Vorkink: Türkiye İspanya olabilir

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Vorkink, umut verici konuşuyor:
"Hindistan'ın ardından en çok kredi açtığımız ülke Türkiye. Reformlar devam ederse, gelecek günlerde İrlanda veya İspanya olabilir."

ANKARA - Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Dünya Bankası'nın Türkiye'ye rekor düzeyde kredi verdiğini, bunun da Banka'nın Türkiye'ye verdiği önemi gösterdiğini söyledi. Vorkink, Türkiye'ye, kriz yaşanmayan bir dönemde verilmiş rekor düzeyde kredi olduğuna işaret ederken, sadece Haziran 2004 ile Haziran 2005 döneminde, 1.8 milyar 800 dolar kredi kullandırdıklarını vurguladı.
Türkiye'nin aldığı kredilerin yüksekliğinin, gerçekleştirdiği 'başarılı reformlar ile hızlı dönüşümün' bir sonucu olduğunun altını çizen Andrew Vorkink, "Türkiye, Hindistan'dan sonra Dünya Bankası'ndan en çok kredi alan ikinci ülke konumunda bulunuyor" açıklamasında bulundu. Vorkink, devamla şunları söyledi:
'Kredilerin konusu AB'
"Bütün bunlar, bankanın Türkiye verdiği önemin bir göstergesidir. Dünya Bankası, Türkiye'nin güçlü bir potansiyeli olduğuna inanıyor ve gelecek projelerini, programlarını da finanse etmeyi sürdürüyor. Bundan sonraki yardımlarımız, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne daha çok yakınlaşmasını sağlamak için olacaktır."
Dünya Bankası'nın yeni başkanı Paul Wolfowitz'in, Başbakan Tayyip Erdoğan ile Washington'da görüştüğünü hatırlatan Vorkink, Wolfowitz'in "Türkiye'nin, stratejik ve ekonomik güce sahip bir ülke olarak, özellikle son üç yılda dikkat çekici bir gelişme gösterip, her türlü ekonomik ve teknik yardımı hak ettiği görüşünde" olduğunu söyledi.
'KDV indirimi mantıklı'
Andrew Vorkink bu arada, son günlerde gündeme gelen, özellikle özel okulların faydalanacağı eğitimdeki Katma Değer Vergisi (KDV) oranının indirilmesinin, 'gayet mantıklı bir hareket olacağını' söyledi. Türkiye'de okul sayısının çok yeterli olmadığını, devlet okullarına yönelik talebin de çok yüksek seviyelerde olduğunu belirten Andrew Workink, özel sektörün eğitim alanında daha çok rol almasının gerektiğini ifade etti. Eğitim sektörünün devletçe çeşitli şekillerde desteklenebileceğine de dikkat çeken Vorkink, bu desteğin Türkiye'nin en büyük gücü olan genç nüfusun eğitilmesinde büyük öneme sahip olacağını vurguladı.
Ayrıca Türkiye'nin, zaman zaman AB'ye tam üye olan Doğu ve Orta-Güney Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığını hatırlatan Vorkink, bu kıyaslamanın doğru bir kıyaslama olamayacağını, çünkü bu ülkelerin piyasa tecrübelerinin eski Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla başladığını, Türkiye'nin ise çok daha eski bir piyasa geçmişi ve tecrübesine sahip olduğunu kaydetti. Türkiye temsilcisi Andew Vorkink, "Türkiye, AB'ye tam üye olan Doğu ve Orta-Güney Avrupa ülkeleriyle değil, piyasa geçmişleri bulunan İspanya ve İrlanda ile kıyaslanmalıdır. Ben Türkiye'nin reformları sürdürmesi halinde, ileride bir İrlanda ve bir İspanya olacağına inanıyorum" şeklinde konuştu.
2006'da 1.6 milyar dolar
Dünya Bankası, Haziran 2003 ile Haziran 2004 dönemi arasında Türkiye'ye 1 milyar 586 milyon dolar, Haziran 2004 ile Haziran 2005 döneminde ise 1 milyar 800 milyon dolar kredi kullandırdı. Banka, gelecek yıl ise Türkiye'ye 1.6 milyar dolar kredi kullandırmayı planlıyor.