Vorkink: Cari açık riskli

Türkiye'nin makroekonomik politikalarını sürdürmek için büyük aşama kaydettiğini belirten Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, riskler arasında saydığı cari açığa bir kez daha dikkat çekti.

İSTANBUL - Türkiye'nin makroekonomik politikalarını sürdürmek için büyük aşama kaydettiğini belirten Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, riskler arasında saydığı cari açığa bir kez daha dikkat çekti. Dünya Bankası'nın Türkiye'ye yönelik kredi portföyünün büyüdüğünü söyleyen Vorkink, "Türkiye Dünya Bankası için önemli bir ülke konumunda. En öncelikli 5 ülkeden biri." diye konuştu.
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Dünya Bankası Türkiye Temsilciliği ve Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından düzenlenen 'Türkiye'de Dünya Bankası Grubu: Türk Şirketleri
İçin İş İmkânları' konulu seminere katılan Vorkink, Dünya Bankası'nın Türkiye'ye yönelik kredi portföyüne ilişkin şu bilgileri verdi:
"Türkiye'ye verilen 1.5 milyar dolarlık kredi önemli bir para. Türk hükümeti her yıl 150 milyar dolar finansman sağlıyor, biz yüzde 1'ini sağlıyoruz. "
Vorkink, ihracatta kullanılacak 300 milyon dolarlık kredi ile İstanbul'da deprem riskini azaltmak amacıyla verilecek 400 milyon dolarlık kredinin önümüzdeki hafta müzakere edileceğini söyledi. Vorkink, Türkiye'nin son yıllarda makroekonomik politikaları sürdürebilmek için büyük aşamalar kaydettiğini belirterek, "Hâlâ riskler var. Bunlar tamamen ortadan kalkmamıştır, mesela cari açıkla ilgili konuya dikkat edilmeli." diye konuştu.
Türkiye'ye, geçen yıl 2 milyar dolar yabancı sermaye geldiğini belirten Vorkink, "Türkiye'nin Hırvatistan ve Romanya'nın ilerisinde olduğunu düşünüyorum. Özel sektörü, Doğu Avrupa'dakiler arasında en dinamik olanı" dedi. Vorkink, Türkiye ekonomisindeki kayıt dışılığa da değinerek çalışanların yüzde 53'ünün kayıt dışı olduğunu vurguladı.
'20 milyon yoksul var'
Dünya Bankası'nın Türkiye çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Vorkink, şunları söyledi: "Bunlardan birincisi, sürdürülebilir güçlü makroekonomik politikalar ve iyi yönetişime yardımcı olmak. Güçlü ekonomik program olmazsa, Türkiye'de gerekli yatırım ortamı oluşmaz. Yatırım ortamı, büyüme, gelir artırma ve işsizliği azaltmak için gerekli."
Eşitsizliğin azalmasıyla ilgili çalışmalara değinen Vorkink, şöyle devam etti:
"Türkiye'de zenginler ve yoksullar arasında çok önemli bir fark olduğunu biliyoruz. Nüfusun yüzde 27'si, yani 20 milyon kişi yoksulluk çizgisinin altında. Bu, günde 2 dolar 15 cent olarak hesaplanıyor. Dünya Bankası okul reformuna, hastanelere, sağlığa çok önem veriyor. Bunlar kritik konuları oluşturuyor."
Sabancı: Stand-by olumlu sonuç verir
TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, IMF anlaşmasının güven ortamının sürmesiyle olumlu sonuç vereceğini söyledi.
Dış ticaret açığının, ekonomide kötü giden alan olduğuna işaret eden Sabancı, "Dışarıdan gelen sermaye yatırımları, Türk şirketleri ve bankacılık sektörü sayesinde açık finanse edildi. Bu olumlu portre, işin tamamlandığı anlamına gelmez. IMF ile yenilenecek anlaşma,güven atmosferinin sürmesiyle ancak, olumlu sonuç verecektir." dedi.
Ülkeler arasındaki doğrudan yabancı yatırım rekabetinin giderek zorlaştığını vurgulayan Sabancı'ya göre küresel fonlardaki azalma nedeniyle iş ve yatırım ortamı iyileştirilmeli.