Ülker, 65. yılını Sabri Ülker'in 'mutluluk' felsefesiyle kutluyor

Ülker, 65. yılını Sabri Ülker'in 'mutluluk' felsefesiyle kutluyor
Ülker, 65. yılını Sabri Ülker'in 'mutluluk' felsefesiyle kutluyor

Ülker reklamlarında, ?Çocuk, genç, yaşlı herkesin Ülker ürünlerinin en az bir tanesine dair mutlu bir anısı var? vurgusu yapılıyor.

Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi, reklam konseptinin Ülker'in kurucusu Sabri Ülker'in 'Herkesin mutlu bir çocukluk geçirmeye hakkı vardır' felsefesiyle uyuştuğunu kaydetti

İSTANBUL - Ülker 65. yılını, ‘Hayatı Güzel Kılan Mutlu Bir An’ konseptli reklam kampanyası ile kutluyor. 7’den 70’e herkesin, bir Ülker ürünüyle mutlaka güzel bir anısı olduğu gerçeğinden hareketle oluşturulan reklam kampanyası, televizyon, sinema, yazılı basın, açıkhava ve internet olmak üzere 360 derece iletişimi kapsıyor. 

Çokomel kâğıdı defter arası
TV reklamları ve yazılı basın ilanları yayınlanmaya başlayan kampanyanın diğer ayakları olan sinema, açıkhava ve internet çalışmaları da önümüzdeki günlerde devreye girecek. Kampanya öncesinde ‘Ülker’ markasının insanlarda neleri çağrıştırdığına dair geniş bir araştırma yaptıklarını kaydeden Yıldız Holding Pazarlama Başkanı Ahad Afridi, “Gördük ki çocuk, genç, yaşlı, çalışan, öğrenci, işadamı, ev kadını gibi hangi yaş ve cinsiyetten olursa olsun, insanların Ülker ürünlerinin en az bir tanesine dair mutlu bir anısı var. Bu ‘mutlu anlar ve anılar’ sohbetlere konu oluyor. İnsanlar, çocukluklarında Ülker Çokomel kağıtlarını nasıl düzeltip defterlerinin arasında biriktirdiklerini ya da meşhur Ülker tüplü Çokokrem’in son damlasını ziyan etmemek için nasıl uğraştıklarını birbirlerine anlatıyor. Yani Ülker, insanları aynı sıcak duyguda, aynı mutlulukta, aynı keyifte, aynı paylaşma duygusunda birleştiriyor. Biz de kampanyamızı bu güçlü marka gerçeğinin üzerine kurguladık” dedi.

‘Felsefesine sadık kaldık’
Reklam konseptininin Ülker’in kurucusu ve Onursal Başkanı Sabri Ülker’in ‘Herkesin mutlu bir çocukluk geçirmeye hakkı vardır’ felsefesiyle de uyuştuğunu kaydeden Afridi, reklamlarda da özellikle bu felsefeyi yansıtmaya özen gösterdiklerini ifade etti. Türkiye’de gelmeden önce Ülker’le ilgili araştırmalar yaptığını, bunun da kendisine markaya dışarıdan bakma fırsatı verdiğini vurgulayan Afridi,  şöyle devam etti:
“Gruba katıldıktan sonra da bayilerle, distribütörlerle konuştuğumda, çağrı merkezine gelen mesajları okuduğumda ve insanların Ülker’le ilgili anılarını dinlediğimde gördüm ki, Ülker her zaman yaptıklarıyla örnek olmuş. İşini iyi yapıyor, kaliteden asla ödün vermiyor. Tüketicisinin boğazından geçen her ürünü patron düzeyinde takip ediyor. Çabuk karar alan, hızlı olduğu kadar esnek olmayı da başarabilmiş bir marka. Kendi alanında Türkiye’de pekçok ilki gerçekleştirmiş. Kurulduğu yıllarda bile dünyaya açılma hesapları yapmış ve bu plan doğrultusunda yabancı uzmanlar getirip üretimini geliştirmiş. Az sayıda çeşide sahip olduğu dönemlerde dahi Ar-Ge departmanı kuracak kadar öngörüye sahip insanlar tarafından yönetilmiş. Bu da dünya markası olma yolundaki adımlarını sağlamlaştırmış. Ama her şeyden önce, ‘müşteri mutluluğu’ Ülker’in olmazsa olmazı olmuş.”

Filmi Gregor Nicholas çekti
Yönetmenliğini ‘Broken English’ filmiyle uluslararası alanda tanınan Yeni Zelandalı Gregor Nicholas, görüntü yönetmenliğini ise Belçikalı Danny Hiele’in yaptığı reklam filminde, Ülker’in ‘Mutlu Anlar’ını anlatmak için 300 oyuncu rol aldı. Kısa filmleriyle Chicago, Venedik gibi uluslararası film festivallerde ödül alan Gregor Nicholas, anın arkasında yatan duyguyu başarıyla aktardığı ve reklam filmleri izleyici tarafından tekrar tekrar beğeniyle izlendiği için tercih edildi. Nicholas’ın uluslararası şirketler için çektiği reklam filmleri de bulunuyor. Kampanyanın basın ilanlarında kullanılan fotoğraflarını ise, insan suretlerini gerçekçi bir şekilde yansıttığı fotoğraflarıyla uluslararası alanda sayısız ödülü bulunan Alman fotoğrafçı Darius Ramazani çekti. Ramazani, kampanyada kullanılan bütün fotoğrafları doğal ışıkta çekmeyi tercih etti. Ramazani’nin fotoğraf alanında kitapları da bulunuyor. (Radikal)

Beyazıt kampüsünde çekildi
* Televizyon filmleri, iki farklı mekanda geçen ve iki ayrı filmden oluşan bir seri olarak çekildi. Vapurda geçen film, farklı statülerde, farklı hayatları yaşamış, farklı yaşlardaki insanların mutluluk anlarını anlatıyor. 

* Üniversite kampüsünde geçen diğer film ise, onlarca yıldır var olan, her yeni neslin hayatına girmeyi başarabilen, değişen, bir sosyal fenomen olarak enerjisini kaybetmeden artan mutlu anları, yani geleceğin projesini anlatıyor.

* Çekimler beş günde 80 kişilik ekip ve 300 kişilik oyuncu kadrosu ile gerçekleştirildi. Oyuncular bir ay süren hazırlık süreci sonunda seçildi. Vapur filminde yer alan İstanbul görüntüleri için, sürat teknesiyle Boğaz’da bir gün boyunca çekimler yapıldı. 

* Vapur filminin çekimleri için İstanbul Şehir Hatları’nda halen kullanılmakta olan bir vapur kiralandı ve çekimler iki günde tamamlandı.

* Kampüs filminin çekimleri İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampusu’nde iki günde tamamlandı. Filmde yer alan konser sahnesinde, gençlerden oluşan gerçek bir müzik grubu rol aldı. 

* Kampanyanın basın ilanlarında kullanılan fotoğraflar ise İstanbul’un çeşitli semtlerinde altı farklı mekanda gerçekleşti. İki hafta ön hazırlık ve beş günlük bir çalışmada 23 oyuncu rol aldı.

* Ülker’in Çokokrem ürününün tanıtıldığı fotoğraf karesinde yer alan oyuncu Paris’ten geldi.