'Yabancı için marj gerek'

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, siyasi otoritenin bankacılık sektöründe yabancı sermaye için marj belirlemesi gerektiğini söyledi.

ANKARA/TRABZON - İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kırman, siyasi otoritenin bankacılık sektöründe yabancı sermaye için marj belirlemesi gerektiğini söyledi. Activeline gazetesinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Ahmet Kırman, yabancı sermayenin finans sektörüne girişinde ciddi mesafe alındığını, bunun daha da artan bir rekabet getireceğine işaret etti.
"Yabancıların bankacılıkta sahip oldukları bilgi ve birikim, bizden daha farklı" diyen Kırman, onların bu alandaki katkılarının sistemi daha iyiye götürme konusunda bir itici güç yaratacağını, rekabeti hızlandıracağını belirtti. Kırman, bunun hem tüketicilerin hem de işletmelerin lehine olacağını belirterek şunları söyledi:
'Biz rekabet ederiz'
"İş Bankası olarak yabancı sermayenin gelmesi nedeniyle çekincemiz yok. Onlarla en iyi bildiğimiz bu alanda en iyi şekilde rekabet edebileceğimize inanıyoruz. Bu değişik vesilelerle ve farklı kişilerce de dile getiriliyor. Ben de hep söylüyorum." Yabancı sermaye için bir oran söylemenin doğru olmadığını, bunun ekonominin gidişatıyla ilgili olduğunu anlatan Kırman, İtalya'dan örnek vererek, "Merkez Bankası Başkanı'nın 'Ben bu ülkeye yabancı banka sokmam' demesi politikadır" dedi.
'Felaket tellallığı yok'
Yabancı sermayenin, ekonomik göstergelere bağlanmasının doğru olmayabileceğini kaydeden Kirman, şunları söyledi: "Siyasi otoritenin 'yabancı yatırımların şu noktaya kadar gelmesi daha uygundur, şuraya kadar gelmemelidir' gibi bir marj belirlemesi gerekiyor. Aksi halde yabancı sermayenin oranı bu gidişle milli sermayeden daha fazla da olabilir. Bir politika belirlemek lazım. Bu politika nereye götürüyorsa, yabancı yatırım oraya kadar varabilir. Tabi bu noktada, şimdiden asla bir felaket tellallığı yapmamak lazım."
Her ülkenin ekonomisinin kendine özgü kuralları benimsemesi gerektiğini vurgulayan Kırman, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türk bankacılık sisteminde yabancı sermaye-milli sermaye dengesinin yetkililerce oluşturulması da bu anlamda çok önemli. Yabancı sermaye ülkeye gelmeli, gelişmek için global ekonomilerde yabancı yatırımlara her ülkenin ihtiyacı var. Ama ülkenin milli sermayesini güçlendirmek, devamlılığını sağlamak da ayrı bir gerekliliktir. Milli sermaye olarak biz de dışarıya gitmek istiyorsak, güçlü bir sermayeye sahip olmalıyız. Bu dengeyi de bankacılık alanındaki yetkililerin gözetmesi gerekiyor."
'YKB değiştirebilir'
Prof. Dr. Ahmet Kırman, "Yeni gelen yabancı sermayeyle aktif yapısına göre banka sıralamasında değişiklik olur mu?" sorusu üzerine, aktif yapılara göre dağılımı değiştirecek aktörün henüz piyasaya gelmediği yanıtını verdi. Sadece Yapı Kredi'nin satışının gerçekleşmesi ve bir başka bankayla birleşmesi halinde aktif sıralamasının değişebileceğini ifade eden Prof. Dr. Kırman, yeni aktörlerin zamanla izleyeceği politikaların aktif sıralamalarını değiştirebileceğini savundu. Kırman, İş Bankası'nın ana amacının yerini ve büyüklüğünü en başta koruyarak sürdürmek olduğunu, bu noktada da birleşme veya satınalmanın söz konusu olmadığını söyledi.
'Milli banka olacağız'
Bu arada, Trabzon'da işadamlarıyla bir araya gelen İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince, misyonlarının 'milli Türk bankası' olarak kalmak olduğunu söyledi. Özince, "Bir Türk bankası olarak, içinde yabancı sermayedarları da çok olsa, ki borsaya açık kısmımızın yarıdan fazlası yabancı sermayedarların elindedir, bir milli Türk bankası olarak kalmayı, şu andaki çizgimizde uygun buluyoruz. Bu şekilde de Türk sermaye birikimine daha fazla katkıda bulunabileceğimizi düşünüyoruz. Misyonumuz zaten o" dedi. (anka/aa)