'Vatandaş borcunu ödemede bir süre daha zorlanacak'

'Vatandaş borcunu ödemede bir süre daha zorlanacak'
'Vatandaş borcunu ödemede bir süre daha zorlanacak'

Merkez Bankası Başkanı Yılmaz imzalı rapor, kur artışının dövizli kredi kullanan reel kesimi etkileyeceğini vurguladı. FOTOĞRAF ALTAN BURGUCU

Tüketici kredilerine olan talebin artmaya devam edeceğini öne süren Merkez Bankası buna karşın işsizliğin etkisiyle vatandaşın borcunu ödeme konusunda bir süre daha zorlanacağını açıkladı

İSTANBUL - Merkez Bankası hane halkının borç geri ödemelerinde bir süre daha sorunlar yaşayacağını açıkladı. Merkez Bankası dün yayımladığı yılın ikinci Finansal İstikrar raporunda işsizlikte kalıcı iyileşmenin uzun zaman alacağını bu arada vatandaşın borç geri ödemesindeki sorunlarını kısa sürede aşamayacağı vurguladı.
Banka önümüzdeki döneme ilişkin şu vurguları yaptı:
Vatandaşın kredi talebi artacak: Hanehalkı yükümlülükleri 2009 ilk yarısında da artmaya devam etti. Hanehalkı tüketim harcamalarının bireysel kredilerle finanse edilen kısmı artarak, yüzde 12.6’dan yüzde 13.3’e çıktı. Hanehalkı yükümlülükleri ve faiz ödemeleri 2009 Eylül ayı itibarıyla 2008 sonuna göre aynı oranda yüzde 8.7 arttı.
Hanehalkı toplam yükümlülüğünün harcanabilir gelirine oranı ise aynı dönem yüzde 24.8’den, yüzde 26.2’ye çıktı. Önümüzdeki dönem tüketici kredilerine olan talebin artmaya devam etmesi beklenmekte.
En yüksek tutar konut kredisinde: Hanehalkı yükümlülüklerinin dağılımı incelediğinde ise en büyük payı konut kredilerinin oluşturduğu ve bunu sırasıyla ihtiyaç kredileri ve kredi kartlarının takip ettiği görülmekte. Taşıt kredilerinin payındaki gerileme ise sürüyor.
Borç ödeme sorunu artacak: Küresel finansal krizle birlikte ekonomide yaşanan daralma işsizliği artırdı ve bu durum hane halktının borç geri ödeme kapasitesini olumsuz yönde etkiledi. İşsizlik oranlarının yüksek seyrini korumasına bağlı olarak hane halkının borç geri ödemelerinde bir süre daha sorunlar yaşanabilir.
Kurlar borçlu özel sektörü etkiliyor: Reel sektörün finansal borçları, 2009 yılı Eylül ayı itibarıyla 339,6 milyar lira olarak gerçekleşirken, bunun yaklaşık yüzde 61,1’i yabancı para cinsinden oldu. Dolayısıyla kurlardaki değişimler reel sektörün finansal yapısını önemli ölçüde etkilemekte.
2009 ilk 9 ayında firmaların TL cinsi kredileri 8.8 milyar TL artarken, yabancı para cinsi kredileri 6.4 milyar dolar azaldı.       
Toparlanma yavaş: Türkiye ekonomisi, 2009 ikinci çeyreğinde büyük ölçüde vergi teşviklerinin tüketim harcamalarını artırması nedeniyle hızlı bir toparlanma gösterdi. Tüketim talebinin ikinci çeyrekte sergilediği kayda değer yükselişten sonra, yılın geri kalan bölümünde daha zayıf ve kademeli bir seyir izlemesi bekleniyor.
İstihdamda iyileşme zaman alır: Süregelen talep belirsizliği ve düşük kapasite kullanımı yatırım harcamalarını sınırlamaya devam edecek. Bu çerçevede, istihdam koşullarının kalıcı olarak iyileşmesinin uzun zaman alacağı anlaşılmakta.
Endişeler sürüyor: Küresel ekonomideki iyileşmenin mevcut kamu desteklerine dayanmadan sürdürülebilirliği yönündeki endişeler önemini korumakta.
Enlasyon düşük: Enflasyon düşük seyrini koruyacak.
Kredilerde iyileşme umudu: Önümüzdeki dönemde kredilerde kademeli iyileşme bekleniyor.
Bankaların kârı azalacak: Bankacılık 2009 Eylül ayında net faiz geliri ve ticari kârdaki yükselişle kârlılığını artırdı, 2010’da benzer kârlılığı sürdürmesi güçleşecek
Kur riski korunuyor: Bankacılık sektörü kur riski taşımama eğilimini sürdürmektedir
13.2 milyar dolarlık net hata noksan: 2009 Eylül ayı itibarıyla yıllık 13.2 milyar dolara ulaşarak büyük bir gösteren net hata noksan kaleminin bu denli yüksek tutarlı gerçekleşmesinde, kur hareketlerinin muhasebeleştirilmesi sırasında ortaya çıkan farklılıkların yanı sıra, yurt içi bankacılık sistemi dışında tutulan efektif tasarrufların bankalara TL karşılığı satılmasının rol oynadığı düşünülmekte. (aa)