TÜSİAD'dan etik cağrısı

Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ömer Sabancı, etik altyapı eksikliğinin ekonomik ve...

İSTANBUL - Türkiye Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ömer Sabancı, etik altyapı eksikliğinin ekonomik ve sosyal kalkınmanın önünde engel, yatırımcıyı caydırıcı bir faktör ve kamu kaynaklarının israf edilmesinde başrol sahibi olduğunu söyledi. Sabancı, hiçbir devlet organını hariç tutmadan etik sistemi kurmak ve toplumun tüm kesimlerinde yozlaşmayı bertaraf etmek için 2006'nın hedef seçilmesini istedi.
Sabancı, TÜSİAD'ın 'Devlette Etikten Etik Devlete: Kamu Yönetiminde Etik' raporunun tanıtımında, son yıllarda demokratik standartta, özellikle yasal düzeyde sağlanan kayda değer ilerlemeye karşın, Türkiye'nin sağlam bir etik altyapı oluşturma bakımından aynı başarıyı gösteremediğini savundu.
'Sıralamada gerideyiz'
Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kanunu'nun, kapsam dışı bıraktığı kurumlar ve yaptırım mekanizmalarının yetersizliği nedeniyle, tatminkâr bir düzenleme olmadığını belirten Sabancı şunları söyledi: "Türkiye hâlâ, etik dışı faaliyetler konusunda uluslararası araştırmalarda gerilerde. Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün yolsuzluk algılama endeksinde, geçen yıla göre birkaç basamak yükselerek 65. sıraya varmamız, bir avuntu olmaktan öte anlam taşımıyor. Sade vatandaştan yerli-yabancı büyük yatırımcıya kadar toplumun her kademesinde, devlet kapısındaki işini, ancak küçük ya da büyük çaplı etikdışı faaliyete başvurarak gördürebileceğine dair kuvvetli bir intiba var.
Bu durum, toplumsal yozlaşmayı da körüklüyor. Bu itibar zedeleyici durumun kabul edilebilir yanı yok. Bu nedenle, yurtiçinde gve uluslararası alanda devletimizin itibarını yükseltecek, kapsamlı ve kararlı adımların atılması gerekli."
Devlet mensuplarıyla ilgili etkin hesap verebilirlik ve yaptırım mekanizmalarının önünü tıkayan ayrıcalıkların, etikdışı faaliyetlerle mücadelede ciddi engel oluşturduğunu savunan Sabancı, "Türkiye'de ne zaman bu konu kamuoyu gündemine gelse, devlet içinde farklı organların birbirlerinin ayrıcalıklarını işaret ettiğini, ama bu konuda çözüm üretmekten kaçındığını görüyoruz. Bu tartışmalarla kamuoyu adeta meşgul ediliyor ve konu, bir başka olayle gündeme gelinceye dek rafa kaldırılıyor" dedi.
OECD'nin belirlediği etik altyapının sekiz temel öğesinin Türkiye'de de hayata geçirilmesini isteyen Sabancı, bu kapsamda 'siyasi kararlılık, etkili yasal altyapı hazırlanması, etkin şeffaflık, etik davranış kurallarının geliştirilmesi, etik eğitimi ve bilinçlendirme, kamuda uygun çalışma koşulları, etik koordinasyon kurumlarının oluşturulması ve sivil toplumun aktif şekilde harekete geçirilmesi' gerektiğini de sözlerine ekledi.
Sabancı, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bu çerçevede, çağrımız şudur: Gelin, devlete güveni yeniden inşa etmek için, hiçbir devlet organını hariç tutmadan, hizmeti karşılığı devletten maaş alan tüm kurumlarımızda etik sistemini kurmak ve toplumumuzun tüm kesimlerinde yozlaşmayı bertaraf etmeye yönelik etik bilincini oluşturmak için 2006 hedef alalım."
'Kamuoyunun talebi yok'
Toplantıya katılan Adalet Bakanı Cemil Çiçek ise Türkiye'de ahlak ve adalet konusuna talep olmadığını belirtip kamu yönetiminde oluşan etik problemlerin yasa yetersizliğinden değil kamuoyundaki tavırdan kaynaklandığını söyledi. Çiçek, "Bu toplumda iki konuda talep yok, adalet ve ahlak. Var gibi görünüyor ama özele gelince yok. Özele gelince kestirme yoldan halledilmek isteniyor. Türkiye'deki sorunun temelinde yasa yetersizliği yok. En önemli konu kamuoyunun tavrıdır" dedi.