TÜSİAD başkanıyla yapılan toplantıda, gazeteciler neden gerildi?

TÜSİAD başkanıyla yapılan toplantıda, gazeteciler neden gerildi?
TÜSİAD başkanıyla yapılan toplantıda, gazeteciler neden gerildi?
TÜSİAD Başkanı'na tartışma yaratan "Bizim muhatabımız Başbakan" sözlerine ilişkin soruların sorulduğu cuma günkü toplantıda gazeteciler neden çok gergindi? Hürriyet ekonomi müdürü Sefer Levent bugünkü yazısında bu ilginç konuya değiniyor...

RADİKAL – TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e verdiği röportajda, “Muhatabımız Başbakan Davutoğlu” demesi tartışma yaratmış; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dinçer’e bizzat yanıt vererek “Biz de gitmeyiz o zaman ” demesi, ardından Başbakanlık’tan yapılan, “Davutoğlu TÜSİAD genel kurullarına katılmayacak” açıklaması gerilimi artırtmıştı. Bu tartışma, TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in geçtiğimiz cuma günü gazetelerin ekonomi müdürleriyle yaptığı toplantıda tekrar gündeme geldi. Dinçer’e bizzat bu konuyla ilgili sorular soruldu. Toplantıya katılan gazeteciler, izlenimlerini ve Dinçer’in yanıtlarını dünkü (Pazar) yazılarında/haberlerinde yayınladılar. Dinçer, röportajda söylediklerinin arkasında

Toplantıya katılanlardan Hürriyet gazetesi ekonomi müdürü Sefer Levent de dünkü yazısında Haluk Dinçer’in sözlerini, ‘O röportajda ne dediysem o’ başlıklı bir yazıyla aktardı. Levent, bugün aynı konuda yazmaya devam etti. Ancak bu kez ‘masanın bu tarafı’na, yani gazetecilerin oturduğu tarafına ilişkin gözlemlerini aktardı.

Levent, Dinçer’e bu konuyla ilgili sorular sorulmaya başladığı andan itibaren ‘gazeteciler arasında bir gerilim’ baş gösterdiğini aktardı. Soru soran gazetecilerin gergin olduğunu, soru sorulurken diğer gazetecilerin ‘homurdandığını’ aktardı! Neredeyse karşılıklı söz düellosu bile olmuştu.

Bu ‘anlaşmazlık’, gazetelerin o toplantıyı okuyucularına duyurmasına da yansıdı ve dünkü gazeteler, aynı toplantıya ilişkin neredeyse taban tabana zıt başlıklar attı.

Levent, “Sizce bu gerginliğin sebebi neydi” diye sorarak, kendi doğru cevabını da veriyor: “Örneğin mesleki hırs veya kıskançlık olabilir mi? Bence hayır. Bence bu gerginliğin temel sebebi herkesin gazetesine ‘kendince doğru olan haber’i götürme telaşıydı.”

Sefer Levent’in “Bir toplantının perde arkası ve TÜSİAD” başlığıyla kaleme aldığı dikkat çekici yazısı şöyle:



Bir toplantının perde arkası ve TÜSİAD

Dün sabah saatlerinde yazarımız Erdal Sağlam aradı. “Bugünkü tüm gazeteleri toplayıp ders verdiğim üniversitedeki öğrencilerime göstereceğim. Ortada bir haber var ama her gazete ayrı telde çalıyor. Ders olur bu” dedi.

Erdal Sağlam’ın bahsettiği haber cuma günü TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer’in düzenlediği basın toplantısındaki sözlerini kapsıyordu. Toplantı çok önemliydi. Çünkü Dinçer yılbaşından hemen önce Hürriyet’te Cansu Çamlıbel’e bir röportaj vermiş, iki soruya verdiği cevapta geçen ‘Muhatabımız Başbakandır” ve “Paralel devlet görmüyorum” sözleri fırtınalar koparmıştı. Cumhurbaşkanının ‘Artık başka muhatap bulurlar’ tepkisi kulislere yansımıştı. Başbakanlık ise doğrudan bir açıklama yaparak, “TÜSİAD’ın eski Türkiye ’de kalması gereken alışkanlıkları devam ediyor. Davutoğlu genel kurullarına katılma eğilimindeydi ancak katılmayacak” demişti. Ortam gerilmiş ancak TÜSİAD üyelerinde herhangi bir cevap gelmemişti. En son görüştüğümüz Güler Sabancı dahil tüm TÜSİAD üyeleri başkanlarının cuma akşamı düzenlediği o toplantıyı beklememizi söylemişti. Toplantı öncesi ekonomi basınını temsil eden bizler kendi aramızda çeşitli tahminlerde bulunmuştuk. Kimimize göre TÜSİAD geri adım atacak, başkan söylediklerinin yanlış anlaşıldığını söyleyecekti, kimimize göre de geri adım atmayacak başkanlığı bırakacağı için sözlerinin arkasında duracaktı. Açık söylemek gerekirse benim net bir tahminim yoktu.


‘O RÖPORTAJDA NE DEDİYSEM O’
Ve bu kadar önem atfedilen o toplantı başladı. Başkan Dinçer ekonomiyle ilgili 21 tespit ve beklentilerini açıklarken ortam gayet sakindi. Ancak ne zaman ki “Artık soruları alabilirim” dedi, o an itibariyle ortam birden gerildi. Ve ne ilginçtir gerilen taraf TÜİSİAD değil biz ekonomi gazetecileriydik. Masanın etrafında hemen hemen tüm gazetelerin ekonomi temsilcileri vardı. Ve nedense havaya gerginlik hâkimdi. Bir kere sakinliği ile yıllardır tanıdığım arkadaşlarımın soruları soruş biçiminde gerginlik vardık. Bu gergin sorulara Dinçer cevap vermeden önce soruya soranla karşı düşüncede olan gazetelerin temsilcilerinden sürekli homurtular yükseldi. Dahası sorular geldikçe masadan, “Biz dışarıda fikirlerimizi tartışalım…”, “Sorumu başkana sordum arkadaşım…”, “Adam daha nasıl açıklasın…”, “Eeee ne var bunda…”, “Yahu kiminle muhatap olacak…”, “Arkadaşım bir dakika müsaade et…”, “Sana sormadım ki…” sesleri yükseldi.

Bunları söylerken birilerini suçluyor ya da kendimi bu tablonun tümüyle dışında tutuyor değilim. Mesleğimizin “olaya dışarıdan bakma” gereğini giderek kaybettiğimizi gördüğüm için üzüntümü paylaşıyorum.

Açık söylemem gerekirse yaklaşık 19 yıldır basın toplantısı izleyen bir gazeteci olarak ilk kez bu kadar rahatsız olduğumu, gerildiğimi ve üzüldüğümü belirtmeliyim. Türkiye’nin son zamanlarda çok gerildiğini yazan çizen biz ekonomi gazetecileri meğer bizzat kendimiz ne çok gerilmişiz.

Peki sizce bu gerginliğin sebebi ne? Örneğin mesleki hırs veya kıskançlık olabilir mi? Bence hayır. Bence bu gerginliğin temel sebebi herkesin gazetesine ‘kendince doğru olan haber’i götürmesinin telaşıydı.

Peki ‘kendince doğru olan haber’ nasıl oluyor? İşte bunun cevabı TÜSİAD Başkanı Dinçer’in dünkü gazetelerin başlıklarına yansımasında gizli. Gelin bu başlıklara bir bakalım.


AKŞAM: Dinçer’den paralel çark

STAR: ‘Görmüyorum’ lafım ‘paralel devlet yok’ anlamına gelmiyor

BUGÜN: O sözlerimin arkasındayım

HÜRRİYET: O röportajda ne dediysem o

HABERTÜRK: Verginin yüzde 85’ini ödüyoruz, bizim ağzımızdan çıkan dinlenir

CUMHURİYET: Sözümün arkasındayım

VATAN: Cumhurbaşkanı ile hiçbir sorunumuz yok

MİLLİYET: Paralel yok demiyorum, ortaya çıkarılsın

YENİ ŞAFAK: Muhatap bulursa kapıyı çalacak

ZAMAN: Sözlerimin arkasındayım

TAKVİM: Patronlar çark etti

POSTA: Sözlerimin arkasındayım

TARAF: Sözlerimin arkasındayım

SÖZCÜ: Büyüme ve yatırım artışı yetersiz, işsizlik artacak

AYDINLIK: Hukuk reformunda Türkiye geç kaldı

YURT: Söylediklerimin arkasındayım

Başkan Dinçer o akşam iki noktanın altını çizmiş ben de dünkü Hürriyet’te bunları yorumsuz paylaşmıştım. 

O noktalardan birincisi, “Paralel devlet yoktur diyememem. Paralel devlet varsa bunu ortaya çıkarması gereken yargıdır. Henüz ortada bir sonuç yok. Ben paralel devlet görmüyorum” sözleriydi.

İkincisi ise, “Ekonomi ve politik eleştirilerimizin muhatabı doğal olarak hükümet ve başbakandır.”

Ama dünkü gazetelere baktığınızda ortada iki farklı görüş var. Bazı gazeteler göre ‘TÜSİAD çark etmiş’, bazı gazetelere göreyse ‘sözlerinin arkasında durmuş.’ İşte bence o geceki gerginliğin temel sebebi bu farklılığı yakalayabilmenin telaşıydı! Bazımız açıkça TÜSİAD Başkanı Dinçer’den bir özür bekliyorduk, bazımız ise sözlerinin arkasında durmasını…

Umarım ekonomi basını olarak ‘telaşsız’ günlere geri döneriz."


YAZININ TAMAMI

bigPara.com