Üretimdeki çöküş ikinci çeyrekte de durmadı, ekonomi yüzde 7 küçüldü

Üretimdeki çöküş ikinci çeyrekte de durmadı, ekonomi yüzde 7 küçüldü
Üretimdeki çöküş ikinci çeyrekte de durmadı, ekonomi yüzde 7 küçüldü
*Türkiye yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 küçülürken, bu oran ilk altı ay için yüzde 10'a ulaştı. Türkiye ilk altı ayda 100 milyar dolar, her bir kişi ise 1400 dolar fakirleşti
*TÜİK ikinci çeyrekte büyüme rakamlarında revizyon yaptı. 2009'un ilk çeyreğinde yüzde 13.8 olarak açıklanan Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı küçülmesini yüzde 14.3'e yükseltti

İSTANBUL- Türkiye ikinci çeyrekte ilk çeyreğe göre hız kesmekle birlikte küçülmeye devam etti. Nisan-mayıs-haziran döneminde Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) değeri geçen yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 7 azalarak 23 milyar 513 milyon TL olurken, cari fiyatlarla GSYH yüzde 4.4 azalarak 228 milyar 817 milyon TL’ye geriledi. TÜİK’in ikinci çeyrekte büyüme rakamlarında revizyona gittiği dikkat çekti.

Revizyona gitti
TÜİK, 2009 yılı ilk çeyreğinde yüzde 13.8 olarak açıkladığı küçülme oranını, yüzde 14.3’e yükseltti.
2008 yılı rakamlarında da revizyona giden TÜİK, 2008 yılı gayri safi yurtiçi hasıla değerini cari fiyatlarla yüzde 12.7’lik artışla 950 milyar 98 milyon TL, sabit fiyatlarla yüzde 0.9’luk artışla 102 milyar 164 milyon TL olarak açıkladı. TÜİK geçen yıl sonunda yüzde 1.1 olarak açıkladığı sabit fiyatlarla yıllık büyümeyi yüzde 0.9 olarak düzeltti. 2008 yılında kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla değeri cari fiyatlarla 13 milyon 367 TL, dolar cinsinden 10 bin 436 dolar olarak hesaplandı. Hükümetin yenilenmiş nüfus istatistikleri ve milli gelir hesapları ile 10 bin doları aşması ile övündüğü kişi başı gelir ikinci çeyrek itibarıyla bu sınırın altına indi.
İkinci çeyrek itibarıyla cari fiyatlarla yıllık GSYH 645 milyar 468 milyon dolar olurken, kişi başı gelir de 9 bin 25 dolar oldu. TÜİK verilerinden yapılan hesaplamaya göre, ilk çeyrek itibarıyla cari fiyatlarla yıllık GSYH TL bazında 933 milyar 351 milyon TL, dolar bazında ise 645 milyar 468 milyon dolar oldu.
Böylece 2008 yıl sonu itibarıyla Türkiye nüfusu baz alındığında ikinci çeyrek itibarıyla kişi başına gelir TL bazında 13 bin 50 TL, dolar bazında ise 9 bin 25 dolar olarak belirlendi. TÜİK’in İkinci Dönem GSYİH verileriyle birlikte 2008 yılına ilişkin olarak açıkladığı kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla değeri 13 bin 367 TL, dolar cinsinden ise 10 bin 436 dolar idi. Bu hesabı göre Türkiye ilk altı ayda geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık 100 milyar dolar, bu topraklarda yaşayan her insan da 1400 dolar yoksullaştı.
Ekonomi yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre sabit fiyatlarla yüzde 7 azalışla 23 milyar 513 milyon TL’ye geriledi. Üretim yöntemiyle hesaplanan GSYH tahmininde, 2009 yılı ikinci üç aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre cari fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla yüzde 4.4’lük azalışla 228 milyar 817 milyon TL oldu. 2009 yılının altı aylık döneminde sabit fiyatlarla GSYH geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10.6 azalarak 44 milyar 497 milyon TL’ye geriledi. Yılın ilk yarısında cari fiyatlarla GSYH yüzde 3.7 azalarak 438 milyar 250 milyon TL’ye geriledi.
TÜİK’in ikinci çeyrekte büyüme rakamlarında geçmişe doğru revizyona gitti. 2009 yılı ilk çeyreğinde yüzde 13.8 olarak açıklanan Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranlı küçülmesi ise yüzde 14.3’e yükseltildi. 

0.5 puanlık büyük revizyon
2009 yılı ilk çeyrekte TÜİK, GSYH değerini cari fiyatlarla yüzde 13.8’lik azalışla 21 milyar 145 milyon TL olarak açıklamıştı. TÜİK yaptığı revizyonla bu rakamı 20 milyar 984 milyon TL’ye çekti. İlk çeyreğe ilişkin yapılan revizyonla daha önce 210 milyar 997 milyon TL olarak açıklanan sabit fiyatlarla GSYH değeri, yapılan revizyonla 209 milyar 433 milyon TL’ye indi. 2008 yılı rakamlarında da revizyona giden TÜİK, 2008 yılı gayri safi yurtiçi hasıla değerini cari fiyatlarla yüzde 12.7’lik artışla 950 milyar 98 milyon TL, sabit fiyatlarla yüzde 0.9’luk artışla 102 milyar 164 milyon TL olarak açıkladı. 2008 yılında kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla değeri cari fiyatlarla 13 bin 367 TL, dolar cinsinden 10 bin 436 dolar olarak hesaplandı. 

İkinci büyük küçülme
Türkiye 1945 yılında gördüğü yüzde 15.3’lük küçülmeden sonraki en yüksek küçülmeyi 2009 yılının ilk çeyreğinde yaşamış oldu. Türkiye, 1945 yılında gördüğü yüzde 15.3’lük küçülmeden sonraki en yüksek küçülmeyi 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 14.3’le yaşadı. 2009 ilk çeyrekte yaşanan yüzde 14.3’lük küçülme oranına yakın en yüksek küçülmelerden bir diğeri ise yüzde 12.8 ile 1927 yılında görülmüştü.
Böylece Birinci Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı ve 1929 dünya ekonomik krizini atlatan genç Türkiye Cumhuriyeti’nin bile görmediği küçülme mevcut krizde ortaya çıktı. Yılın ilk çeyreğinde görülen çift haneli bu küçülme 1932 yılında yaşanan yüzde 10.7’lik, 1941 yılında yaşanan yüzde 10.3’lük küçülmelerle birlikte Cumhuriyet tarihinin beş kez yaşanan çift haneli küçülmesinden biri olmuştu. Ekonominin toparlandığına yönelik iyimser senaryoların gündeme getirildiği bir dönemde, TÜİK’in yılın ikinci çeyreğine ilişkin olarak açıkladığı yüzde 7’lik küçülme ise Türkiye’nin 2001 krizi dönemini hatırlattı. 2001 yılında Türkiye ekonomisi yüzde 7.7 küçülmüştü.
İlk çeyrekte yüzde 14.3 oranında rekor bir küçülme yaşayan Türkiye ekonomisi, ikinci çeyrekte yaptığı frenle ancak küçülmede 2001 krizi dönemine ulaşabildi. (Radikal)

Üç dönem üst üste küçüldü
Türkiye ekonomisi üç dönem üst üste küçüldü. Avrupa’da kabul edildiği biçimiyle iki dönem üst üste küçülen ekonomiler, teknik olarak resesyona girmiş oluyor. 2008 yılının son çeyreğinde yüzde 6.2, 2009 yılının ilk çeyreğinde yüzde 14.3, ikinci çeyrekte ise yüzde 7 küçülen Türkiye ekonomisi, resesyon tartışmalarına da son noktayı koymuş oldu. 2001 krizinin ardından yıllık bazda yüzde 5.7 küçüldükten sonra 2008 son çeyreğe kadar kesintisiz olarak büyümeye devam etmişti. TÜİK’in yaptığı son revizyonla 2008’da yıllık büyüme sabit fiyatlarla yüzde 0.9’da kalmıştı. 

İnşaat yine dipte
Sabit fiyatlarla GSYH toplamda yüzde 7 küçülürken, toptan ve perakende ticaret yüzde 15, imalat sanayii yüzde 8.7 küçüldü. İnşaat yüzde 21, tarım yüzde 6.6 küçülme yaşadı. Üretim yapanların çöküşünün sürdüğü ikinci çeyrekte, mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde yüzde 7.5, dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde ise yüzde 6.6 büyüme gerçekleşti. Madencilikte yüzde 15.3, ulaştırma ve haberleşmede yüzde 11.5, elektrik, gaz, su üretim ve dağıtımında yüzde 6, diğer sosyal, toplumsal ve kişisel hizmet faaliyetleri yüzde 1.9 oranında küçüldü. Sektörler GSYH’si toplamda 6.2 küçülürken, vergi-sübvansiyon kaynaklı GSYH yüzde 6.5 azaldı. İktisadi faaliyet kollarına göre sabit fiyatlarla GSYH gelişme hızlarına bakıldığında üretim yapanların yaşadığı çöküşün devam ettiği görülürken, mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde yüzde 9.2. dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde ise yüzde 8.6 büyüme gerçekleşti. Konut sahipliği yüzde 4.8, oteller ve lokantalar yüzde 1.9, balıkçılık yüzde 8.4, kamu yönetimi ve savunma, zorunlu sosyal güvenlik yüzde 1.2, eviçi personel çalıştıran hanehalkları yüzde 0.7, eğitim yüzde 0.7, gayrimenkul kiralama ve iş faaliyetleri yüzde 2.3, sağlık işleri ve sosyal hizmetlerde ise yüzde 2 oranında büyüdü.

Sanayinin payı arttı
Sabit fiyatlarla yaşanan bu GSYH gelişmelerinin sonucunda, GSYH içinde sektör payları imalat sanayiinde yüzde 24.2’den yüzde 25.4’e, toptan ve perakende ticarette yüzde 12’den yüzde 12.7’ye yükseldi. Ulaştırma ve haberleşme yüzde 14.7’den yüzde 14.5’e, inşaat yüzde 5.7’den yüzde 5.2’ye geriledi. Tarımın payı GSYH içindeki payı yüzde 4.7’den yüzde 7.7’ye, dolaylı ölçülen mali aracılık hizmetlerinde yüzde 8.2’den yüzde 8.3’e çıkış görülürken, mali aracı kuruluşların faaliyetlerinde yüzde 13.3’ten yüzde 11.2’ye geriledi. 

Tüketim kımıldadı, yatırımlarda düşüş büyük
Cari fiyatlarla harcamalar yöntemiyle GSYH’ye bakıldığında gayri safi sabit sermaye oluşumunun yüzde 20.7 azalarak 40 milyar 99 milyon TL’ye gerilediği görüldü. Yerleşik ve yerleşik olmayan hanehalklarının tüketimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 1.9 artarak 176 milyar 904 milyon TL’ye ulaştı.
Yerleşik hanehalklarının tüketimi yüzde 1.5 artarak 169 milyar 688 milyon TL’ye yükseldi. Yerleşik hanehalklarının yurtdışı tüketimi ise yüzde 15.8 artarak 1 milyar 471 milyon TL oldu. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 9.5 artarak 31 milyar 843 milyon TL’ye, maaş-ücretler yüzde 14.9 artarak 18 milyar 679 milyon TL’ye çıktı. 

Özel sektör fren yaptı
Devlette mal ve hizmet alımları yüzde 2.7 artarak 13 milyar 164 milyon TL’ye çıktı. Harcamalar yöntemi ve cari fiyatlarla kamu sektörü GSYH’si yüzde 5.8 küçülmeyle 9 milyar 339 milyon TL’ye, kamu sektörünün makine-teçhizat alımları yüzde 9.6 azalarak 967.5 milyon TL’ye çıktı. Kamunun inşaat işlerinde harcamalar yöntemi ve cari fiyatlarla GSYH yüzde 5.3 azalarak 7 milyar 1 milyon TL olurken, özel sektör yüzde 24.4 küçülme ile 30 milyar 760 milyon TL’ye geriledi. Özel sektörün makine-teçhizat alımları yüzde 19.2 azalarak 19 milyar 796 milyon TL’ye düştü. Özel sektörde inşaat yüzde 32.2 küçülme ile 10 milyar 964 milyon TL’ye indi. Mal ve hizmet ihracatı yüzde 12 azalarak 50 milyar 896 milyon TL, mal ve hizmet ithalatı yüzde 24.9 azalarak 55.9 milyar TL’ye indi.

TÜİK’in rakamları inandırıcı değil
Denizli Sanayi Odası Başkanı Müjdat Keçeci, TÜİK’in açıkladığı ekonominin büyüme ve kapasite kullanım rakamlarının inandırıcı bulmadığını söyledi. Keçeci, “TÜİK, kapasite kullanım oranını yüzde 70 olarak açıkladı. Gidin bakın Denizli OSB’ye: Yüzde 70 kapasiteyle çalışan tek bir firma bile yok. Denizlili sanayiciler yüzde 50 kapasiteyle çalıştıklarında mutlu oluyor. TÜİK bu rakamları nereden buluyor anlamıyorum. Bu rakam Türk ekonomisinin bu yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe göre yüzde 50 daha büyüdüğü anlamına gelir. TÜİK bu hesaplamalarda yanlış yapıyor. Ekonomi ikinci çeyrekte yüzde 50 büyüdü de biz bunu niye fark etmedik. Böyle bir artış olsa istihdam rakamlarından, elektrik tüketiminden belli olur” dedi.