Tutunamayan oteller zayıflama kampı oldu

Tutunamayan oteller zayıflama kampı oldu
Tutunamayan oteller zayıflama kampı oldu
Obeziteyle 5 milyar dolarlık savaş zayıflamayı cazip bir sektör haline getirdi. İş yapamayan oteller birbir zayıflama kampına dönüyor.
Haber: SİBEL CİNGİ / Arşivi

Önce Doktor Muzaffer Kuşhan’ın Polonezköy’deki lüks zayıflama kliniğinde 19 yaşındaki Dila, şimdi de Antalya’daki bir otelde zayıflama kampına katılan Can Koşar... Zayıflama çılgınlığının son kurbanları onlar oldu. Türkiye ’de obezite ile mücadele için yapılan 5 milyar dolarlık harcama zayıflamayı cazip bir sektör haline getirdi. Turizmde başarısız olan oteller denetimsizlik yüzünden birer birer zayıflama kampına dönüştürülüyor. 

Üçüncü kişilere kiralanıyor
Can Koşar’ın yaptığı gibi internette kısa bir araştırma yapıldığında ekrana zayıflama programları uygulayan birçok otel dökülüyor. Akdeniz’den Karadeniz Bölgesi’ne kadar birçok yerde zayıflama programı olan tesis bulmak mümkün. OTI Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Bektaş, “Kurumsal olarak sağlıklı yaşam hizmeti veren yerlerde sıkıntı yok. Ciddi ekiplerle hizmet veriliyor. Ama uzun bir süredir işin ehli olmayanlar türedi. Otelleri kiralayarak bu tür hizmetler veriliyor. Sektörde ciddi bir deformasyon yaşanıyor. Bu şekilde üçüncü şahıslara kiralanan çok yer var” diyor. TUROB Genel Sekreteri Faruk Boyacı da kontrolsüz bir şekilde büyüyen zayıflama merkezlerinin büyük bir tehlike arz ettiğini dile getiriyor. “Bu iş otelcilik çizgisinin dışında. Biri sağlık diğeri turizm. İkisinin da standartları farklı” diyen Boyacı, konuyu TUROB Yönetim Kurulu’nda da gündeme getireceklerini açıklıyor. 

Bakanlığa gidecekler
Boyacı, şöyle devam ediyor: “İyi işletilemeyen, özellikle de parlak olmayan bölgedeki oteller bu tür hizmetler için kiralanıyor. Şu anda birçok yerde bu tür programlar uygulanıyor. Kimsenin mesleğimizi lekelemeye hakkı yok.” TUROB Başkanı Timur Bayındır da zayıflama merkezleri konusunda yaşanan sıkıntıyı bakanlığa götürerek bir düzenleme isteyeceklerini açıklıyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu’nun kontrolünde Yaşasın Hayat Enstitüsü ile sağlıklı yaşam programı uygulayan kurumsal firmalardan biri olan Palmolife’in Genel Müdürü Gülderen Budak, “İşin uzmanı olmayanlar nedeniyle turizmciler olarak tedirginiz. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Zayıflamak isteyenler bir programa giderken nereye gittiklerini çok iyi sorgulamalılar” diyor. 


Mesleki düzenleme lazım
Türkiye Diyetisyenler Derneği Başkanı Mine Akın, diyetin uzmanlık gerektiren bir konu olduğunu, bu nedenle de herkese güvenilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Akın, şu açıklamayı yapıyor: “Halkın bu konuda bilinçlendirilmesi gerekiyor. Zayıflamak isteyenler için büyük tuzaklar var. Bakanlığın mesleki düzenlemeler yapması gerekiyor.”
Diyetin komplike bir tedavi olduğunu ve profesyonel sağlık ekipleri kontrolünde yapılması gerektiğini belirten ünlü diyetisyen ve beslenme uzmanı Dilara Koçak, “10 yıldır uzman olmayan kişilerin diyetisyenim diye ortaya çıkmasıyla, kitap yazmasıyla ve yurtdışında 3 ay eğitim alıp diyetisyen olduğunu söylemesiyle mücadele ediyorduk. Şimdi ise işin ehli olmayanların açtığı kamplar mesleğimize ciddi zararlar veriyor” diyor. 

Türkiye’de 20 milyon obez var 
Türkiye Obezite Araştırma Derneği’nin verilerine göre Türkiye’de obez sayısı 20 milyona yaklaştı. Bir kişinin obezite tedavi masrafı en az 800 dolar civarında.
Türkiye’de obezite sıklığı erkeklerde yüzde 24 kadınlarda ise yüzde 31. Obezite en çok Güneydoğu ve İç Anadolu Bölgesi’nde görülüyor. En az ise Karadeniz’de görülüyor.

bigPara.com