Yabancılar CE ile kazandı

Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Kenan Malatyalı, üretici firmaların yurtiçi ve yurtdışına satış yapması için gerekli uygunluk belgesi olan CE'yi kendilerinin veremediğini, piyasadaki açığı ise yabancı firmaların kapattığını söyledi.

İSTANBUL - Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Kenan Malatyalı, üretici firmaların yurtiçi ve yurtdışına satış yapması için gerekli uygunluk belgesi olan CE'yi kendilerinin veremediğini, piyasadaki açığı ise yabancı firmaların kapattığını söyledi. Yabancı firmaların Türkiye'de 1 hafta-10 gün gibi kısa bir sürede uygunluk belgesi verdiğine dikkat çeken Malatyalı, "Yabancılar cebinde mühür ile geziyor" dedi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği'nin (MÜSİAD) düzenlediği CE uygulamalarına ilişkin toplantısında konuşan Malatyalı, kurumun şimdiye kadar 21 bin 42 standardı güncellediğini ve AB standartlarına öncelik verdiklerini belirtti. Malatyalı, geçen yıl yürürlüğe giren CE işareti konusunda Türkiye'de onaylanmış kuruluş olmadığını, TSE ve diğer 3 kuruluşun müracaatının beklemede olduğunu hatırlatarak, "AB Türkiye'yi Üçüncü Dünya ülkesi olarak görüyor" dedi.
AB'nin gerek kalite altyapısının uygun olmadığı, gerekse çalışmaların devam ettiği gerekçesiyle işi sürüncemede bıraktığını savunan Malatyalı, "AB'deki bin 500 kuruluş Türkiye'ye gelip ofis açıyor, ellerinde çanta, ceplerinde mühürle gezerek belgelendirme yapıyor. Sebebi Gümrük Birliği anlaşması yapılırken Avrupa Birliği'nden taahhüt alınmamış olması. Şimdi bu belgeleme için yabancılar Türk firmalarından 10 bin ile 500 bin avro arasında ücret talep ediyor" diye konuştu.
Malatyalı, TSE'nin onaylanmış kuruluş olmasında, Türkiye'deki kuruluşların baskısı ve ülkenin iradesinin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Türkiye'nin milyonlarca doları yurtdışına gitti, hâlâ gitmeye devam ediyor. Biz de geçiş sürecinde iç piyasa için TC yazabileceğimiz bir işaretle onaylanmış kuruluş sıkıntısını aşabiliriz" önerisinde bulundu.
Soruları da yanıtlayan Malatyalı, TSE'de yolsuzluk açıklamalarının kurum adına yapılmadığını, kurum ve personelin aklanması için yapıldığını açıkladı. Malatyalı, yolsuzluk açıklamalarının hatırlatılması üzerine, şöyle dedi:
'Tehditlere artık alıştık'
"TSE yönetimine seçildikten sonra işadamlarıyla yaptığımız görüşmelerde gerek sözlü gerek yazılı şikâyetler geldi. Bunlar hem kurumu hem de dürüst çalışan sanayici ve ithalatçıları yaralıyordu. Rüşvetin belgesi olur mu? Mahkemelerde belge olarak sunumu çok zor bir hadise. Ama dosya bazında bir kısım incelemeler yapıldığında belli usulsüzlüklerin olduğu ortaya çıkıyor."
Malatyalı, 4422 sayılı organize suçlarla ilgili yasada rüşvetin konusunun olmadığını belirterek, "Ya atlandı, ya... Ben onları ifade etmeye çalıştım" dedi.
Malatyalı, tehdit alıp almadıkları sorusu üzerine de, "O tehditleri halen zaman zaman alıyoruz. Dolaylı veya direkt telefonla, bir kısım mektuplarla... Onlara artık alıştık" diye konuştu. Belli tespitleri yaptıktan sonra Sanayi Bakanlığı müfettişlerinin kuruma geldiğini, özellikle ithalatla ilgili dosyaları incelediğini anlatan Malatyalı, 252 bin dosyadan 3-4 binine bakıldığını ve yaklaşık 300-400 dosya içinde çok somut deliller yakalandığını kaydetti.
'Halının altını temizledik'
Malatyalı, idari soruşturmanın sürdüğünü ve Emniyet'in yaptığı operasyonların da bulunduğunu ifade ederek şöyle devam etti:
"Geçmişte bir kısım hadiseler halının altına süpürülmüş. Halıyı kaldırdığınızda, temizlik yapalım dediğinizde altta halı tozuyor. Gerek kurumun, gerekse personelin daha iyi çalışması, aklanması adına yaptık. Yoksa herhangi bir kişiyle, grupla hesabımız yok."
Malatyalı, yolsuzluk olarak ithalat miktarının ne olduğu sorusuna ise "Bize intikal eden, ürünün cinsine, geldiği ülkeye ve özelliklerine göre yüzde 5-20 arasında rakamların alındığı..." cevabını verdi. Malatyalı, daha önceki açıklamasında yolsuzluk için toplam 500 milyon dolardan bahsettiğinin hatırlatılması üzerine ise somut rakamlar bulunmadığı için 50-100 gibi rakamların çok daha doğru olacağını aktardı.