'Ya evet ya hayır için IMF ile konuşacağız'

'Ya evet ya hayır için IMF ile konuşacağız'
'Ya evet ya hayır için IMF ile konuşacağız'

Başbakan Erdoğan, ?Krizin bittiğine dair yaklaşımlar çoğaldı, iyimserlik arttı? dedi. FOTOĞRAF: TURAN GÜLTEKİN / DHA

Başbakan Erdoğan, 'IMF bunu gelip yerinde bizzat görecek ve kendileriyle tekrar konuşacağız. Ya evet, ya hayır. Biz aksi takdirde yolumuza yine devam ederiz' dedi

İZMİR - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, küresel ekonomik krizin sona erdiği yönündeki beklentilerin, söylemlerin arttığına dikkati çekerek, “(Türkiye IMF ile anlaşma yapmadan kendi imkanlarıyla, kendi uyguladığı yerli tedbirlerle bu krizi aşma noktasına geldi) diyenler çoğalmaya başladı” diye konuştu. 

Reçete yazanlar oldu
Krizin ortaya çıktığı andan itibaren Türkiye’ye reçete yazanların olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “‘Türkiye IMF’siz bu krizi atlatamaz, Türkiye bir an önce IMF ile anlaşmalı’ diyenler oldu. Biz ise, ‘Hayır acelemiz yok’ dedik. ’Bize siyasi müdahaleler yapıldığı sürece biz anlaşmayız’ dedik. Sadece ekonomik noktada varsa reçeteler, bunları değerlendiririz.
Finans noktasında varsa reçeteler değerlendiririz, çünkü Türkiye eski Türkiye değil. En küçük ekonomik krizde, hükümette bulunanlar ne yazık ki soluğu IMF’nin kapısında alıyordu. Çok yüksek faiz oranları ve her şartı kabul ederek stand by imzalıyorlardı. ‘Biz bunu yapamayız’ dedik, IMF ile masaya oturduk ve her ayrıntıyı müzakere ettik, etmeye de devam ediyoruz. Süre doldu, bugüne kadar yaklaşık iki yıl geçti. Mayısta iki yıl olacak ama biz halen imzalamadık.” 

‘Enerjimizi kaybetmeyelim’
“Şimdi Türkiye’de bir IMF toplantısı başlıyor ve bu IMF toplantısının yapılacağı bölgeyi Türkiye 13 ayda inşa etti” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Yerin dibinde 127 bin metrekarelik bir İstanbul Kongre Merkezi inşa ettik ve bu toplantılar burada yapılacak. 330 milyon liraya malettik. 3 bin 500 kişilik bir ana toplantı salonundan tutunuz, aynı anda 850 toplantının yapılacağı odalara varıncaya kadar, 1500 metrekareden 750 metrekareye kadar birçok toplantı salonunun olduğu birmerkez. Türkiye buna gücü kuvveti yeten bir ülke. IMF bunu gelip yerinde bizzat görecek ve kendileriyle tekrar konuşacağız. Ya evet, ya hayır. Biz aksi takdirde yolumuza yine devam ederiz. Çünkü bu noktada içeride enerjimizi kaybetmeyelim. Türkiye yedi yıl önceki durumdan bugüne nasıl sıçradıysa bu sıçramasını da bundan sonraki süreçte farklı şekilde devam ettiririz. Krize ilişkin iyimser beklentiler arttı. Bittiğine dair yaklaşımlar çoğaldı. Gerek uygulamanın içindekiler, gerekse bu konudaki teorisyenler düşüncelerini ortaya koyuyor. ‘Türkiye IMF ile anlaşma yapmadan kendi uyguladığı yerli tedbirlerle bu krizi aşma noktasına geldi’ diyenler çoğalmaya başladı.” 

Kriz sonrası işsizlik azalacak
Türkiye’nin artık çok farklı kulvarda ilerlediğini, güçlü lider ülke olma yolunda kararlılıkla yürüdüğünü belirten Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Birçok sorunumuzu çözdük. Krizin aşılacağını biliyoruz. 2010 bunun ciddi başlangıcı olacak ve 2010’dan itibaren pozitif büyüme beklentilerimizi kamuoyuna orta vadeli programda açıkladık. Krizin sona ermesiyle birlikte üniversite gençliği başta olmak üzere tüm gençlerimizin işsizlik kaygısında biraz daha azalma olacak. Dünyanın hiçbir yerinde, ABD başta olmak üzere halkının tümüne iş sağlamıştır diye bir gerçek yok. Bizde işsizlik oranı şu anda yüzde 13. Bunu daha aşağıya çekmenin gayreti içindeyiz. Göreve gediğimde 10.7 idi. Gerek tarım endüstrisinde, gerek hizmet sektöründe yoğun çalışarak bunu düşüreceğiz.” (aa)