TÜSİAD: Teşvik haksız rekabet

TÜSİAD Başkanı Sabancı teşvik düzenlemesine ilişkin tereddütleri olduğunu söyledi: Mevcut tesislerin teşvike dahil edilmesi haksız rekabet yaratır.

ANKARA - TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı hükümetin IMF ile ilişkilerin gerilmesine neden olan teşvik sistemiyle haksız rekabet ortamı yaratılacağını söyledi.
Ankara'da temaslarda bulunan TÜSİAD heyeti dün Dışişleri Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, Devlet Bakanı Ali Babacan ve Merkez Bankası Başkanı Süreyya Serdengeçti ile görüştü. Şener ile görüşmede teşvik sistemine ilişkin uygulamaları gündeme getiren Ömer Sabancı şöyle konuştu:
'Prensip olarak doğru'
"Hükümetin teşvikler konusunda aldığı kararı, prensip olarak doğru buluyoruz. İşsizliğe çözüm bulması, bölgelerarası eşitsizliği gidermesi açısından doğru, ancak uygulanış biçimi ile ilgili bizim tereddütlerimiz var. Teşviki 36 ilden 49 ile çıkarırken, 49 il içinde kişi başına milli geliri 500 dolar olan illerimiz de var, 1800 dolar olan illerimiz de var. Biz beklerdik ki üç ana teşvik konusunda (vergi indirimi, SSK prim indirimi, enerji indirimi) illerin gelişmişlik düzeyine göre olsun. Teşviklerin kademelendirilmesi çok önemli. Teşviki 36 ilden 49 ile çıkarırken, mevcut tesislerin de teşvike dahil edilmesi, haksız rekabet yaratır."
Bazı sektörlerde kapasite fazlası bulunduğunu hatırlatan Sabancı, "kapasite fazlası olan sektörde yeniden bir kapasite kurarak, ihracat imkânı yoksa, pazarlama imkânı yoksa o sektörün teşvik edilmemesi gerek" derken, devamla şöyle konuştu: "Bu illerimizde sektörel ayrım yapılması lazım. Hazine'nin, devletin 'Ben şu sektörlere teşvik veririm, şunlara vermem' demesi gerekiyor. AB normlarında bu kullanılıyor. Bu konuda görüşlerimizi ve kaygılarımızı dile getirdik." TÜSİAD heyeti teşvik sistemiyle ilgili tartışmaların ve yapısal refonrm yasalarının çıkarılamamasının yeni IMF anlaşmasının imzasını geciktirmesine ilişkin endeşelerini de ifade etti.
'Değerlendiriyoruz'
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener ise IMF ve AB müzakere süreci konularında hükümetin, belli bir takvim uyguladığını, herhangi bir gecikmenin söz konusu olmadığını söyledi. Şener teşvik tasarısının yasalaşacağını, mali bir yük getirmesi halinde de bunun tedbirlerinin alınacağını belirterek, "Bazı noktalarında değerlendirmeler yapılmaktadır" diye konuştu.
Gelir İdaresi ve Bankacılık Kanunu ile ilgili taslağın Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını hatırlatan Bakan Şener, Sosyal Güvenlik reformu ile ilgili metnin de tamamlanmak üzere olduğunu ve en kısa zamanda bunların Meclis'e gönderileceğini belirtti.
Zaman kazanılıyor
Öte yandan IMF ile hükümet arasında karşılıklı tartismalara neden olan, teşvik sisteminin genişletilmesinden tümüyle vazgeçmenin mümkün olmadığı, ancak maliyeti aşağı çekecek olan bir 'orta yol' arandığı belirtiliyor.
Mevcut durumda 36 ile uygulanan teşvikin kapsamını genişleterek 49 ile çıkarılması amacıyla hazırlanan ve IMF'nin başta faiz dışı fazla olmak üzere bütçe hedeflerini tehlikeye sokacağı uyarısıyla karşı çıktığı, 'yatırımların ve istihdamın teşviki hakkında kanun tasarısı', dün Plan Bütçe Komisyonu tarafından alt komisyona iletilmişti. Ekonomi yetkilileri, söz konusu tasarının alt komisyona gitmesiyle hükümetin tartışmaları biraz soğutarak IMF ile orta bir yol bulmak için zaman kazanmış olacağını söyledi.
IMF dikkate alınacak
Söz konusu tasarının alt komisyonda, Uluslararası Para Fonu'nun eleştirileri de dikkate alınarak değiştirilmesi beklendiğini belirten ekonomi yetkilisi şunları söyledi: "10 gün içinde sorun Meclis'te çözülür. Tasarıdan geri dönülmesi söz konusu olmaz, ancak yeni sistemin bütçeye getirecegi yükü düşürecek ve doğan yükü karşılayacak çözüm önerileri getirilecek. Hükümet şu asamada ortaya çıkacak kaynak sorununun nasıl aşılacağını IMF'ye sunmayı düşünüyor" diye konuştu.