbakan ile farklı düşündüğü şeklindeki algının ise farklı ortamlarda farklı sorular gelmesinden kaynaklandığını ifade etti.

G7 önemini koruyor
G-7 ve G-20’ye ilişkin sorular üzerine ise Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, G-7’nin kendi içinde önemini koruduğunu, ancak önceden G-7’de karar alındığında ‘zenginler karar alıyor’ denildiğini, şimdi ise G-20’de alınan kararların tabana yayılmasının daha hızlı olduğunu kaydetti.

ABD’ye göre İstanbul cennet
Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince de, İstanbul’da devam eden IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının bugüne kadar gördüğü “en mükemmel” IMF-Dünya Bankası toplantıları olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
“Bir kere mekân süper... Bu kadar güzel mekânda yapıldığını, Singapur dahil görmedim ki, polis sireni bile çalmıyor. Devlet görevlileri konuklara son derece nazik davranıyor. Maalesef terör olayları nedeniyle Amerika’da o kadar kaba davranıldığını, güvenlik önlemlerinin insanı o kadar huzursuz edici olduğuna şahit olmuştuk ki, burası cennet...”
Ekonominin son durumuna ilişkin verilerin hükümetin elinde olduğunu, dolayısıyla IMF yardımına ihtiyaç olup olmadığını hükümetin daha iyi bildiğini ifade eden Özince, yine de yapılacak bir anlaşmanın Türkiye’nin lehine olacağını söyledi.

Türkiye’den ders almalıyız
Yapı Kredi Bankası Genel Müdürü Faik Açıkalın ise toplantılarda görüştükleri yabancı bankacıların, Türkiye’den alması gereken dersler olduğunu dile getirdiklerini kaydetti. Açıkalın, yabancı delegasyonun İstanbul’u çok beğendiğini ve ilk fırsatta eşleriyle de gelmek istediklerini söylediklerini anlattı.

Durmuş Yılmaz: Napolyon buz üzerinde nasıl yürüyeceğini biliyordu
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz Türkiye’nin kriz stratejisine ilişkin bir soruya, “Napolyon Moskova’ya girdiğinde buz üzerinde yürürken nasıl çıkacağını da biliyordu” yanıtını verdi.
Yılmaz, ‘Krize karşı B, C planınız var mı?’ sorusunu yönelten bir gazeteciye ise ‘sen evli misin’ diye sorarak, “Eşine sor bakalım. Elektrik, su kesildiğinde ne yapar? Mum nerede, bidon nerede biliyordur. Kafasında en az 2-3 çeşit stratejisi vardır”
Bu arada Durmuş Yılmaz, dün de NTV/CNBC-e ortak yayınında soruları yanıtladı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz şunları söyledi: 

Bağımsızlık endişemiz yok
“Merkez Bankası’nın bağımsızlığı konusunda endişemiz yok. Geldiğimiz noktada Merkez Bankası’nın bağımsızlığı bir rahatsızlık sebebi değil.
IMF anlaşmasının olup olmayacağı konusunda muhatap Ali Babacan’dır. Türkiye’nin dış finansman ihtiyacı giderek azalıyor. Bugün itibarıyla bizim cari açığı finanse etmek için çok fazla bir paraya ihtiyacımız yok. Ancak yatırım yapmak için kaynağı ihtiyaç var. Yüzde 3 büyüme yeter diyorsak böyle bir anlaşmaya ihtiyaç olmayabilir. İhtiyacımız olan ucuz kaynağın nereden temin edileceği siyasi bir karar. IMF konusunda belirsizlik ne kadar erken biterse bizim hazırlık yapmamız için o kadar iyi olur. Döviz arzı arttığında kurlar üzerinde baskı artacaktır. Merkez Bankası’nın enflasyon için kurlarla oynamak gibi bir politikası olmadı, olmaz, volatilite olursa doğrudan müdahale ederiz, alım-satım yönünde müdahale edebiliriz. Ekonomik büyümenin tekrar başladığına ilişkin ipuçları ortaya çıktı. Bugün itibarıyla ekonomilerin canlanması çok hızlı olmayacak. Bankalar söylenildiği kadar güçlü değil. Bu yüzden de kredi mekanizmasının çabuk canlanması mümkün değil.”
Ekonomideki gelişmelerin önemli olduğuna da vurgu yapan Yılmaz, “Ekonomik canlanma hızlı olursa faiz artırımları da bu oranda hızlı olur. Ancak faiz indirimlerinin etkisi kredi piyasasında istediğimiz boyutta olmadı. Önümüzdeki dönemde hem arz, hem talep tarafındaki sıkıntıyı gidermeye çalışacağız” açıklamasında bulundu.
 (Radikal)