'Utanıyoruz' Çadır işçi değil malzeme yeridir

'Utanıyoruz' Çadır işçi değil malzeme yeridir
'Utanıyoruz' Çadır işçi değil malzeme yeridir

Fotoğraf: SEFA KIDIK/DHA

Faciayı inşaat sektörü utançla karşıladı. Bir şantiyede iş güvenliğini sağlamak sadece yüzde 5'lik maliyet artışı anlamına geliyor.
Haber: NURİYE DOĞU - nuriye.dogu@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Bir tarafta göz açıp kapatıncaya kadar yükselen dev binalar, bir tarafta el emeği, alın teriyle kendi yaptıkları bu binaların altında kalan işçiler... Birileri daha güzel, şaşalı evlerde yaşasın diye, kendi evlerini bırakıp şehir şehir gezen inşaatın ‘adsız mimarları’ işçiler, bu kez de en acı şekilde sahnede. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) ‘Ölümlü kazalarının yüzde 33’ü inşaat sektöründe’ istatistiğini doğrularcasına önceki akşam Esenyurt’ta Marmara Park AVM’nin şantiyesinde 11 işçi yanarak, hayatını kaybetti. Almanya Merkezli Ece Türkiye , Kayı İnşaat ile ‘dev AVM’sine 220 milyon euro yatırdı, ancak gece gündüz çalışan işçilere gelince konaklamaları için soğuk havaya rağmen sadece çadır uygun görüldü. Halbuki ne olmalıydı? İşçiler iddia edildiği gibi 10 kişilik çadırda 35 kişi elektrikli sobalar ile değil de, konteynir ya da prefabrike konutlarda kaloriferli sistemler ile ısınmalıydı. Şantiye koşullarını yaşanır hale getirmenin bedeli maliyette sadece ‘yüzde 5’lik bir artışken, olması gereken yine olmadı. 

‘Sektör için bir leke’
İşçi ölümlerini çok büyük bir facia ve sektör için bir leke olarak nitelendiren İstanbul İnşaatçılar Derneği (INDER) Başkanı Nazmi Durbakayım, dernek başkanı ve 38 yıldır sektörün içinden biri olarak utanç içinde olduğunu söyledi. Artık büyük şantiyelerde işçilerin çadırda kalması gibi bir durumun söz konusu olmadığının altını çizen Durbakayım, “Onlar eskidendi. Artık çadırlar sadece malzeme depolamak için kullanılır. İşçi çadırda yatırılmaz” dedi. “Firmalar denetim yok diye vicdanlarını da unutmamalı” diyen Durbakayım, sektörün bu hızla büyürken kendine de çeki düzen vermesi ve mutlaka iç denetimlerini aksatmaması gerektiğini söyledi. 

‘Yüzde 5 maliyet için...’
2010’da inşaat sektöründe 475 işçinin hayatını kaybettiğini belirten Bursa İş Sağlığı ve Güvenliği Derneği Başkanı (BİGDER) Mesut Toraman, biran önce çıkarılması gereken ‘İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası’na dikkat çekti. Yasanın bazı bakanlarca bir türlü imzalanmadığını iddia eden Toraman, “İnşaatlarda A sınıfı iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu var ancak Danıştay kararıyla bu kişilerin belgeleri şu anda geçerli değil. Yani 55 emekli müfettiş dışında geçerli belgesi olan uzman yok. Yasa ile 4 bini aşkın uzmanın belgesi geri verilecek” diye konuştu. Yeterli denetim de olmadığı için firmaların ekstra masraf yapmaktan kaçındığını belirten Toraman’a göre, bir firmanın iş güvenliği için tüm koşulları sağlaması en fazla yüzde 5 maliyet artışı demek. Mesut Toraman, inşaat işçilerinin artık biran önce bu kötü koşullardan kurtarılması gerektiğinin altını çiziyor.

İŞÇİ GÜVENLİĞİ İÇİN NE YAPMALI?
İşçinin ağır ve tehlikeli işlerde çalışabilir raporu olmalı.
İş güvenliği eğitimi almalı.
İnşaatta risk değerlendirmesi yapılmalı.
Sağlık güvenlik planı oluşturulmalı
Tehlike ve riskler işverene bildirilmeli.

Yılda 475 İNŞAAT İŞÇİSİ ÖLÜYOR
Ölümlü iş kazalarının yüzde 34’ü inşaatta.
Son 10 yılda toplam 10 bin 723 işçi öldü.

Asgarİ ücrete günde 11 saat
İnşaat sektörü 1.9 milyon kişiye istihdam sağlıyor.
İşçilerin çoğu başka şehirlerden geliyor.
Günde 11 saat çalışıp, ortalama asgari ücret alıyorlar.
Bir inşaatta ortalama 750-1500 kişi çalışıyor.

Kayı İnşaat: Taşeron firma yapmış, alakamız yok
Marmara Park Projesi’nin sabihi Ece Türkiye. Anlaşılan müteahhit firma ise Kayı İnşaat. Ancak Kayı İnşaat yaptığı açıklama ile yangının çıktığı alanın taşeron firmalardan biri olan Kaldem’e ait olduğunu açıkladı. Kayı İnşaat’ın bu alanda herhangi bir sorumluluğunun olmadığının altı çizilen açıklamada, “Söz konusu barınaklar tarafımızca yapılmamış ve işletilmemektedir. Bize ait inşaat şantiyemiz rutin olarak kontrol edilip, denetlenmektedir. Bu denetlemeler sırasında şantiyemizin herhangi bir eksikliğinin olmadığı defalarca tespit edildi” denildi.

‘Acil bir çalışma gerekiyor’
Marmara Üniversitesi Çalışma Ekonomisi Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu da inşaat sektörünün bir yandan hızla büyüyüp, istihdam rekoru kırarken, bir taraftan da kayıtdışını arttırdığına dikkat çekti. Denetimsiz, güvencesiz ve eğitimsiz bir yapıda inşaat işçilerinin çok kötü şartlarda çalıştığının altını çizen Müftüoğlu, biran evvel sektörün tüm yanları ile ele alınması ve acil bir çalışma yapılması gerektiğini vurguladı.

Sendikalar öfkeli

TÜRK-İŞ
Türk-İş Başkanı Mustafa Kumlu iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmamasının işçi ölümlerine davetiye çıkardığını vurgulayarak, gerekli önlemlerin alınmamasının iş kazalarını cinayet haline getirdiğini kaydetti.

HAK-İŞ
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan şatafatlı otelleri ve alışveriş merkezlerini inşa eden işçilerin, son derece uygunsuz koşullarda çalışmak ve yaşamak zorunda bırakıldığına dikkat çekti.

DİSK
DİSK Başkanı Erol Ekici “Sağlık, güvenlik ve çevreyle ilgili, özerk, demokratik bir işleyişe sahip olan kurumsal bir yapının sosyal taraflarla birlikte oluşturulması ve gerekli tedbirlerin alınması vakit kaybetmeksizin yaşama geçirilmelidir” dedi. 


Şantiye nasıl düzenlenmeli?

Bir şantiye kurulurken önce işçi kampları oluşturulmalı.
Kampta konaklamanın dışında restoran ve banyolar da olmalı.
İşçiler konteynir ya da prefabriklerde kalmalı.
Bir konteynir maksimum 10-12 kişilik.
Yangın riski için elektrik değil kalorifer sistemleri kullanılmalı.
İşçinin yemeği yemek firmalarından gelir. Çay molaları ile birlikte günde üç çeşitten iki öğün yemek.

bigPara.com