Umut yeni para girişinde

Yüksek faiz kıskacındaki sermaye piyasalarında kan kaybı geçen hafta da sürdü. Beklentilerin üzerinde çıkan enflasyon ve küresel likiditeye bağlı sert dalgalanmalar nedeniyle hafta ortasında olağanüstü toplanan Para Politikası Kurulu'nun...

İSTANBUL - Yüksek faiz kıskacındaki sermaye piyasalarında kan kaybı geçen hafta da sürdü. Beklentilerin üzerinde çıkan enflasyon ve küresel likiditeye bağlı sert dalgalanmalar nedeniyle hafta ortasında olağanüstü toplanan Para Politikası Kurulu'nun, kısa vadeli faizlerde yüksek sayılabilecek bir artış yapması, ilk aşamada kurun hareketini sınırlasa da rahatlama uzun soluklu olmadı. Yurtdışı borsalarda, faizlerde küresel bir yükseliş dönemine girildiği endişesiyle esen olumsuz hava, Türkiye'deki piyasaları etkilemeyi sürdürdü. Borsanın, geçen haftaki kaybı yüzde 11'i aştı. 39 bin 285 puanla haftaya başlayan endeks, cuma günü 34 bin 802'yle yılın en düşük seviyesinden kapandı. Endeksin bir haftadaki puan kaybı 4 bin 483 oldu.
Haftanın son gününe, yurtdışındaki hafif olumlu havayla alıcılı başlayan borsa, özellikle ikinci seansta gelen satışlarla değer kaybetti. Havanın bozulmasında Güney Kıbrıs tarafından Türkiye'nin AB'yle ilk ayrıntılı fiili müzakere faslının bloke edilmesinin etkili olduğu yorumları yapıldı. Uzmanlara göre konuyla ilgili pazartesi yapılacak toplantıya ilişkin gelişmeler, piyasa tarafından izlenecek.
Borsanın geçen haftaki seyrinde, global faizlere ilişkin gelişmeler belirleyiciydi. Avrupa Merkez Bankası'nın geçen perşembe günü 0.25 puanlık faiz artışından sonra gözler ABD Merkez Bankası FED'e çevrildi. FED'in bundan sonraki faiz kararında belirleyici olacak enflasyon rakamlarından biri bu hafta perşembe günü açıklanacak. Datanın fiyat istikrarı için eşik kabul edilen seviyeye ne kadar yakın ya da uzak olduğu, bu ayın sonunda toplanacak FED'in, faiz artırımlarının geleceği açısından büyük önem taşıyor. Uzmanlara bakılırsa son bir faiz artışı zaten beklentiler arasında, merak edilen gerçekten 'son' olup olmayacağı.
Kur ve faiz gevşedi
Merkez Bankası'nın kısa vadeli faizinin yüzde 15'e yükselmesine ilk aşamada düşüşle tepki veren dolar kuru, sonra tekrar yükseldi. Uzmanlara göre bunda yüksek fiyatlardan dövizini bozduranların düşük fiyattan yerine koyma çabaları etkili oldu. Ayrıca 14 Haziran'da itfa edilecek dövize endeksli kâğıtların ödemesinin Türk Lirası olarak yapılacak olması, itfa öncesi kurun yukarı çekilmesine neden oldu. 2.2 milyar doları bulan ifta nedeniyle pozisyon açığı doğacak bankaların talepleri de vardı. Geçtiğimiz cuma günü satıcılı olan döviz piyasasında düzeltme sürecine girildiğini düşünen bankacılara göre bu hafta yine yabancı işlemleri belirleyici. AB ile süren görüşmelerden gelecek iyi haberler de kuru 1.53'ün altına çekebilir. Kurda etkili olacak TMSF'nin satışını da hatırlatmakta yarar var.
Bonoda ise faizin iyi bir seviyeye geldiğini, bu fiyatlardan Hazine kâğıtlarına girecek yabancılar olacağını düşünen analistler, yükselen enflasyon nedeniyle Türkiye'de risk primi talebinin arttığını, dolayısıyla faizde kısa vadede yüzde 17.5 seviyelerinin altını zor görüyor. Faizin yönünde 20 Haziran'daki olağan Para Politikası Kurulu toplantısı, kuşkusuz çok önemli. Bu hafta üç ayrı ihaleye çıkacak Hazine'nin itfasının altında borçlanabileceği, bunun da bonoya ilgiyi artırabileceği belirtiliyor. Borçlanma programına göre bu ay 9.3 milyar YTL itfası olan Hazine, piyasadan 5 milyar YTL borçlanmayı hedefliyor.